Ocak, 2006 arşivi

Direct Drive, Direct Drive, Direct Drive…

Arçeliğin bir reklâm filmi vardı. Hatırlarsınız. “Direct Drive” adı altında Arçelik tarafından geliştirilen bir teknolojiden bahsediyordu. Çelik ve arkadaşı Bekçi Sırrı yanlış hatırlamıyorsam Japonlardan ödül alıyordu. Tam detayları hatırlamıyorum ama reklâmda Arçelik tarafından Dünyada ilk defa geliştirilen bir teknoloji olan “Direct Drive” teknolojisi konu edilerek Arçeliğin teknoloji geliştiren bir marka olduğu allandıra pullandıra anlatılıyordu.

Geçen gün Arçelik web sitesini ziyaret ettim. İlk bakışta derli toplu gibi gözüken web sitesini biraz incelediğinizde çok büyük hayal kırıklığına uğramanız mümkün.
Ürün tanıtım sayfalarını incelediğinizde “Direct Drive” özelliği olan bir ürün göremiyorsunuz. Direct Drive’ın ne olduğu, nasıl geliştirildiği gibi bir yazı ise sitede bulunmuyor. Bu teknoloji ile ilgili bir ödül alındığı şeklinde bir habere ise yer verilmemiş. Acaba ben mi görmüyorum diye düşünüp sitenin arama sayfasında şansımı denemek istedim. Fakat yine bir sonuç alamadım. Belki de İngilizce sayfalarda Arçeliğin bu teknolojiyi nasıl geliştirdiği konusunda kapsamlı bilgi verilmiştir diye düşündüm. Sonuç aynı. Direct Drive hakkında hiç bilgi yok.

Şansımı Arçelik A.Ş.( www.arcelikas.com.tr ) kurumsal web sitesinde denemek istedim. Yine bir sonuç alamadım. Sitenin ödüller ve başarılar ( http://www.arcelikas.com.tr/Cultures/tr-TR/Kurumsal/Tanitim/OdullerBasarilar/?MENUID=1 ) sayfasına baktım. Direct Drive teknolojisinden bahseden bir yazı bulamadım.
Google’da “Direct Drive” şeklinde bir arama yapmaya karar verdim. Arama sonuçları veren ilk 5 sayfada ilk aramamda Arçeliğe rastlayamadım.
Neyse ki imdadıma grup markası olan Beko yetişti.
Beko web sitesine girdiğinizde Direct Drive hakkında bir takım bilgilere rastlama şansınız var. ( Örnek bir ürün sayfası: http://www.beko.com.tr/urunler/urun_detay.php?p_id=BKY-3200 ) En azından ürün özelliklerinde “Direct Drive Teknolojisi sayesinde sessiz yıkama” şeklinde özellikten bahsediliyor.

“Direct Drive” hakkında bir bilgi alabilmek bu kadar zor olmamalı diye düşünüyorum. Bu teknoloji Arçelik markalı ürünlerde yok mu acaba? Varsa neden web sitesinde ürünlerin özelliklerinde yazmıyor? Böyle önemli bir teknolojiyi geliştirmişsiniz. Ülkemizde milyon dolarlar harcayıp bu teknolojiyi duyuran reklâm kampanyaları yapmışsınız. Elinizde bize ve dünyaya bu teknolojiyi anlatmak için müthiş bir fırsat olan bir web siteniz var.
Ama siz web siteniz de Direct Drive’dan bahsetmiyorsunuz.

Bu durumun iki açıklaması olabilir. Ya Internet’i önemsemiyorsunuz, ya da müşterilerinizi. Yoksa her ikisi de mi?
NOT: Bu yazıyı yazdıktan hemen sonra Arçelik web sitesindeki iletişim formundan bir başvuru yaptım. Başvurunun görümünü altta sunuyorum. Cuma gecesi yaptığım başvuruya cevap Cumartesi günü saat 12:00′da geldi. Cevapta direct drive özelliğinin hangi üründe olduğu belirtiliyordu. Her başvuru bu kadar hızlı cevaplanıyorsa Arçeliği başvuruları hızlı ve tatmin edici bir içerikle cevapladıkları için tebrik etmek lazım. Ama yine de e-posta ile bilgi isteyen herkese tek tek cevap vermeyi pek mantıklı bulmadım. Ya siz?

