Womm: İnsanların otomobiller ile ilgili konuşurken, aracın o anki hızını anlatmak üzere kullandıkları ifade.
Kişinin konuyu anlatırken heyecan durumuna göre wooooomm diye abartılı kullanım şeklide söz konusudur.
Çocukların oyuncak arabayla oynarken bu sesi çokça çıkarttıkları da gözlemlenmektedir.
6 Mart’ta İstanbul’da bir WOMM konferansı düzenlenecek.
WOMM’un ne olduğunu bilmiyor olabilirsiniz. Veya yukardaki tanımlamayı gördüğünüzde gülümseyecek kadar WOMM bilgini..
Bu konferansa ben de gitmeliyim diyorsanız, yaşadığınız bir WOMM örneğini yorumlarınıza yazın.
Başka birisinin size önerisi sonucu aldığınız bir ürün, bir hizmet, gittiğiniz bir tatil gibi bir örnek olabilir.
En çok beğeneceğim yazı/yorum sahibine konferans için bir davetiye hediye edeceğim.
Konu sınırlaması yok. Marka belirtmek serbest.
Bu yarışma 2 hafta sürecek.
Kolay gelsin..



woooooww diyorum : ))))
World Of Mouth Marketing!! Ağızdan kulağa pazarlama diye çevirsek yanlış olmaz herhalde. Biz PR cılar için de önemli bir araç. Ürünü güvendiğimiz yada tanıdığımız birisinden duymak bazen daha etkili olabiliyor.
bırakın ürünü hizmeti bir kenara (bi an için yahu) ; biz, arkadaşımıza yaradı ve tavsiye etti diye ilaç alan bir milletiz maalesef..
tavsiye üzerine sağlığını tehlikeye atabilen bir milletiz..nerdeyse; tavsiye üzerine ölebilen..
Zeynep’in söylediğinden şunu çıkartabiliriz.
Doğru kurugulanmış bir WOMM kampanyasının özellikle Türkiye’de sonuç almaması söz konusu bile değil.
bana kalırsa öyle..
çünkü; duygusalız..gazete, dergi, kitap yerine tanıdığımız güvendiğimiz birini dinlemeyi tercih ederiz ve belki de temelde “onaylanma” gereksinimi içindeyiz.
İnternette yayılan “bu konferans” ı gördüm.

Sitenizi buldum.
Eğer davetiyeyi alabilirsem bir WOMM örneği olacak. Olacağım!
ilgili yazı
belki tam manası ile womm örneği olarak verilemez ama aynı mantalite ile şu anda doksanını devirmiş olan babannem zamanında söylentilere kanarak rahmetli dedem iyileşsin diye yılan eti yedirmiş. Demek ki o zamanlar bir yılan çiftliği kursaydık, WOMM ile sağlam marketing yapardık..
Sevgilim vamp olduğunda yaşadığım duygu. Valla!
-Aşkım vamp oldum, Nasıl?
-Womm oldum be güzelim neymişsin sen öyle ya
Bizzat yaşadığım 3 ağızdan ağıza pazarlama örneği vermek istiyorum. Bu örnekleri herkes biliyor ancak tanık olduğum için WOMM’un başarısını bana ispatladı.
1. Gmail
3-4 kadar yıl önce bir arkadaştan mail geldi. Sonra sordum. Bu da neyin nesi? Bilmiyor musun, gmail. Google sürdü piyasaya dedi. Mail adresini öyle bir benimsemiş ki(sanki google’dan hesabına para yatıyor) benim de almam için alttan teşvik ediyordu sanki. Sonunda dayanamadım. Nerden nasıl alınıyor peki? diye sordum. Davetiye gönderiyorsun. Bir davetiye gönderme hakkı var mail adresi alan herkesin deyince biraz durdum. Hadi ya! Basit bir mail adresi için bir davetiye mi gönderiliyor? diye sorunca Akıllım, bu farklı, kullanımı çok kolay hem de 1 gb! deyince. Son sözüm; bana davetiye gönderir misin? oldu. Gönderdi ve kullanmaya başladım. En etkin kullandığım adresim.
