Aylık Arşiv June, 2007

Bizimkisi bir patlıcan hikayesi!

Bloğumla çok fazla ilgilenemediğim döneme Turkcell’in ve Avea’nın gençlere yönelik web sitelerinin açılışı denk geldi.

Biraz önce Webrazzi.com’da Avea’nın sitesi olan patlican.com.tr ile ilgili bu yazıyı okuduktan sonra bende konuyla ilgili bir kaç yorum yazmak istedim…

Sevgili Arda’nın webrazzi.com’daki yazısını okuduğumda patlican.com alan adının Nokta Internet Teknolojileri şirketine ait olduğunu öğrendim.

Arda’nın tespiti şu. patlican.com.tr reklam kampanyası başladıktan sonra reklamları gören bir çok kişi patlican.com.tr yerine patlican.com web sitesine girmeye çalışmış. Avea patlican.com.tr ismini seçmek suretiyle veya patlican.com ismini de satın almamak suretiyle stratejik bir hata yapmış.

Arda’nın tespitine katılıyorum.

Ancak bu noktada şu soru gündeme geliyor?

Acaba Avea ile Nokta Internet Teknolojileri arasında alan adının satılması konusunda bir pazarlık söz konusu oldu mu?
Olduysa Nokta ne fiyat talep etti? Avea ne kadar vermeye razı oldu? Yani Avea patlican.com alan adını satın almayı düşündü de bir anlaşma mı sağlanamadı yoksa “Bizim reklam gücümüz var. Projenin arkasında ekolay.net’te var. patlican.com ismine ihtiyacımız yok!” şeklinde mi düşün dü?

Madolyonun Madalyon’un diğer yüzüne baktığınızda patlican.com’a girmeye çalışan insanların nokta.com’a yönlendirilmediğini, bir anlamda bedava elde edilecek trafiğin önemsenmediği tespitini yapmamız da mümkün.

Nokta Internet teknolojilerinin patlican.com’a girildiğinde nokta.com’a yönlendiriliyor olmanın, patlican.com.tr projesinin NOKTA’ya ait olduğu gibi bir yanlış anlaşmaya mahal verebileceği endişesinde olduğu için bu yönlendirmeyi yapmamış olması da söz konusu olabilir.

Özellikle blogcu.com satın almasından sonra NOKTA’nın trafik gibi bir sıkıntısının olmadığı aşikâr.

Bir madolyonun madalyonun iki yüzü olmakla birlikte, bu durumu izah etmek için bir kaç yüz daha kullanmamız gerekecek.

Zira patlican.com.tr web sitesi ilgili alan adı altında değil http://patlican.ekolay.net/ alan adı altında yayınlanıyor.
Bunun sebebi ise projenin Avea adına ekolay.net tarafından yapılıyor olması.
Avea ile ekolay.net arasında bu proje için nasıl bir anlaşma var bilemiyorum.

Ancak patlican.com.tr projesine sağlanan trafiğin ekolay.net’in alexa tarzı sıralamalarda yukarıya çıkması için ciddi bir potansiyel sağladığı bir gerçek.

Bu analizlerden ortaya çıkan durum şu; 

patlican.com.tr sitesinin internet dışındaki reklamlarının ( Tv, Outdoor vs.. ) patlican.com alan adına sağladığı trafik ne Avea’nın umurunda ne’de Nokta Internet teknoloji şirketinin.

Bu yazıyı yazmak uzun zamandır aklımda. Şimdi fırsat oldu!

Bloğumu ziyaret eden kişilerin nereden geldiğini takip ettiğimde, Google’ın önemli bir trafik sağladığını kolayca görebiliyorum. Google kullanıcıları bir arama yaptıklarında, benim bloğumda karşılarına çıkabiliyor.

Google’daki ilgili bağlantıya tıklandığında, aramayla ilgili sonucun yer aldığı sayfa açılıyor.

Bu şu anlama geliyor.

Bir internet kullanıcısı geldiği web sayfasının tam olarak hangi web sitesine ait olduğunu bilmeden içeriğe ulaşıyor.

Bunları neden mi anlatıyorum?

Bir çok ziyaretçi yazımı okuduktan sonra, bu yazıyı yazan kişinin bir blogcu olduğunu anlamıyor.

Örneğin Genel Kurmay’ın web sitesi ile ilgili yazdığım yazıya yorum yapmayıp, iletişim sayfasına gelerek “Sn.Paşam sizlere güveniyoruz. Ülkemizin garantisi sizlersiniz” şeklinde mesajlar gönderen bir çok kişi oldu.

