Aylık Arşiv August, 2006

Pınar altuğ kaç yılında doğdu

290806_pinarltugkacyilindadogu_k.jpg

Hoppala! Bu başlık da neyin nesi dediğinizi duyar gibiyim.
Web sitemi kimler ziyaret ediyor? muratbuyurgan.com adresini nereden buluyorlar?
Bu sorunun cevabını bulabildiğim istatistik servislerinden bir tanesinde, bir internet kullanıcısının Google’da “pınar altuğ kaç yılında doğdu” şeklinde bir arama yaptığında benim web sitemin adresini gördüğünü ve bu adrese tıklayarak web sitemde ilgili yazımı okuduğunu fark ettim.

Aramayı yapan kişinin aradığı cevabı benim web sitemde bulamayacağını ilk bakışta anlaması hiç de zor olmasa gerek.
Buna rağmen o kişi benim web sitemi ziyaret etmiş.

Hiç beklemediğiniz yerde hiç beklemediğiniz bir ziyaretçi.

Google nelere kadir.

Altın Örümcek Web Ödülleri 2006

 

270806_altinorumceklogo_k.jpg

Altın Örümcek bu yıl beşincisi düzenlenecek olan Türkiye’nin ilk ve tek web yarışması. Benimde jüri olarak yer aldığım organizasyonda 2006 yılında çok önemli yenilikler var. Bence en önemli yeniliklerden bir tanesi jüri sayısının artmış olması.
Yarışma ile ilgili tüm detaylar çok yakında Altın Örümcek web sitesi http://www.altinorumcek.com da duyuruluyor olacak. Bu sebeple benim ve jüri üyelerinin bildiği birçok yeniliği ilk defa benden değil, Altın Örümcek web ödüllerinin resmi web sitesinden öğrenmenizin daha doğru olduğunu düşünerek yenilikler ile ilgili sizi biraz merakta bırakacağım.

Fakat şu kadarını belirtmeden geçemeyeceğim. Altın Örümcek 2006’da, e.günlük ( blog ) yazarlarını heyecanlandıracak ve birçok kişiye web sitelerini elden geçirtecek yeni bir kategori geliyor…

Altın Örümcek web ödülleri birçok kişi tarafından beğenilmekte ve övgüyle bahsedilmekle birlikte, yarışmayı eleştirenlerde yok değil. Organizasyon ekibi eleştirileri dikkate alarak her sene yarışmayı geliştirmek için ellerinden geleni yapıyor. Bu yarışmayı başlangıcından beri takip edenler ise gelişmeleri mutlaka fark ediyorlardır. Bu seneki gelişmelerle çok daha başarılı bir Altın Örümcek organizasyonu gerçekleşecek gibi gözüküyor.

Altın Örümcek web ödülleri, internet’e bireysel ve kurumsal anlamda ilginin artmasını sağlayan çok önemli bir organizasyon. Daha kaliteli içerik, daha hızlı bağlantı, daha başarılı internet servisleri…

Kısacası daha iyi internet için tüm e.günlük ( blog ) yazarlarını Altın Örümcek’i desteklemeye davet ediyorum.

Nasıl mı?

Altın Örümcek web sitesine bağlantı ( link ) vererek.
www.altinorumcek.com

Soru: İnternet nedir? Cevap…

 

180806_havayollari_k.jpg

Bu günlerde yurt içi seyahatler için en popüler yöntem hava yolunu kullanmak. Bunun en önemli sebebi ise; yurt içi uçuşlarda oluşan rekabet ortamına paralel olarak fiyatların düşmeye başlaması. Hava yolu şirketlerinin tümünün internet üzerinden rezervasyon imkanı sunması ise internet kullanıcıları için çok büyük avantajlar sunuyor.
Bu ay THY, Atlasjet, Pegasus ve Onurair web sitelerini sizler için inceledim.

THY ( ***** ) www.thy.com.tr
Bu yazı için incelemelerime başladığımda, THY web sitesi yenilenmiş haliyle yayında idi. Her türlü detayı ile çok başarılı bulduğum THY web sitesi, kurumsal web sitesi hazırlamak isteyenler için tam bir örnek niteliğinde.
Sade ve şık bir tasarım, kolay kullanılabilen kullanıcı dostu bir site menüsü, kapsamlı ve güncel bir basın odası ön plana çıkan özellikler arasında yer alıyor. Web sitesinde aklınıza gelebilecek her türlü soruya cevap bulabileceğiniz içeriğin yer alması ve RSS* desteğinin bulunması da oldukça iyi düşünülmüş uygulamalar. Oluşturulan RSS bağlantıları sayesinde ihale, promosyon, basın bülteni ve duyuru takibi gibi çok önemli güncel bilgilere thy.com.tr web sitesini sürekli ziyaret etmek ihtiyacı hissetmeden ulaşabiliyorsunuz.