  

   

AddThis Social Bookmark Button

Tıklama şampiyonları. Sorular ve cevaplar.

Capital dergisinde Tıklama şampiyonları konulu bir yazı yayınlandı. Bu yazı için Sn. Nilüfer Gözütok’un yanıtlamamı istediği sorular olmuştu. Bu yazımda bu soruları ve cevapları bulabilirsiniz.

Aralık 2005 sayısında yayınlanan yazıya http://www.capital.com.tr/haber.aspx?HBR_KOD=3240 adresinden ulaşabilirsiniz.

Bir şirketin başarılı bir internet sitesine sahip olmasının müşteri ilişkileri, kurum kimliği ve satışlar açısından kendisine sağlayacağı getirileri neler?

İnternetteki müşterilerin bir şirketin markasından çok web sitesinde sunduklarıyla ilgilendiğini düşünüyorum. Bir şirketin Internet’te yaptıklarının başarılı olup olmadığına karar verecek olanlar ise ancak o şirketin hedef kitlesindeki ziyaretçileri, diğer bir deyişle müşterileridir. Artık şirketlerin web sitelerini görsel bir şov alanı olarak kullanmaktan vazgeçip müşterilerinin beklentilerini karşılayacak bir yapıya çekmeleri gerekiyor. Bu gerçeği erken fark eden şirketler Internet’i doğru kullanmaya başladılar bile.
Internet kullanıcılarının her birinin bir şirketin web sitesinde beklentisi farklı olabilir.
Bazısı için önemli olan tüm ürünlerin görülebileceği bir web sitesi iken bazısı için internetten yaptığı bir başvurunun, bir talebin, bir şikâyetin ne kadar çabuk ve tatmin edici şekilde cevaplandığıdır. Bir diğeri için tüm ürünlerin sitede yer alması yetmeyebilir. Aradığı ürünün o şirketin hangi mağazasının stokunda olduğunu çevrimiçi ( online ) olarak Internet’ten öğrenmek ister. Bu yüzden şirketlerin web siteleri hazırlanırken ve geliştirirken ziyaretçilerine site hakkında beklentilerini sormaları en akılcı strateji olacaktır. Herkesi memnun edecek bir web sitesi hazırlamak mümkün olmasa bile önemli bir çoğunluğu memnun edecek bir web sitesi marka imajına ve satışlara çok büyük katkı sağlayacaktır.
Internet’in kullanıcılar için muhteşem, şirketler için korkutucu bir özelliği ise “Seçim yapabilme” fırsatı sunması. İşini internetten yapan şirketler için bu özellik çok büyük önem taşıyor. Bu tip şirketlerin web siteleri üzerinde yaptığı her doğru veya yanlış hareket satışlarını oldukça önemli seviyede etkileyebiliyor. İnterneti, hizmetlerini ve ürünleri tanıtmak için kullanan şirketler ise müşterilerine web sitelerine sundukları içerik ve kullanım özellikleri kadarıyla ulaşabiliyorlar. Bu noktada ziyaretçi için önemli olan markanın büyüklüğünden ve bilinirliğinden ziyade web sitesinde sunabildikleri olmaya başlıyor.

Türkiye’de hac men büyük şirketler internet sitelerini etkin şekilde kullanabiliyorlar mı?

Birçoğumuz “Keşke bizim dedemizde zamanında şuradan bir arsa alsaymış” diyerek iç geçirmişizdir. Bu söz herkesten önce ve doğru yapılan bir yatırımın dönüşünün ne kadar karlı olacağını çok iyi anlatıyor. Ülkemizde büyük şirketlerin birçoğunun Internet’e hala bu yatırımı yapmadığını görüyoruz. Şirketlerin web sitelerinin müşterilerinin taleplerini ön planda tutarak kullanmaları konusunda karnelerinin oldukça zayıf olduğunu düşünüyorum.
Ben bu durumu şirketlerde pazarlama bütçelerini yönlendiren yöneticilerin Internet’in gücünün henüz farkında olmamasına bağlıyorum. Maalesef şirketlerin genel beklentileri “fazla para harcamadan güzel gözüken bir site yapmak” üzerine kurulu.