Veya bir şirketle ilgili yazdığım yazıyı okuduktan sonra, okuduğu sayfanın o şirkete ait olduğunu düşünüp iletişim bölümünden ilgili şirkete teşekkür veya eleştiri mesajları atanda oluyor.

Sizin anlayacağınız bloğunuzu sürekli takip etmeyen veya blog kavramından haberdar olmayan bir çok internet kullanıcısı sizin bloğunuzu ziyaret ediyor. Ama sizin bir blog yazarı olduğunuzu anlamadan bloğunuzu terk ediyor.

İlginç ama gerçek.

Bari sen yapma bu hatayı Türk Hava Yolları!

2007_06_25.gif


THY internette güzel işler yapıyor. Yanılmıyorsam iki sene önce bize de ( Netpoint Interactive ) gelen ihaleye katılım çağrısını ve şartnameyi incelediğimizde THY’nin internet adına olumlu hazırlıklarda olduğunu anlamıştık.

THY web sitesi geçtiğimiz sene yenilendi. İçerikler genişletildi. Uluslararası bir şirket olmanın bir çok gereği yapıldı.
Gerek site içeriği gerekse rezarvasyon sistemi olarak çok iyi işler yapıldı.

Geçtiğimiz aylarda açılan blog ise vizyon olarak çok başarılı bir işti.
Blogdaki müşteri yorumları arasında olumsuz hiç bir yazı olmaması biraz dikkat çekiyor olsa da şu an için bence kabullenilebilir bir durum.

Başlıkta bahsettiğim hata ise yukarıda gördüğünüz görüntüde yer alan, THY Türkçe sayfalarına girdiğinizde yukarıda yazan Turkey ifadesi. Yabancı dilde bile Türkiye denmesi gerekirken, Türkçe bilenlerin ve biz Türklerin girdiği Türkçe sayfalarda Turkey yazması bence yanlış uygulama.

THY’nin bu hatayı bir an önce düzeltmesini ümit ediyorum.

Özür ve umut!

Özür diliyorum. Çünkü görüşlerime değer veren arkadaşların e-posta ile gönderdikleri “web sitemi”, “web projemi”, “bloğumu” değerlendirimisiniz şeklindeki taleplerini tam anlamıyla yerine getiremedim. Bu ara sık yazı yazamadım..

2 hafta boyunca İzmir’de tatildeyim. Bol blog yazılı ve kendi adıma bol fotoğraflı bir tatil geçmesini umut ediyorum.

Bu arada hâlâ bitiremediğim ÇIPLAK SOHBETLER kitabını mutlaka bitireceğim. Bu kitabı hâlâ almadıysanız mutlaka almanızı tavsiye ediyorum. Benim gibi 5 ayda değil hemen okursanız çok daha iyi olur tabi…

tnn.net yenilendi!

Türkiyedeki ilk internet servis sağlayacılar kimler di? diye sorarsanız benim aklıma turk.net ve Superonline gelir.
Büyük bir gruba bağlı olmadan çalışmalarına başlayan Turk.net’in hisselerinin çoğu daha sonra Sabancı grubu tarafından satın alınmıştı.

Ses hizmetlerinin Telekom’un tekelinden çıkmasından sonra bir çok internet şirketi gibi Sabancı grubuda bu şirketinin ismini Telekom olarak değiştirdi.

İşte o noktada Sabancı Telekom’un portal’ı tnn.net olarak adlandırıldı. turk.net ise internet servisleri için kullanılan bir marka oldu.

Turk.net’in bugüene kadar olan süreci özetle bu şekilde.

tnn.net’in yenileneceğini geçtiğimiz haftalarda duymuştum. Bugün yenilendiğini fark ettim.

tnn.net günümüzün ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak site tasarımını genişletmiş. Görünümü daha sade bir hale getirmiş. Ajax uygulamalarıyla özellikle ana sayfadan alt sayfalara ulaşırken daha kısa bir yol oluşmasını sağlamış.

Yola çıktığı ilk günden beri görsel tasarımlarını çok beğendiğim tnn.net ( eski turk.net ) yine başarılı bir tasarımla karşımıza çıkıyor.

fatihaltayli.com.tr

Fatih Altaylı Sabah’tan ayrıldıktan sonra ne yapacak? sorusunun cevabı belli oldu.
Superonline ana sayfasında gördüğüm küçük banner’a ( banner’dan ziyade Superonline’a bağlı gibi gözüken bir görsel ) tıkladığımda Fatih Altaylı’nın bloğunu öğrenmiş oldum.

