Yazıma başlamadan önce kısa bir açıklama yapmamda fayda var. Ben Second Life oyununu hiç oynamadım. Oyun hakkında bilgim işim gereği konuyu takip etmemden kaynaklanıyor.
Bu oyun hakkında benden daha az bilgili olanlar için biraz bilgi verecek olursak;
Second Life internet üzerinde oynanabilen üç boyutlu, insanların kendilerine gerçek hayatlarının dışında siber bir yaşam oluşturmalarına yönelik oyun. Oyun içerisinde çeşitli mekânlar oluşturmak, sosyalleşmek mümkün.
Bu oyunda ilerleyebilmek, daha doğrusu daha kaliteli bir yaşam sürebilmek için para harcamanız gerekiyor. Oyun ile ilgili çeşitli hizmetler ve danışmanlıklar veren kişilerin gerçek dünyada da para kazanabildiğini duyuyoruz.
Marketing Türkiye dergisinde bir kaç aydır Özgür Alaz’ın Second Life ile ilgili yazılarını okuyoruz.
Marketing Türkiye gibi önemli bir derginin bu konuyu içerik haline getirmesi Vestel ve Garanti Emeklilik gibi şirketlerin ilgisini çekmiş olacak ki bu şirketler oyun içerisinde marka olarak yer almaya karar vermişler.
Teknoloji ve internet konularında içerik sunan bazı web sitelerinde, gazetelerde ve bilgisayar/internet konulu yayın yapan bazı dergilerde konuyla ilgili haberler yayınlanmış. Bende bu konu ile ilgili Vestel ve Garanti Emeklilik haberlerini ilk defa geçtiğimiz günlerde gazetede okumuştum.
Takip ettiğim internet ve pazarlama konulu bloglarda bu haberlerler ilgili bir yorum’a rastlayamadım.
Google’da arama yaptığımda, Vestel’in kendi web sitesinde başarıyla yürüttüğü basın bültenleri sayfasında yayınlanan bu haberi aynen kendi bloğuna taşıyan bir kaç kişiyi ve Garanti Emeklilik web sitesinde yer almamasına rağmen bir şekilde internetten ilgili haberi bulup bloğuna taşıyan kişileri, bu gelişmeleri yorumlamış olarak saymazsak, Bildirgec.org’da yayınlanan bu yazı hariç konuyla ilgili hiç bir blogcu yorumuna rastlayamadım.
Second Life’da bir Türk markasının yer alması o markaya ne katar? Oyunun içinde yer alan markaya bir değer üretir mi? Bu şirketlerin potansiyel ve mevcut müşterileri gözünde marka algısını olumlu etkiler mi?
Aklıma ilk gelen sorular bunlar.
Benim ilgi alanıma en çok giren soru ise şu;
Bu gelişme neden blogcuların gündemine girmedi?
Bu soruya verilebilecek cevaplar şu şekilde olabilir;
1- Bu konuyla ilgili yorum yazabilecek blogcular Second Life oyununu çok fazla bilmedikleri için konuya yorum getirmemeyi uygun görmüş olabilirler.
2- Bu haber blogcuların çok da ilgilerini çekmemiştir. Ve kendi bloglarında yorum yazmamışlardır.
3- Sadece basın mensuplarına duyurulan bu haber blogculara da duyurulmadığı için blogcuların bu gelişmeden haberi olmamıştır.
4- Blogcular bu gelişmeden kendileri bir şekilde haberdar olmuştur. Ancak bu şirketlerin kurumsal iletişim yetkilileri ve/veya PR ajanslarıı bu konuyu basın mensuplarına duyurduğu gibi gibi blogculara duyurmadığı için bu konu hakkında yazı yazma gereği duymamışlardır.
Her blogcunun cevabı farklı olabilir.
Ancak kesin olan şu ki blogcuların gündemine girmek o kadar da kolay değil.



Beşinci maddeyi de eklemem gerekir sanırım.
5- Blog yazarlarının bir çoğu tatil nedeniyle fazla yazı yazmıyor.
Merhaba Murat Bey,
Aslında bu konuyu yazmaya niyetim vardı ama “Partilerin Bilişime Bakış Açıları” adlı yazı dizimi bitirmeyi bekliyordum :).
Kişisek fikrim; 7 milyonun üzerinde bir kitle doğal olarak markası olan şirketlerin ilgisini her zaman çekecektir. Nitekim, Vestel ve Garanti Emeklilik te bunu görmüş olmalı. Second Life’ta yer almalarını, firmaların markalarına değer katacak bir girişim olarak değerlendiriyorum.
Sevgi ve saygılarımla.
evet bende durumdan haberdar olmuştum hem bildirgeçten hem haber sitelerinden fakat yazma gereği duymamıştım.1 ve 4. maddenin ikiside geçerli.
1. madde geçerli çünkü second lifeı oynamadım.Vestel oyunda nereye koydu bu reklamı işlevi nedir.Kulaktan duyma bilgime göre oyun gelişmiş bişeymiş acaba şube gibi bişey mi açtı bilmiyorum bilgim yok.
4. madde geçerli çünkü adam reklam yapmış zaten birde biz niye bu reklama ayak uyduralım.Türkiyede second life oynayan kaç kişi var acaba ?
iyi günler
Bu markalar Second Life oyuncularına ulaşmaktan ziyade, bu çalışmaların oluşturacağı haber ve ağızdan ağıza etkisinden faydalanmak istemiş olabilirler.
Vestel uluslararası bir marka olduğu için tüm oyuncular hedef kitlesi. Ancak Garanti Emeklilik yerel bir marka. Daha doğrusu yerel bir hizmet. Vestel ve Garanti Emekliliği analiz ederken bu ayrıma da dikkat etmekte fayda var.