İşte bu ortamda başarılı web siteleri çok kolay fark edilip ön plana çıkabiliyor. Şirket web sitelerini ziyaretçilerinin beklentilerine göre yapan, dolayısıyla geri dönüşleri olumlu olarak alan markaların pazarlama yöneticileri ise Internet’te her türlü öneriye açıklar. Web sitelerini tasarım odaklı değil müşteri odaklı oluşturabilmek için stratejiler oluşturuyorlar. Bu noktada şirketlerin yapması gereken en önemli şey interaktif ajansların bilgi birikimlerini ve önerilerini dikkate almak.

Türkiye’de internet sitesini en etkin şekilde kullanan şirket size göre kim, kimler? Onları başarılı kılan özellikler neler?

İşini internette yapan şirketler ile şirketini internete taşıyanları birbirinden ayırt etmek gerekiyor. Başarılı bir web sitesi denince benim aklıma ilk gelenler arasında hizmetlerini güncel bir şekilde anlatan Turkcell, kullanımı kolay ve akılda kalıcı yapısıyla Garanti Bankası Internet Şubesi, hedef kitlesine daha etkin ulaşabilmek için kurumsal sitesinin yanı sıra bir portal hazırlayan Hobby, aradığınız her şeyi kolayca bulabileceğiniz BMW, çocukları çok iyi analiz edip onlara hitap edebilen Cheetos , internette teknolojiyi çok iyi kullanan Digiturk web siteleri yer alıyor.
İşini internette başarılı yapan şirketlerden bazıları ise Yemeksepeti.com, bidolu.com, biletix.com ve kurumsalhaberler.com

Şirketlerin internet sitelerine trafik çekmek için ne yapmaları gerekiyor? Nasıl bir içerik yönetimi yapılmalı, strateji neye göre belirlenmeli?

Şirketlerin web sitelerine gelen ziyaretçi sayısını ve sıklığını artırabilmeleri için Internet’i şirketleri için en önemli rekabet güçlerinden bir tanesi olarak görmeye başlamaları ve web sitelerini hazırlamak için değil web stratejilerini hazırlamak için yola çıkmaları geçiyor. Bu noktada önemli olan web sitesinin şirketin yöneticileri ve çalışanlarının beklentilerinize göre değil ziyaretçilerinizin beklentilerine göre hazırlamak. Ziyaretçilerinizin beklentilerine göre bir web sitesi hazırlamanız için ise ürün ve hizmetinize değil hedef kitlenize odaklanarak bir web sitesi oluşturmalısınız.

Şirket ve ürünler hakkında kapsamlı bilgilere yer veren, marka imajına uygun bir tasarıma sahip, kolay kullanımlı ve iletişim olanağı sunan kurumsal bir web sitesi oluşturmak başarılı bir web sitesinin ilk adımı.

Ziyaretçilerin web sitenize üye olmalarını sağlamak ise E-CRM için en önemli adımlardan bir tanesi. Site içerisinde kurulacak üyelik yapısı sayesinde müşterilerinizin görüşlerini ve beklentilerini öğrenebilmeniz mümkün olacaktır.
Bu noktada üyeliği ve ziyaret sıklığını özendirecek kaliteli içerikler ile sunulması gerekiyor.
Ürün ve hizmetlerinizin tanıtımının yanı sıra bunları destekleyecek içerikler sunulması ziyaret sıklığını artıracağı gibi müşterilerinizin görüşlerini ve beklentilerini öğrenebilmeniz için fırsatlar sunacaktır.
Örneğin saç bakımı ve güzellik ürünleri satan bir markayı düşünelim. Web sitesinde ürünün resmi, ebatları, koli ebatları gibi yer vermesi başarı için tek başına yeterli olmayacaktır. Önemli olan bu ürünü satın alacak kişilerin bu ürünü nasıl kullanacağını, ürünün nasıl faydaları olduğunu ve kullananların ürün hakkında neler düşündüğünü vurgulayabilmektir. Bu tip içeriklerin yanında güzellik sırları, uzmanlardan cilt bakım tavsiyeleri vermek başarı için bir adım daha atmak demektir. Ziyaretçilerinizin görüşlerini öğrenebileceğiniz anket ve yarışmalarla katılımcılığı artıracak interaktif yarışmalar ve hedef kitlenin ilgisini çekecek farklı güncel içerikler sunabildiğinizde ise sitenizin ziyaretçi trafiğini ve ziyaret edilme sıklığını arttırabilmek için en önemli adımı atmış olacaksınız.