Fatih Altaylı’nın yazılarına yorum yapılabiliyor olması ve site tasarımında yer alan sağ tarafta yazıların kronolojik olarak sıralanması bence blog olarak nitelendirilebilir.

Her yazıyı tek tek okumasamda bu yazıyı ve yapılan ilk yorumu okumak bana yetti.

Gözüken o ki Fatih Altaylı yazılarına gelen yorumları sansürlemiyor. Beğenmediklerini elemiyor.
Yorumları bizzat kendimi kontrol edip yayına alıyor, yoksa siteyi yöneten kişi/ekip mi bilemiyorum.

Fatih Altyalı seviyesinde bir gazeteci’nin yazılarını yoruma açmaktan çekinmemiş olmaması bence internet’in ve blogların şeffaflık/samimiyet ruhuna tam anlamıyla uymuş.

Gazete sitelerinde haberlere yorum yazılması alışığız. Ancak köşe yazarlarına yorum yapılması pek te mümkün olmuyor.
Bu açıdan Fatih Altaylı’nın web sitesi de bir ilk’i gerçekleştiriyor.

Sitenin teknik yapısına baktığımda bir çok eksik olduğunu söylememde fayda var.

Google dostu yapıda olmaması ve RSS olanağı sunmaması gözüme çarpan önemli eksikler arasında yer alıyor.

Fatih Altaylının sadece web sitesi ile ses getiren işler yapması internet’in gelişimi için faydalı olacaktır.

Kendisine web sitesinde başarılar diliyorum.

Bu arada Superonline’da Fatih Altaylı’nın web sitesine link verilmiş olması “Fatih Altaylı Akşam grubuyla mı anlaştı?” sorusunu da akla getiriyor.

Alogaranti’nin ana menüsü işe yarıyor mu?

Garanti Bankası’nın 444 0 333 no’lu telefon bankacılığı şubesinden yapmak istediğim işlem;
Değişen kredi kartımda soyadım yanlış yazıldığı için kurye tarafından getirilen ancak benim teslim almadığım yeni kredi kartının üstündeki Soyadımı düzeltmek.

Telefondaki menüleri okuyan otomatik sistem “Kredi Kartı İşlemleri için 3′e basınız” diyor. Burada alternatif alt menuler var. Her biri kart numaramı istediği için hangisine numarasız ulaşırım diye telefonu 5 defa kapatıp tekrar aramak suretiyle şansımı deniyorum.

Sonuca ulaşamayınca sinirlenip 444 0 338′den Garanti Bankası haklı müşteri hattını arıyorum.
Alo Garantide uygun menü bulamadığımı, biliyorsa telefondaki kişinin söylemesini sitiyorum.

Oda bana aynen şunu diyor “5 numaralı Internet şubesi destek hattı ve diğer işlemler seçeneğinden sonra 4′e basın”

Bende telefonu kapatıp tekrar Alogarantiyi arıyorum.
5 numaralı menüde diğer ifadesi geçmiyor. “Internet şubesi destek hattı ve parakart işlemleri için 5′e basın” diyor.
5′e basınca diğer işlemler için 4′e basıyorum. Ve müşteri temsilcisiyle karşılaşıyorum.
Yani kart numaram veya telefon şifrem yoksa yapmam gereken 5′e daha sonra 4′ü tuşlamam.
Ancak 5numaralı menüden bunu anlamam imkânsız.

Bu kadar zahmetten sonra soyadı hatasını ancak şubeyi aramak suretiyle değiştirebileceğimi anlıyorum.

Sonuç.

Alo Garanti Şubesinin 5 numaralı menüsünde “diğer işlemler” ifadesi olmalı.

İnsan şunu düşünüyor. Alogaranti gibi işlek bir sistemin ana menüsü nasıl olurda bu kadar hatalı hazırlanır.
Şuda bir ihitmal tabi. Kart numarası, telefon şubesi olmadan işlem yapmayı ne kadar zor yaparsak insanlar okadar çok bu numaraları öğrenir.

Eee peki benim durumumda olan  ne yapacak?

30 dk uğraş canım sende. Ne olacak ki???

