AKP iktidara gelirken eski, yozlaşmış siyaset anlayışını değiştireceği vaadi vermişti.
Bu vaadini tuttuğu konusunda hiç şüphem yok. Ancak daha iyi mi oldu daha mı kötü işte o tartışmaya fazlasıyla açık.
Siyasi analiz bizim konumuz değil.
Peki nereden çıktı bu sözler diyorsanız Milli Eğitim bakanının bir toplantıda yaptığı açıklamanın özetine bakalım;
“Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, her öğrenciye ücretsiz e-mail adresi verileceğini söyledi. Toplantıda bir de müjde veren Bakan Çelik, 10 milyon öğrenciye en kısa zamanda ücretsiz e-mail adresi verileceğini söyledi. Öğrencilere verilen e-mail adresleri Bakanlığın sitesinin bir uzantısı olacak ve Bakan Çelik, öğrencilerle iletişime geçmek için bu adresi kullanacak.”
İlk bakışta interneti önemseyen ve olumlu bir icraat gibi gözüken bu sözler bende hiç de heyecan yaratmadı.
Siyasette bedava verilmek üzere vaad edilen bir hizmet önemli bir seçim kozu olabilmekle birlikte söz konusu olan internet ise hizmetin bedava olmasının pek de kıymeti yok.
Google’ın sunduğu ücretsiz e-posta, ajanda, guruplar gibi onlarca ücretsiz ve kaliteli hizmet varken, kullanımı sırasında muhtemelen bir sürü sorun yaşanacak bakanlık uzantılı e-posta hizmetinin ne kadar faydalı olabileceği oldukça ciddi bir soru işareti.
Diğer yandan e-posta trafiğinin bakanlık tarafından denetlenip denetlenmeyeceği, bu ortamın mevcut siyasal iktidarın kendi reklamını yapmak üzere atacağı e-postalara hedef olmayacağı da ilk akla gelen sorular arasında yer alıyor.
Mynet’te okuduğum bu habere yazılan yorumlarda da söylenen özetle şu;
“Sayın bakan. Internette bedava e-posta çok. Her öğrenciye ve her öğretmene bedava ADSL verseniz!”
Technorati Tags: e-posta, milli eğitim



Yurtsan Atakan Hürriyet’teki köşesinde bu konuya değinmiş.
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=6003580&yazarid=52 adresinden yazısını okuyabilirsiniz.