İşte WOMM böyle bir şey!
2. Ipod
İlk gördüğümde meraklandım. O zamanlar herles 128 mb ya da 256 mb hafıza ile müzik dinlerken tanıştığım kişi 2 gb müzik arşivine sahipti. Bu inanılmazdı. Sevdiği tüm şarkıları koymuştu. 1 ay boyunca listesini değiştirmeden geziyordu. Bembeyaz kulaklıklar, dokunmatik tuşlar, ses kalitesi, Itunes..vb Nerden mi biliyorum bunları? Ipod sahibi anlattı. Şimdi de Ipod sahibi olarak ben anlatıyorum. O farkında olmadan pazarladı bana. Ama ben farkındayım. Ipod’u eşe dosta pazarlıyorum. Beni ele geçirmeyi başardı. Marka etiketini bana yapıştırdı. Neden yapıyorum peki, kazancım olmadığı halde? Ben de bilmiyorum, inanın!
İşte WOMM böyle de bir şey!
3. Starbucks
Kahve içme alışkanlığım yoktur. Çayı tercih ederim genelde. Bir gün kampüste oturuyoruz. Israrla Ortaköy’e gidelim diyen bir grup arkadaş. Doğal olarak kızlar. Starbucks’ın müdavimleri genelde kadınlar oluyor. Israrlara dayanamadık ve gittik. Derken Starbucks büyüyor ve yeni şubeler açıyordu. Ben ise arada bir gttiğim Starbucks hakkına İşletme Kulübünün çıkardığı Perspective dergisinde yazı yazar hale gelmiştim. Hem de ne yazı! Bedavaya böyle bir reklam eminim hayatınızda görmemişinizdir. Böyle olsun istememiştim; ancak grafikerlerin elinden çıkan dergiyi görünce ağızdan yazıya, yazıdan ağıza bir pazarlama süreci çoktran başlamıştı.
İşte, WOMM böyle de bir şeymiş…
karşılaştığım en büyük WOMM örneklerinden biri Lost adlı dizi olmuştur.
Lost, amerikada yayınlanmaya başladığı ilk zamanlar Türk kanallarında yoktu. ya da varsa da digiturk’ün kendi kanallarında olduğu için ben dahil birçok kişi görmedi, bilmiyordu. tabii daha sonra yayınlandığını öğrendik.
neyse;
herkesin ağzında bir lost kelimesidir gidiyordu. okulda, internette, arkadaşlar arasında. ben çok ilgi göstermiyordum. bir dizi olduğunu anlamıştım ama nasıl olsa herkesin evine giren tv kanallarında yakında gösterilecek diye önem vermiyordum. ama bir diziyi herkes mi konuşur kardeşim? evet konuşur. etrafımda dizi hakkında espriler yapılıp gülündüğü zamanlar deli oluyordum. ekşisözlük’de sol frame lost’la ilgili kavramlarla doluyordu ki ekşisözlük favori sitelerimdendir. en başta lost başlığı, sonra dizinin ünlü sayıları 4-8-15-16-23-42, karakterler vs. “lost ne lan?!” diye çıldırdığım bir anı hatırlıyorum:) sordum anlattılar. ilgimi çekti ve izlemeye başladım. şu anda dizinin çok büyük bir fanatiğiyim. tekrar tekrar geri dönüp bölümlerini izliyorum. anlıyacağınız WOMM’a yenik düştüm. artık ben de etrafta lost’tan bahseden o iğrendiğim insanlardan biri oldum:) yani WOMM’un gönüllü birliğindenim. the others da diyebiliriz [ bak hala diziden bahsediyorum ya izlemeyenler bu kelimenin ne olduğunu anlayamayacak:) ].
Hayatımda ilk kez yerinde canlı olaraktan bir formula 1 yarışını izleyecektim.Araçların sesini Tv’den biliyoruz.Ama yerinde görünce WOMM demiştim.Gerçekten müthiş,dehşet sesleri var.Bu araçlar bir harika!!