Avrupa’da genç girişimci seçilmek için kaç yaşında olmak lazım?

e-posta kurutma statcounter.com’dan gelen bir mesaj şunu söylüyordu;
“Değerli Statcounter kullanıcısı. Statcounter.com’un arkasındaki kişi olan Aodhan Cullen Businessweek tarafından gerçekleştirilen Avrupanın genç girişimcisi anketinde yer alıyor.  Kendisine oy vermek için şu bağlantıya tıklayın”

Aodhan kendisi de kullanıcılara ithafen birkaç cümle yazmış mesajda.

Bloğumun analizinde statcounter ve Google kullanıyorum.
Statcounter gayet başarılı bir ücretsiz servis.

Burada gündeme getireceğim asıl konu şu.

Businesweek’in web sitesindeki anketinden göreceğiniz gibi adaylar 25 yaşında ve 25 yaşının altında.

Ülkemize bir bakalım. Ünivirsetiye girme yaşı 18.

22 yaşında mezun olabilirsiniz. Askerliğiniz en iyi ihtimalle 6 ay.

Yani maksimum bir performansla 23 yaşında bir şirket kurma şansınız var.
2 sene içerisinde de “Yılın genç girişimcisi” sıfatını hak edebilecek bir iş başarmış olmanız gerekiyor.

Burdan şu sonuçları çıkatabiliriz.

1- Avrupada başarılı bir girişim yapmanız için üniversite bitirmeniz gerekmiyor.
2- Avrupada bir girişim yapmanız için sermaye fırsatları ülkemize göre çok daha fazla.
3- Avrupada 25 yaşını doldurmamış iş adamlarının yaptıkları ciddiye alınıyor.

Bunlar benim ilk aklıma gelenler.

Ülkemizi yönetenler meclise girecek 3-5 genç arkadaş için Milletvekili seçilme yaşını 25′e indirme çabası göstereceklerine, 25 yaşında başarılı olabilmeleri için gençlerin ve girişimcilerin önlerini açsalar daha iyi olur.

Yabancı büyük sermaye gelip Türkiye’de büyük yerli sermayeye ait bir şirketi satın aldığında bu işler pek olmuyor demekki. Orta ve ileri yaştakilerin, tabiri caizse, sıtkı sıyrılmış. Artık yatırım yapmak yerine para piyasalarına yöneliyorlar.

Yapılması gereken hevesi, heyacanı, azmi olan gençlere fırsatlar sunmak.

Bu arada KOSGEB, Tubitak gibi kuruluşlardan iş kurmaya ve yönetmeye yönelik teşfik alabilen 25 yaşın altında birisini bilen veya duyan varsa lütfen yorumlarıyla katkıda bulunsun.

Blog yazan yönetici var mı sorusuna bir cevap buldum!

Bu aralar bloğumu güncel tutamıyorum. Gerek iş gerek özel hayatımdaki yoğunluk haliyle yansıyor blog yazıları performansıma.

Bloğumun yönetim ekranında biraz önce farkettiğim bir bağlantı sayesinde BSH Ev Aletleri Kurumsal İletişim Müdürü Fatmanur Erdoğan’ın kişisel bir blog yazdığını farkettim.

Fatmanur hanım ile BSH ile ilgili bir proje için yapmış olduğumuz görüşmede tanışma fırsatım olmuştu.

Fatmanur Erdoğan ”Kariyer ve Yaşam Dengesi Üzerine Profesyonel Tavsiyeler” şeklinde özetlediği Kariyer Yolculuğu adlı bloğunda özellikle gençlere yönelik tavsiyeler yazıyor.

Özellikle Kurumsal şirketlerde önemli birikimler edinmiş yöneticilerin gençlerle yakın temasta olması, onlara iş hayatı ile ilgili daha somut tavsiyelerde bulunması çok güzel.

bigpara.com yenilendi!

ekolay’ın ekonomi bölümü bigpara yenilenmiş.
Video&Podcast bölümü, güncel haberler, gibi ekonomik veriler dışında bu verileri etkileyen gelişmeleri daha kapsamlı bir halde sunmaya başlayan bigpara’da kullanım kolaylığı getiren ajax uygılamaları da dikket çekiyor.

Gündem haberleri, şirket gaberleri ve uzman görüşleri içeriklerini RSS ile takip edebiliyorsunuz.

Bigpara’nın sürekli takipçi olmasam dahi benim adıma bu haliyle çok daha fazla takip edilebilir bir yapıya büründüğünü söyleyebilirim.

Ekonomik gelişmeleri çok daha yakından takip edenler için ise vazgeçilmez bir içerik olduğunu söyleyebilirim.