Gazeteleri okurken internet ile ilgili ve internet’i ilgilendiren haberleri not almaya başladım. Yeri geldikçe yazılarımda bu haberleri ve yorumlarımı yazacağım. Bu hafta pazarlama karnavalına ev sahipliğini Tunç yapıyor ( Fikir Atölyesi ). Bu sebeple ilk olarak Tunç’un bir projesi ile ilgili haberle başlayalım.
Haftanın 5’i
Vatan / 26 Ağustos 2006 Cumartesi
Haşmet Babaoğlu köşesinde haftanın 5’ini açıklıyor. Beşte yer alanlardan bir tanesi “Bir internet sitesi:http://www.deneyimler.net“.
Deneyimler.net sevgili Tunç Kılınç’ın bir projesi. Pazarlama konulu e.günlük ( blog ) yazarlarının Marketing Türkiye’nin öncülüğünde bir araya geldiği ikinci toplantıda bu fikrini bizlere açtı. Bizlerin birer müşteri olarak yaşadığımız deneyimleri aktaracağımız bir web sitesi idi bu fikir. Kısa sürede yazarlar belirlendi. Site şuanda yayında. Haşmet Babaoğlu’da web sitesini beğenmiş olacak ki okurlarına tavsiye etmiş. Teşekkürler Haşmet Babaoğlu.
Kredi kartınızı yazar kasaya okutmayın
Akşam / 26 Ağustos 2006, Cumartesi
“Perakendeciler, CRM amacıyla hâlâ kredi kartlarını hem POS’tan hem de kendi yazar kasalarından geçirmeye devam ediyor. Bu da kart bilgilerinin kopyalanması demek. Şifreli alışveriş yapsanız bile kartınız yazarkasadan geçirildiği sürece risklere her zaman açıksınız.”
İnternetin güvensiz olduğunu düşünerek kredi kartı ile alışveriş yapmaktan, bilet satın almaktan ve internetin sunduğu her türlü kredi kartı ile ödeme nimetinden faydalanmaktan kaçanlar için bu haber çok güzel bir örnek. Kredi kartının kullanıldığı ortam ister market, ister restoran isterse internet olsun. Risk her zaman var. Önemli olan risklerden haberdar olarak dikkatli davranmaktır. Yeri gelmişken internette kredi kartı bilgileri işlem yapanlara birkaç önemli hatırlatma yapalım. Kredi kartı bilgilerinizin kullandığınız web sitesinin veri tabanına kaydetmesine yani kredi kartı bilgilerinizi üyelik bilgilerinizle birlikte saklamamasına dikkat edin. Kredi kartı bilginizi sadece alışveriş sırasında vermeniz sizi çok önemli bir riskten koruyacaktır. Zira web sitelerinin veri tabanına kaydedilen bilgilerin başkaları tarafından görülmesi veya çalınması ihtimali milyonda bir bile olsa her zaman vardır.
Dikkat edilmesi gereken diğer bir konu, kredi kartı bilgilerinizi verdiğiniz web sitesi ekranında güvenlik sertifikası olmasıdır. SSL olarak adlandırılan bu sistem sayesinde kredi kartı bilgileriniz ilgili web sitesine giderken izlediği internet bağlantısı yolunda şifrelenir. Bu da güvenliğinizi önemli bir şekilde sağlar. Kredi kartı bilgilerinizi girdiğiniz ekranda SSL olduğunu web tarayıcınızın adres kısmında http:// şeklinde gördüğünüz ifadenin https:// şeklinde görülmesinden anlayabilirsiniz. Bazı web sitelerinde kredi kartı bilgisinin girildiği web sayfasında adres çubuğu görünmeyebilir. Bu durumda sayfanın boş bir alanında sağ klik yapıp özellikler seçeneğine tıkladığınızda adres bölümünde çıkan ifadeden de bu kontrolü yapabilirsiniz.
Tehlikeli bir bağımlılık ama tedavisi var
Sabah / 26 Ağustos 2006 Cumartesi
“Teknoloji artık en ağır uyuşturucular kadar bağımlılık yaratıyor. Cep telefonları, e-mailler ve cep bilgisayarları hayatımızın kontrolünü ele geçirmiş durumda.” Diye başlayan haber “Hatta geçtiğimiz günlerde Balık Rum Hastanesi’nde internet bağımlıları için kurulan tedavi merkezi de bunun en önemli kanıtı.”
şeklinde bir cümleyle bitiyor.
Haberde Teknoloji bağımlılarına test adı altında üç soru yer alıyor.
Soruların hepsi ise cep telefonu ile görüşme ve cep telefonu ile mesajlaşma üzerine kurulu.
Teknolojinin bazı zararları olduğu konusunda bende hem fikirim. Fakat haberde internet bağımlıları için tedavi merkezi kurulmuş olmasını bir kanıt gösterilmesi, teknoloji ile cep telefonun adeta özdeşleştirilmesi ne kadar doğru? Ayrıca suçluyu teknolojiyi doğru kullanamayan kişi değil de teknoloji olarak göstermek ve haberin içine interneti anlamsız bir şekilde adeta sokuşturmak hiç de doğru değil. İnternete aşina olmayan birçok anne babaya interneti zararlı bir unsur olarak göstermiş bu haber.
İnternet bağımlılığı gibi haberler bu ara artmaya başladı. Televizyon’da Akşam haberlerinde bile neredeyse sadece magazin haberlerinin yer aldığını, ülkemizde son yıllarda adeta bir magazin bağımlılığı oluştuğunu haber yapmak gazetelerin pek de işine gelmiyor gibi geliyor bana.
İnternet kullanan, doğruyla yanlışı sorgulayan bir toplumu memnun edecek bir gazete çıkarmanın, magazin kültürüyle yaşayan, kalitesizliğe alıştırılmış bir toplumu memnun edecek gazete çıkarmaktan çok daha zor olduğunu mu düşünüyorlar acaba?
Bu konuda daha nitelikli bir yazı okumak isterseniz Fikir Atölyesinde yazılan bir yazıyı tavsiye ederim.
Sahipsiz hayvanlara internetten yuva
Hürriyet / 26 Ağustos 2006 Cumartesi
Barınak gönüllüleri derneğinin hazırladığı http://yuvaariyorum.blogspot.com adresli internet sitesi, hayvan severlere yeni dostlar kazandırmak için seferber oldu.
Hürriyet’te hafta sonları Pako’nun sayfası adı altında evcil hayvanlarla ilgili bir sayfa hazırlanıyor. Bu hafta sahipsiz hayvanlara yuva bulunabilmesi için hazırlanan bir web sitesi tanıtılmış. Sizde bir evcil hayvan edinmek istiyorsanız www.barinak.gen.tr ve http://yuvaariyorum.blogspot.com adreslerini ziyaret edebilirsiniz.



0 Yorum: “Basından internet manzaraları”
Bu sayfayı takip etmek için kullanabileceğiniz RSS adresi
Bu sayfanın adresi