Ziyaretçilerinizin görüşlerini ürünlerinizi, hizmetlerinizi ve web sitenizi geliştirmek için mutlaka kullanın. İster sadece Internet satışlarıyla çalışan bir şirket olun isterse mevcut işini Internet’e taşıyan bir şirket, müşterilerin seçmek için binlerce alternatife sahip olduğu Internet ortamında E-CRM stratejinizi oluşturmayı göz ardı etmeniz rekabet gücünüzü oldukça azaltacaktır. 

AddThis Social Bookmark Button

Koyunların e-kartlarda işi ne?

Bir TV reklâmında da benzer bir görüntü görünce dayanamadım yazmaya karar verdim.

Internet’te gelenekselleşen bir Kurban Bayramı kutlama şekli oluştu. Hatırladığım kadarıyla ben ilk defa 4 sene önce görmüştüm bu kutlama şeklini. Hem de Internet konusunda tasarım ve yazılım hizmeti veren bir şirketin kutlama mesajıydı bu.
“Bayramınızı en iyi dileklerimizle…” şeklinde bir mesajdı.
Buraya kadar her şey güzel görünüyor. Tebrik mesajını gönderen şirket veya şahıs beni hatırlamış ve bana bir kutlama mesajı göndermiş. Bununda pratik ve ekonomik bir yöntemle yapmış. e-posta ile.. Fakat sorun kutlama mesajının tasarımında başlıyor. Kutlama amaçlı gönderilen, mutluluk mesajı vermesi gereken e-postada çayırda oturan bir kuzu resmi..
Hani bir espri vardır. “Son sözler” diye.. “Merak etme düşmem, elektrik işinden iyi anlarım” gibi. Bu da herhalde “ölmeden önce çektirilen son fotoğraflar” yaklaşımıyla yapılmış bir e-kart.

Hemen her Kurban bayramında farklı kişi ve şirketlerden bu mesajları alıyorum. Bu sene üşenmedim hepsini bir yere kaydettim. Görüntülerini buraya koymayacağım. Eleştirdiğim bir konu ile ilgili görüntü koymayı uygun bulmuyorum. Danseden koyunlardan tutun çayırda yatanlara kadar her çeşit koyun resmi ve animasyondan oluşan mesajlar bunlar.

“Kurban Bayramında Kurban kesilmelimi yoksa farklı yöntemlerle mi Dini inanç yerine getirilmeli?” konusunda yorum getirmeyeceğim. Fakat Kesilecek Kurbanı ( 4 sene önce ilk gördüğüm e-kart’ta kuzu resmi vardı ) göbek atarken veya tebrik mesajının yanında dururken gösteren bir mesajın mantığını ben anlamakta zorluk çekiyorum.
Hele bu tip e-kartları Pazarlama İletişimi hizmeti veren Halkla İlişkiler ajansları, internet stratejiler geliştirdiğini iddia eden internet ajansları gibi “Doğru Mesaj verme” konusunda uzman olması gereken şirketler gönderiyorsa iyice garipleşiyor bu uygulamalar.

Yazıma başlarken bahsettiğim TV reklâmında da benzer bir uygulama vardı. Büyük bir Marketler zinciri bir kampanyasını anlatıyor. Sağda ve solda iki köşede 2 adet koyun çizgi karakter. Bu şekilde tanıtım yapan ve tebrik mesajı verenler, Kurbanlık hayvanların kesilmeye güle oynaya gittiğini zannediyor olsa gerek.

İnternetin sunduğu fırsatları kullanıp tebrik mesajları, e-kart’lar gönderiyor olmak konusunda bir itirazım tabiî ki olamaz. Fakat Kurban Bayramında Kurbanlık Koyun resimleri ve animasyonları kullanarak gönderilen mesajları hiç de doğru bulmuyorum. Bende sempatiden ziyade antipati yaratıyor. Hele ki bu mesajları gönderenler “Pazarlama İletişimi” sektöründe sözü geçenler, “Pazarlama Stratejileri “üretiyor olma iddiasında olanlar ise. 

AddThis Social Bookmark Button



interaktif gündem

interaktif pazarlama
Facebook'daki interaktif pazarlama gurubumuza katılmak için tıklayınız!