Temmuz, 2006 arşivi

Bankalara açık davet!

Her geçen gün Internet bankacılığı ile yeni bir sahtekârlık olayıyla karşılaşıyoruz. Benim gibi bir Internet profesyonelini bile şaşkınlığa düşürecek kandırma yöntemlerinden yeni ve az bilgili Internet kullanıcılarını nasıl koruruz?

Aslında bu soruyu bankacıların kendi kendilerine sorması lazım. Ülkemizde Internet bankacılığı yeni değil. Her geçen gün ise kullanıcısı artıyor. Bu durum sahtekârlar için yeni fırsatlar doğuruyor.

En bilenen internet sahtekârlığı, e-posta ile gönderilen mesajlar ile müşteri bilgilerinin “güncellemek” gibi bir gerekçe ile istenmesi. Bu sayede e-posta mesajında bulunan bağlantıya ( linke) tıklayan kişiler bir sayfaya yönleniyor. Yönlendikleri sayfa ise genelde bilgileri isteyen bankayı çağrıştıracak bir alan adına ( domain name ) sahip oluyor. Bu da e-posta’yı alan kişinin şüphelenmemesini sağlıyor.

E-postayı gönderen adrese baktığınızda bankanın e-posta adresini görebiliyorsunuz. Çeşitli yazılımlar kullanılarak bu durum sağlanabiliyor. Yani herhangi bir kişi bilgi@bankaadi.com.tr şeklinde bir e-postanın sahibi olmasa bile sanki bu e-posta adresinden geliyormuş gibi bir mesaj gönderebiliyor.

Bankalar Internet kullanıcılarını bilinçlendirmek adına üzerlerine düşen görevi yerine tam anlamıyla getiremiyor.

Türkiyede Bankalar Birliği adı altında tüzel bir oluşum var. ( http://www.tbb.org.tr/ )
Bankalar satışa yönelik her konuda birlik olmayı çok iyi beceriyor. Örneğin Chip&Pin’e geçiş ile ilgili reklamlar adeta beynimize kazındı. Fakat konu internet bankacılığı ile ilgili sahtekârlıklara gelince tek yapılan bankaların kendi web sayfalarında uyarı mesajları yayınlaması.

Neden bankalar bir araya gelip Internet kullanıcılarını uyaracak reklamlar hazırlamaz.?

Verilecek temel mesajlar ise;
1-Bankalar e-posta gönderip bilgi güncellemesi talep etmez.
2-Internet Cafe gibi birden fazla kişinin kullandığı bilgisayarlardan bankacılık işlemi yapmayın.

Bu mesajları verecek reklamların çok pahalı prodüksiyonlar olması da gerekmiyor.

Internet sahtekârlıklarına baktığınız da Bankaların maddi anlamda hiç bir kaybı olmuyor. Maddi kayba uğrayanlar hesap sahipleri. Herhalde bu sebeple bankalar Internet Bankacılığının kullanımı ile ilgili bilinç oluşurturmayı yeteri kadar önemsemiyor.

Fakat unuttukları bir konu var. Bu tip sahtekârlık olayları TV haberlerinde bile popüler haberler arasında. Yani herkes duyuyor. Bu durum yeni Internet kullanıcılarının internet Bankacılığından uzak durmasına sebebep oluyor. Bankalar yeni internet bankacılığı müşterisi kazanma konusunda önemli bir engelle karşılaşıyor.

Bankaları bir araya gelip toplumu bilinçlendirecek reklam kampanyaları düzenlemeye davet ediyorum? Davetim kabul olur mu? Belki olur! Bizden davet etmesi..

AddThis Social Bookmark Button

Hürriyet.com.tr Türkiye’nin açılış sayfası olabilir mi?

230706_hurriyet_k.jpg

Bence olamaz. Eğer öyleyse Türkiye’de Internet kullanıcısının internet’i anlamış olmasından şüphe ederim!

Sonunda tatilim başladı. Tatil dediysem internetten uzaklaştım zannetmeyin. Tatil yeni bir kaç yazı yazmak, yazmaktan da ziyade takip ettiğim bloglardaki yazılara yorum yazmak için güzel bir fırsat oldu benim için.

Sonunda tatilim başladı. Tatil dediysem internetten uzaklaştım zannetmeyin. Tatil yeni bir kaç yazı yazmak, yazmaktan da ziyade takip ettiğim bloglardaki yazılara yorum yazmak için güzel bir fırsat oldu benim için.Biraz önce sevgili Serdar Öner’in yazılarını okuyordum. Hürriyet ile ilgili bir yazısını okuduktan sonra hurriyet.com.tr web sitesine alıcı bir gözle baktım.

Hürriyet web sitesinde bir slogan kullanmış. Bu sloganı logosunda veya tasarımın bir bölümünde kullanmamış. Yani dikkatli bakmadıkça görmeniz çok zor. Her nasıl olduysa benim dikkatimi ilk orası çekti. Tarayıcının üst tarafında bulunan, HTML kodlamada Meta taglerle yazılan bölüm..

Hürriyet web sitesinin sloganı şu: Türkiye’nin Açılış Sayfası

Bence Hürriyet web sitesi iddialı olmak ile gerçekçi olmak arasındaki çizgiyi biraz aşmış.
Neden mi?

İnternet ve web’in en önemli gücü bilgiye erişimi kolaylaştırması. Her internet kullanıcısı internetten alışveriş yapar, internette gazete okur, internette sohbet yapar, internette yazı yazar gibi iddialarda bulunamayız. Fakat her Internet kullanıcısının İnterneti bilgiye erişmek için kullandığını kolaylıkla söyleyebiliriz.

Nüfusunun %10′unun Internet kullanıcısı olması, gazete tirajlarının yabancı ülkelere göre tabiri caizse yerlerde sürünmesi, gazeteciliğin neredeyse Ajans haberciliğine dönüşmesi, bilgi sahibi olmayanların fikir sahibi olması, argo bir kelimenin ne anlama geldiğini dipnotla açıklarken kaynak olarak Ekşi sözlüğün belirtilmesi gibi gerçekler göz önünde bulundurulduğunda internette gazete sitelerinin ne kadar okunduğu bile bence tartışmaya açık bir konu.

Hürriyet gazetesi internetin sağladığı çeşitli olanakları ( Okuyucuların yorum yazması, ankete katılması, blog, podcasting vb) web sitesine taşıyabilir, yüz binlerce kişi her gün Hürriyet web sitesini ziyaret edebilir, Türkiye’deki tüm Internet kullanıcılarının Hürriyet web sitesini en az bir defa ziyaret ettiğini de söyleyebilirsiniz. Ancak hurriyet.com.tr en nihayetinde bir gazete web sitesi. Internet kullanıcılarının bir gazetenin web sitesini “Türkiye’nin açılış sayfası” mertebesini getirmesini beklemek ve bu beklentiyi slogana çevirmek, Hürriyet’in interneti ve Internet kullanıcısını henüz anlamadığının bir göstergesi.

Eğer amaç iddialı olmaksa benim önerim “İnternette gazete Hürriyet’ten okunur”.
Ya sizin? 

AddThis Social Bookmark Button



interaktif gündem

interaktif pazarlama
Facebook'daki interaktif pazarlama gurubumuza katılmak için tıklayınız!