Biraz önce bloğumdaki iletişim formu üzerinde bir mesaj aldım.
Gökhan Çeliker oyyla.com adlı web siteleri hakkındaki görüşlerimi sormuş.
İlk defa gördüğüm bir sitesi hakkında ciddi bir analiz yapmam en az yarım günümü alıyor.
Bloğumu takip edenler farkındadır. Bu aralar çok fazla derin analizlere giremiyorum.
Ancak sitenin hakkımızda bölümü dikkatimi çekti.
Bu bölümde site hazırlanırken kaynak olarak kullanılan siteler ve adresleri belirtilmiş.
Yani site sahipleri siteyi oluştururken faydalandıkları hazır kaynakları açıkça belirtilmiş.
Bu vizyon ülkemiz de pek de rastlanmayan bir vizyon.
Daha önce yurt dışında yapılmış kampanyaların benzerini yapıp “biz yaptık” diyen ajanslar, yurt dışındaki bir şarkıyı alıp Türkçeleştiren ama orjinalinin ağzına bile almayan şarkıcılar, internette bir dolu bulunan hazır template tasarımları, hazır içerik yönetim sistemlerini kullanıp bunları müşterilerine kendileri hazırlamış gibi gösterenler….
Saymakla bitmez.
Özellikle internet konusunda hazır içerik yönetim sistemleri veya tasarımları kullanmak yanlıştır demiyorum tabi. Yanlış olan müşteriye ”biz yaptık” şeklinde ifadeler kullanmak.
Ben bu konularda şeffaflıktan yanayım.
Hazır denilen sistemlerin varlığından haberdar olmak, onları kullanabilmek, onlardan faydalanıp bir proje oluşturmak bile başlı başına bir uzmanlık konusu. Zaten sınırlı bütçelerle çalışan internet şirketlerinin özellikle içerik yönetimi konusunda sıfırdan birşeyler hazırlıyor olmaları neredeyse imkânsız. Daha doğrusu kârlı değil. Bunu müşterilere de anlatıyor olmak lazım.
Neyse konumuza geri dönelim.
oylla.com web sitesi başarılıdır veya başarısızdır diyecek kadar siteyi incelemediğimi başta belirtmiştim.
Siteyi incelemek, beğenirseniz kullanmak, beğenmezseniz bir daha siteye uğramamak size kalmış.
Zaten internet kullanıcısının elindeki en büyük güç te bu değil mi?