Rezervasyon ekranlarında ise ihtiyaç duyabileceğiniz her türlü içeriğe yer verilmiş. Biletinizi internet’ten satın almanız durumunda gidişlerde 3-YTL, dönüşlerde 6-YTL indirim uygulanıyor. Ödemenizi kredi kartı veya banka havalesi ile yapabiliyorsunuz. Rezervasyon sırasında tercih edeceğiniz yemek çeşidini bile seçme şansınız var. Biletiniz ise tercihinize göre e-posta veya SMS ( kısa mesaj ) ile gönderiliyor.
Gerek web sitesi yapısı, gerekse rezervasyon/satış sistemiyle THY web sitesi gerçekten de çok başarılı.

Atlasjet ( **** ) www.atlasjet.com
Atlasjet web sitesi, tasarımı ve içeriği ile şirketi tanıtmaya yetecek bir yapıda hazırlanmış.
Müşteri sadakat programı olan Jetmil için özel bir Jetmil.com web sitesi dikkat çekiyor. Atlasjet’le hangi şehirlere uçabileceğinizi gösteren animasyonlu Türkiye haritasını çok beğendim. Basit ama faydalı bir uygulama. Rezervasyon ekranları sorunsuz ve pratik bir yapıya sahip.
Öneri ve şikayet yapabileceğiniz formu kullanabilmeniz için üye olmanız gerekmiyor. Hatta forma hiçbir şey yazmadan gönderdiğinizde form işleme alınıyor. Her gün yüzlerce kişinin başvuru yapabileceği iletişim formunun üyelik yapısı ile çalışması, başvuruların takibi açısından daha faydalı olacaktır kanısındayım.

Pegasus ( *** ) www.flypgs.com
Web sitesini incelediğim sırada ana sayfada popup açılan bir pencerede 23 Nisan ile ilgili bir kampanya duyurulmaktaydı. Bu tip güncel kampanyaların gösterilebileceği ana sayfada büyük bir animasyon alanı varken popup bir pencere kullanmak çok gereksiz. Alt sayfalardan ana sayfaya geri döndüğünüz her seferde bu pencerenin bir daha açılması sayfalar arasında gezinen bir ziyaretçinin canını sıkacak bir durum.
Bununla birlikte; diğer web sitelerinde olmayan basit ama kullanışlı bir özellik Pegasus web sitesinde yer alıyor. Uçuş sorgulama yaparken dönüş tarihini gidiş tarihinden önce girdiğinizde sistem sizi baştan uyarıyor. Öneri ve şikayet için üye olma mecburiyeti olması doğru düşünülmüş. Bu sayede web sitesini yöneten ekibin internet üzerinden gelen başvuruları geriye dönük sorgulama ve raporlama olanağı olacaktır.

Onurair ( *** ) www.onurair.com.tr
Rezervasyonla ilgili arama bölümü, diğer web sitelerindeki gibi ana sayfanın ortası yerine sol tarafına yerleştirilmiş. Tarih seçimi yaparken ajanda yapısının sunulmaması, ilgilendiğiniz tarihlerin haftanın hangi gününe denk geldiğini görememenize sebebiyet veriyor. Diğer rezervasyon ekranlarına göre Onurair’in ekranı biraz farklı bir yapıya sahip. Kullanışlı olup olmadığının yorumunu size bırakıyorum. Onurair’in iletişim sayfasında sunulan online hizmet sayesinde müşteri temsilcisi ile anında mesajlaşmanız mümkün. Bu hizmet Onurair web sitesinde gördüğüm en başarılı uygulama.
Sıfır bütçeyle olumlu marka algısı yaratmak, reklam ajansları ve pazarlama iletişim hizmeti veren şirketler için üç bilinmeyenli denklemlerden bir tanesi. Geçtiğimiz haftalarda internet kullanıcıları arasında çok popüler olan e-posta mesajlarından bir tanesi; Onurair’ın 9 YTL’ye uçak bileti kampanyası ile ilgili espirili çağrı merkezi kayıtlarına ait metinlerdi. İşte, interneti doğru kullanıldığında markanız için ne kadar büyük fayda sağlayabileceğinin bir göstergesi.

Web siteleri arasında bir kıyaslama yapmak gerekirse; THY web sitesinin, diğer web sitelerine göre oldukça başarılı olduğu kolayca görülebiliyor. Benim tespit ettiğim en büyük eksiklik incelediğim web sitelerinin hiç birinde müşteri görüşlerine yer verilmemiş olmaması.

Internet nedir sorusunun cevabı kimine göre uçak bileti satın almak, kimine göre yemek siparişi vermek, kimine göre iş bulmak, kimine göre fotoğraf bastırmak kimine göre mesajlaşmak…
Kısacası cevap sayısı binlerce.

