PR ajanslarının çok önemli görevlerinden bir tanesi müşterilerinin basın bültenlerini hazırlamak ve ilgili basın mensuplarına göndermektir.
Basın mensuplarına basın bülteni göndermemin amacı, kurum/şirket ilgili haberi kaynağından duyurmak ve topluluğa hitap eden yayınlarda yer almasını sağlamaktır.
Internetin gelişimi ile birlikte Türkçe içerikli, irili ufaklı onlarca portal ortaya çıktı. Son iki sene içerisinde çok ciddi sayıda takipçileri olan bloggerlar oluştu.
Yani basın mensupları kadar internet yayıncıları ve blog yazarlarıda belirli topluluklara hitap etmeye başladılar. Özellikle bloggerlar ile takipçileri arasında samimi ve sıkı bağlar oluştu.
Yazımın başlığında sorduğum sorunun cevabı ise maalesef “Hayır”. Bana hiç gönderilmedi. Tanıdığım birçok blogger’a basın bülteni gönderen PR ajansı ben henüz duymadım.
PR ajansları basın yayın organlarında müşterilerinin haberlerini yayınlatmak için çok yoğun çabalar sarfederken ( bazıları birkaç basın mensubuna sadece e-posta göndererek bir sonuç elde etmeye çalışıyor ), bloggerlar gibi viral etki yaratma gücü çok yüksek olan fırsatları değerlendirmiyorlar.
PR ajansı, müşterisinin haberini duyurma fırsatı olan bloggerları neden kullanmak istemesin ki?
Birçok PR ajansının kendi web sitesi yok. Birçoğu müşterilerini, basın bültenlerinin kurumsal web sitelerinde yayınlamaları konusunda uyarmıyor. Genel olarak PR’cıların internet’i kendi işleri lehine kullanmak için yaptıkları tek şey e-posta gönderiyor olmak.
Bu gerçekten yola çıktığımızda sorunun iki cevabı olabilir. Blog nedir bilmiyorlar veya bir bloggerın ilgili basın bültenini yazısında değerlendirmesinin önemli olduğunu düşünmüyorlar.
PR ajansları ne yapmalı?
Gelişmiş batılı ülkelerde, PR ajansları basın bültenlerini hazırlarken blogları da esas alıyorlar. Bültenlerini bloggerlara mutlaka gönderiyorlar.
Türkiyede PR ajanslarına tavsiyem müşterilerinin ürün ve hizmetleriyle örtüşen Blog yazarlarını tespit etmeleri. ( Birçok blogger kendi web sitesinde e-posta adresini yayınlıyor. Bir günlük bir çalışma isehedef kitlenize uygun içerikler yazan bloggerları tespit etmek mümkün. )
Onlara basın bültenleri göndermeleri. Basın toplantılarına davet etmeleri. Deneme amaçlı ürün göndermeleri. Kısacası bloggerlara bir basın mensubu gibi yaklaşmaları.
En önemlisi tavsiyem ise samimiyetten uzaklaşmamaları. Aksi takdirde çabaları ters tepecektir.



Onemli bir konuya deginmissiniz. Bu gosteriyor ki bloglar “buzz”‘i yaymak icin yaklasik 2-3 senedir yogun bir sekilde kullanilirken henuz ulkemizde tam kavranamamis.
Ayrica son cumleniz cok onemli. Bence PR calisanlari hemen klasik basin bultenleri gondermek yerine, blog dunyasini iyice inceleyip, dogru sekilde yaklasmanin yolunu bulmalilar. Bunun icin belki de ilk yol, kendi sirketlerinin blog baslatmasi icin caba sarfetmeleri bence.
Bakalım Türkiye’de blog başlatacak ilk PR ajansı hangisi olacak?
Teşekkürler Türker…
Firmamız olarak gündemimizdeki bir konu. Eklemek istediğim bazı şeyler var. Günümüzde PR da dahil bazı hizmetleri artık kendi bünyelerinde barındırdıkları departmanlardan tedarik eden firmalar var. Şimdi internet ile beraber bilgiye ulaşmak tüm zamanların en kolay işlerinden biri. Bu imkanı kullanmamak çağı yakalayamamaktır.