WOMM’u ilk defa sizden duyuyorum (?)
Yarışmamız son erdi.
Davetiyeyi sevgili BURAK KARGIN kazandı.
Yorumlarıyla katkıda bulunan herkese teşekkürler.
WOMM davetiyesi için teşekkür ederim, kolay gelsin…
Evet… evet… şimdi hatırladım. WOMM un kralını yaşamışım da meğer haberim yokmuş. İstanbullular bilirler (en azından arabası olanlar) Arabaların sileceğine bir el ilanı bırakıyorlar “Ekomax” veya “Süper Ekonomi” . Arabanın benzin hortumu üzerine takılan bir çift kuvvetli mıknatısın üç ayda veya dört depoda %75 ‘e varan yakıt tasarrufu yaptığını iddia ediyorlar. Artan yakıt ücretleri ile arabası olan herkes bir an için “acaba?” demiştir. Bacanağımın tavsiyesi ve internette yapmış olduğum araştırmalar sonucunda ben de bu mıknatıslardan almaya niyetendim.
Tabii bu arada bir de dedikodu gazetelerinde ki “Bor ile %75 yakıt tasarrufu” ilanlarını araştırıyordum. Bor çok inandırıcı gelmemişti ama, mıknatıs olabilirdi. Sipariş verdim, iki gün sonra gönderdiler. Baktım iki tane kuvvetli “neodmiyum” mıknatısı “ferit” mıknatıs ile combine hale getirip, zıt kutuplar karşı karşıya gelecek şekilde bir kutu içine koymuşlar. Benim yapmam gereken tek şey ise, bunları benzin horumu üzerine sıkıca bağlamam. Basit bir işlem. Vakit geçirmeden taktım arabaya. Önceleri 9,8 litre yazan yol bilgisayarı artık 7,5 litre yazmaya başlamıştı. WOMM. Hakikaten işe yarıyor diye düşündüm. Antalya ya bir seyehat yaptım. Yol bilgisayarı 6,2 litre yazdı. Yok artık dedim. Benzinli aracım sanki dizel gibi olmuştu. Arabamın çekişi artmıştı. Gezdiğim sitelerde aynı mıknatısların doğalgaz borusu, su borusu üzerine de takılabileceği, bu sayede tasarruf sağlanabileceği yazıyordu. Gerçi mantık çok abes değildi. Zıt kutuplar karşı karşıya gelmek istemediğinden aralarında bir manyetik alan oluşuyordu ve bu manyetik alandan geçen akışkan, bu koridordan geçerken sanki bir tür santrifüje oluyordu. Santrifüje olan akışkanın moleküllere ayrılması daha kolaydı ve motor ayrışmış olan molekülleri daha iyi kullanabiliyordu. Manyetik alan gerçekten yüzyılımızın bir mucesi olduğundan ve işim gereği manyetik alan hakkında az da olsa bişeyler biliyor olmam, bana mıknatısların gerçekten iş yaptığını düşündürmüştü. WOMM un etkisi 6 ay kadar sürdü. Sonraları yol bilgisayarı yeniden 9,8 litre yazmaya başladı. Şimdi masamda duran bir çift kuvvetli mıknatısım var. Geçen hafta arabamı bakıma soktum. Yol bilgisayarım sanki mıknatıslar takılıymış gibi 8,5 litre gibi bir değer gösteriyor.
WOMM un ne demek olduğunu ömrmde ilk kez bugün bu sayfada duydum. İşte WOMM sayesinde (söylentilere göre bu mıknatısları İstanbul da hemen hemen herkes takıyormuş arabalarına, hatta bütün Amerika da çok yaygınmış bu mıknatıslar şeklindeydi) bir çift kuvvetli mıknatısım oldu. Hani ulaşılması zor bir yere bir metal düşürürsem ipin ucuna bağlayıp kolayca geri çekebileyim diye…
Biraz uzadı kusura bakmayın,
Herkese iyi bir hafta sonu diliyorum…