En güzeli ise geçen her gün verilebilecek cevap sayısının hızla artması.

* RSS : “Rich Site Summary” ( Zengin Site Özeti ) kelimelerinin baş harflerinden oluşmaktadır. Bu özelliğe sahip web sayfalarında, sitenin özetini veya ilgili içeriğin güncel başlığını sundukları için, siteyi ziyaret etmeye gerek kalmadan yeni yazılardan haberdar olabilir, bu yazılar hakkında kısa özet bilgileri ya da yazının tamamını okuyabilirsiniz.

Not: Bu yazı Şikayetvar dergisinin Mayıs sayısında yayınlanmıştır.

Bu karnaval başka karnaval!

 

140806_karnavalalper_k.jpg

Marketing Türkiye’nin öncülüğünde geçtiğimiz aylarda bir gurup Blog yazarı bir araya geldik. Hepimizin ortak konusu Pazarlama çatısı altında yazıyor olmaktı. İkinci toplantımızda sevgili Özgür Alaz “Pazarlama blogları karnavalı düzenleyebiliriz” şeklinde bir fikir attı ortaya. Toplantıda ilgi gören bu fikir daha sonra e-posta gurubu yazışmalarında olgunlaştı.

Ve en nihayetinde karnaval başladı. Bugün itibariye dördüncü haftasına giren karnavalda, her hafta bir blog yazarı diğer yazarların kendisine gönderdiği güncel son yazılarını kendisi kısaca yorumluyor ve kendi bloğunda yer veriyor.

Internet kendi içinde farklı bir kültür oluşturmaya başladı. Internet çok önemli özelliklerini her geçen gün daha fazla belirginleştiriyor. Paylayaşım ve bilgiye ulaşım bu özelliklerin başında geliyor.

Neyse sözü daha fazla uzatmadan size dördüncü haftanın karnavalını ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum.

Dedim ya. Bu karnaval başka karnaval.Dördüncü hafta :
http://marketingma.blogspot.com/

Üçüncü hafta:
http://zeynepozata.wordpress.com/

Dördüncü hafta :Üçüncü hafta:İkinci hafta:
http://www.mobilasyon.com/blog/_archives/2006/7/31/2181445.html

Birinci hafta:
http://www.marketallica.com/ 

e-posta adresi kurumun namusu mudur?

Yurtsan Atakan 26 Temmuz 2006 Çarşamba günü Hürriyet gazetesinin Kelebek ekindeki köşesinde “e-posta adresi kurumun namusudur” başlıklı bir yazı yazmış.

Yurtsan Atakan’ın yazısını aynen aktarıyorum.

e.posta adresi kurumun namusudur
Milliyet yazarı Ece Temelkuran köşesinde kullandığı
ecetem@hotmail e.posta adresinin, bilgisayar korsanlarınca haklanmasından şikayetçi olmuş.Korsanlara serzenişte bulunup e.posta adresini değiştirmek zorunda kaldığını, bundan böyle etemelkuran@milliyet.com.tr adresini kullanacağını söylüyor. İyi de serzenişte bulunmakta haksız. Zaten baştan beri kendi kurumunun adresini kullanması, güvenliğini kendi kurumunun sorumluluğuna bırakması gerekirdi. Ama üzülmesin. Bir gazetenin kurumsal kimliğine saldırı anlamına gelen bu hatayı yapan tek gazeteci kendisi değil.En uç örneği Akşam gazetesinde. Serdar Turgut, gazetenin Genel Yayın Yönetmeni olmasına, yani gazetenin kurumsal olarak en önde gelen temsilcisi olmasına rağmen “@superonline”lı e.posta adresini kullanıyor, “aksam.com.tr”nin güvenilmez olduğunu haykırıyor.
Internet ile ilgili birçok kavram henüz yerine oturmuş değil. “Bu işin doğrusu budur” demek çok zor. Bu tespit sadece ülkemiz adına değil, tüm dünya adına bir tespit. ABD ve Avrupa ülkelerinde Internet ile ilgili taşların yerli yerine oturduğunu, internetin kurallarının Avrupalı ülkelerde oluşmuş olduğunu zannedenler çok yanılıyor. Kanada da hayatını sürdüren sevgili Mehmet Doğan “Teknoloji kimin umurunda?” kitabında da bu konuyu açıkça belirtiyor.

e-posta adresinin önemimin temelde iki farklı boyutu var. Pazarlama boyutu ( Marka imajı ve kurumsal kimlik ) ve Teknolojik boyutu ( Güvenlik, arşivlenebilme, sınır ).

Gazete yazarlarının e-posta adreslerini gazetelerinden farklı olarak yayınlamasını ben de çok eleştirmişimdir. Bir gazete yazarı köşesinde e-posta adresi yayınlıyorsa bu mutlaka gazetesine ait bir e-posta adresi olmalı.