PR ve Blog
Yazınızda belirttiğiniz kişilerden biri benim; hem etkili tanıtımlar yapmak isteyen bir firmanın ortağı hemde iyi bir blog takipçisiyim. Şu durumda en iyi bloggerlara basın bülteni gonderilmesi işini kendi firmamız bünyesinde kolaylıkla yapabiliriz. Hatta, Arda Kutsal’ın blogunda yer verdiği “İncelememizi istediğiniz web girişiminiz var mı?” türü çalışmalar bizim bir basın bülteni göndermekten daha fazlasını kendi başımıza yürütebilmemize olanak sağlıyor. Ama yazınızda belirttiğiniz konunun önemi, interneti ve blogları hiç bilmeyen firmalar için çok daha fazla tabi.
İş dünyası ve interneti buluşturan konulardaki yazılarınızı özellikle keyifle okuyorum. Başarılarınızın devamını dilerim.
Blog yazarlarının internet’i aktif kullandıklarını, internet’in sunduğu sınırsız olanakların bu kişilerin mükemelli arama beklentilerini arttırdıklarını, en önemlisi bloggerların ticari bir kaygı taşımadıklarını unutmamakta fayda var.
Açılacak web sitenizi pazarlama bloggerlarına da duyurur ve görüşlerini önemsediğinizi, yorumlarını beklediğinizi belirtirseniz, faydalı olacağını düşünüyorum.
Aman e-posta adreslerini bir şekilde bulup rahatsız edici tanıtım mesajları göndermeyin. Tabiki uyarım size değil . Siz işin ruhunu kavramışsınız.
Uyarım sizin de belirttiğiniz interneti ve blogları hiç bilmeyen firmalara. Gerçi onların bu yazılanlardan haberi olmayacaktır ama belki okuyanlarda vardır diyelim..
Arkadaşım Arda Kutsal webrazzi.com’da gerçektende çok başarılı işler yapıyor. Internet girişimcilerinin gözdesi haline gelmiş olması çok sevindirici.
İlginize ve yorumlarınıza teşekkür ederim. Yeni yorumlarınızı bekliyorum..
Merhaba,
İzniniz olmadan bu yazıyı link göstererek kendi sayfama kopyaladım. Çünkü aynı böyle düşünüyorum. Şayet bir mahsuru olursa lütfen belirtin, kaldırayım.
Çok teşekkürler, Sevgiler,
Mine
Hiç bir mahsuru yok tabiki. Teşekkürler..
Çok teşekkür ederim tekrar..
Sevgiler,
Mine
Merhaba!
Bloglara basın bülteni gönderen ilk PR ajansı, TÜBİTAK/UEKAE - Pardus müşterisi ile Artistanbul olmuş olabilir.
Bizim için kritik ve etkili olacağına inandığımız 50 kadar bloga basın bülteni göndererek, “Özgürlük İçin… Pardus…” kampanyasını başlattık. Bloglar üzerinden başlayan bu kampanya, blog sahibi dostlarımızın da katkısıyla, 700-800 kadar blogun buton ve bannerlarımıza yer vermesi, yazılarıyla bizi tanıtmasıyla bir anda desteklendi. Blogkardeşliği’nin de destek vermesiyle, yaklaşık 2000 kadar site, açık kaynak kodlu ve özgür bir Linux dağıtımı olan Pardus’un sesi oldu…
Sonuçlar açıkçası çok çarpıcıydı bizim için. Pardus’un sitesinin aralık ayında çağrılma oranı iki ay öncesine kıyasla 6 kat, günlük tekil ziyaretçi sayısıysa yaklaşık 3 kat arttı. Daha da önemlisi, bloglar ile yaratılan “alttan gelen dalga” etkisi, konvansiyonel medyanın (TV ve yazılı basın) Pardus’a karşı olan ilgisini de tetikledi.
Açık kaynak kodlu ve özgür bir alternatif olan Pardus’un tanıtım ve PR stratejilerinde blogların belrleyici bir konumu var. Bu nedenle de Pardus, tıpkı internet tarayıcısı Firefox’un spreadfirefox.com ile oluşturduğu viral/guerilla marketing modelini ve deneyimini çok önemsiyor.
Pardus ekibi olarak bizler, blogların “özgürlüğün sesi” olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle de tanıtım ve PR stratejimizde bloglar merkeze oturuyoruz.
Saygılarımla
Ali Işıngör
(Pardus geliştiricisi - Artistanbul PR yöneticisi)