Gazetecinin köşesinde e-posta adresini yayınlaması gerekir mi? sorusuna cevabım evet mi olmalı hayır mı kararsızım. Bu kararsızlığımın nedeni ise Radikal gazetesi yazarı sevgili Serdar Kuzuloğlu ile tanıştığımda bana söyledikleri. Bir hafta içerisinde aldığı on binlerce e-posta mesajının başta yazılımlar ile sonra asistanları ile filtrelendiğinden bahsetmişti.
Gazetelerin Bilişim Teknolojileri birimleri önemsiz e-postalara ne kadar önlem alırlarsa alsınlar, çok okunan yazarların e-posta kutularına gelen mesajların filtrelenmesi için mutlaka insan gücü gerekiyor. Bunu her yazarın başarması mümkün değil.
İşe bu açıdan baktığımda bir yazarın kendisine gelen binlerce mesajı nasıl okuyacağını düşünemiyorum.

Diğer yandan bir yazarın toplumdan kopuk olmasının, okurlarının görüş ve önerileri ile kendini beslememesinin ne kadar büyük bir hata olacağını düşünüyorum. Hele e-posta gibi bir iletişim nimeti varken.

Bu iki farklı düşünceden sonra şu kararı veriyorum. Özellikle köşe yazarları kendi köşelerinde gazetelerinin isimleriyle tanımlanmış e-posta adreslerini yayınlamalıdır. Bu e-posta adresine mesaj gönderen okurlar ise, mesajları dikkate alınmaz veya cevaplanmazsa kızmamalıdır. Zira mesaj gönderdiğiniz yazar bir gün içerisinde 10.000 adet e-posta mesajı alıyorsa hepsini okuması, cevaplaması veya değerlendirmesini beklemek insafsızlık olacaktır. ( Usta gazeteci Emin Çölaşan son yazılarından birinde bu tip konuda kısa bir açıklama yaparak her mesajı okuduğunu ama hepsine cevap yazma imkânı olmadığını, okuyucularının bu durumu mazur germeleri istemişti. )

Teknolojik yani güvenlik boyutuna baktığınızda e-posta adresinize gelen e-posta mesajlarının ilk önce e-posta adresinizin bulunduğu alan adının ( domain name ) kayıtlı bulunduğu sunucuya ( server ) geldiğini görüyorsunuz. Bu şu demek; @hotmail.com’a gelen e-posta mesajları ve bu e-posta adresinden gönderilen mesajlar Hotmail.com alan adının sahibi tarafından istenirse okunabilir. Bu gerçek Yani yazarismi@gazeteismi.com şeklinde bir e-posta adresine sahip yazara gönderilecek e-posta mesajlarının ve yazarın göndereceği e-posta mesajlarının da gazete içerisindeki Bilişim ve Teknoloji birimleri veya bu birimlere verilecek talimatlar doğrultusunda daha da üst düzey yöneticiler tarafından kontrol edilebileceğini gösteriyor.

Yurtsan Atakan yazısında e-postaların başkaları tarafından okunabileceği veya denetlenebileceğini düşünmüş olacak ki durumu “kurum namusu” boyutuna bağlamış. Yazısında hem Milliyet yazarını hem de Akşam Genel Yayın yönetmenini eleştirmiş.

Yurtsan Atakan’ın yazısı akla şu soruları getiriyor;

1- Serdar Turgut acaba kendisine ait “aksam.com.tr” uzantılı e-posta adresine gelecek e-posta mesajlarının gazete yönetimi tarafından denetleneceğinden mi çekiniyor? Eğer böyle bir çekince varsa Akşam gazetesi ve Superonline aynı guruba yani Çukurova gurubuna ait şirketler. Amaç Serdar Turgut’un denetlenmesiyle @Superonline’lı e-posta adresi de denetlenemez mi?
2- Genel yayın yönetmeni bir gazetenin kurumsal olarak en önde gelen temsilcisi ise Hürriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök neden e-posta adresini köşesin de yayınlamıyor? Hurriyet.com.tr’ye mi güvenmiyor? Okurlarının görüşleri umurunda mı değil? e-posta kullanmayı mı bilmiyor? Her gün gelen binlerce e-posta ile uğraşmaktan mı bıkmış?
3- Milliyet gazetesinin bir kurumsal kimliği var mı? Varsa neden yazarların Hotmail.com uzantılı e-posta adresi kullanmalarına müsaade ediliyor? Bir yazar “ben bu e-posta adresini kullanmıyorum” diye bilir mi?

Bu sorular herkes kendince bir cevap verebilir.
Hatta cevaplarınızı yorumlar bölümüne yazarsanız çok ta memnun olurum.
Tabi önemli olan bu soruların cevaplarını muhataplarının vermesi.
Belki bir gün verirler.
Ne dersiniz?