O dönem (iki hafta önce) çalışmakta olduğum Goldaş’ı da Second Life projesine dahil etmek için çalışmalarımız olmuştu, Vestel’in adasını da tasarlayan Brand İnstitue ile irtibata geçmiş ve proje maliyetlerini incelemeye almıştık, Lakin sıcak havalardan olsa gerek
kendi bloğumda yayınlama ihtiyacı duymadım.
Goldaş’ın projeyi devam ettirerek SL’de yerini alacağını düşünüyorum.
Sevgili Emre,
İnteraktif ajans ortağı ve markalara yıllardır internet projelerini anlatmaya çalışan biri olarak, markaların interneti kullanma şekillerinin reklamcılık bakış açısından öteye gidemediğini söyleyebilirim.
İlk bakışta merak uyandıran, popüler ama devamı olmayan, internetin sunduğu fırsatları kullanamayan çalışmalara yöneliyor genelde markalar. Bence Second Life’da bu şekilde. kendi web sitelerini müşteri odaklı olarak oluşturmayan bir çok marka, sanki her şey bitmiş gibi popüler konulara yöneliyorlar.
Vestel teknoloji odakllı bir portal açabilir.
Garanti Emeklilik tatil, hobi, fotoğraf vb. gibi insanların iş hayatında ancak boş zaman bulduklarında yapabildikleri konulara odaklanan bir portal açabilir.
Goldaş kadınlaraın ilgisini çekebilecek portal oluşturabilir.
Bu siteler portal değil blogda olabilir.
Bizim Hobi Kozmetik için hazırladığımız www.hobby.com.tr portalına her gün sadece google’da bir arama yaparak ulaşan kişi sayısını ve bu kişileri bir siteye çekmek için harcanması gereken reklam bütçesini duysanız şaşarsınız.
Haber değeri taşıyan, gündeme gelen, merak edilen işler yapmak tabiki güzel.
Ama internet bunların fazlasını sunuyor.
Yorumun için teşekkürler.
Second Life oynayan veya takip eden çok blogcu olmamasından ya da yaz olması; blogcuların tatile gitmelerinden dolayı yazı yayımlama periyotlarının uzamasından, konu edilememiş olabilir.
Second Life oynuyor değilim, fakat SL’de Star Gazetesi’nin de bir bürosu var. İkinci Hayat yükseliş trendini, Türkiye’nin tek sanal muhabirinin yazılarından ve yenilenen slturkiye.com‘dan arada takip ediyorum. İnteraktif platformda Türk firmaların böyle alanları kullanma becerilerinin artmasını görmek beni sevindiriyor.
Vestel banner’ı slturkiye.com headerında bir süredir dönüyor.
Second Life’a seçimler de yansıyor, anket sonuçları reel dünyadakiyle yakın gözüküyor. Hatta bu platformu kullanabileceğini fark eden bir vekil adayını bile bünyesinde bulundurmaya başlamış.
İstanbul’dan bağımsız milletvekili adayı Merih Eskin Türkiye’den Second Life’a dahil olan ilk Türk politikacı oldu. Türk kullanıcılarının yoğun olarak bulunduğu Brand Institute adasında sanal bir seçim ofisi kuracak ve buradan yayınlanacak seçim broşürü ve reklam panoları aracılığıyla SL’deki Türk kullanıcılara hitap edecek, tişörtler dağıtacakmış…
Siyasi partilerin internet kullanımını Ak Parti’nin İnternet Reklamları yazınızda eleştirirken; Second Life gibi bir ortamda propaganda yapabilmeyi akıl eden bir vekil adayının, hatta bunu yapanın bir bayan olmasını; internette alan kullanımı ve çok kişiye erişimde yakalanmış iti bir fırsat ve sevindirici bir başka gelişme olarak görüyorum. Sizce de öyle değil mi?
Merhaba Murat,
Vestel’e web pazarlama danışmanlığı veren bir firma yöneticisi olarak sanırım buradaki bazı sorulara cevap vererek Vestel’in internet vizyonunu sizinle paylaşabilirim.
Öncelikle şunu belirteyim, Second Life’da hali hazırda 7.2 milyon uluslararası kullanıcı var; secondlife.com’dan bakılırsa kullanıcı sayısının sürekli arttığı görülebilir. Ayrıca kayıtlı 1500 Türk var. Bir o kadar da Türkiye dışından Second Life’a kayıt olmuş Türk oyuncu var.
İnternet kısa zamanda çok sayıda kullanıcıya ulaşmayı sağlayan önemli bir mecra. Bu nedenle dünyaya açılmış birçok marka interneti giderek daha yoğun bir şekilde kullanmaya başladı.
Bunun yanında, günümüzde gençlere ulaşmak isteyen markaların sanal dünyayı göz ardı etmesi düşünülemez. Gençlere erişmenin en etkili yollarından biri hepimizin bildiği gibi internet. Gençler, günümüzde klasik iletişim mecralarındansa yeni kanallara yöneliyorlar. Bu grubun internet kullanımı diğer tüketicilere göre 3 kat fazla.
Vestel, “Teknolojinin Türkçesi” vizyonu doğrultusunda en ileri teknolojiyle tüketici dostu ürünler geliştiriyor. Vestel markası, dinamik, atak, yeniliklere hızlı adapte olan kimliğiyle genç bir ruha sahip; bu nedenle gençlerle aynı dili konuşuyor. Bu noktadan yola çıkan Vestel, “gençlerin ve kendini genç hissedenlerin markası” olarak yoluna devam ediyor.
Dolayısıyla Vestel olarak gençleri teknolojiyle buluşturan her mecrada yer alacağız; gençlere ulaşabilmek için klasik mecraların yanı sıra interneti de yoğun biçimde kullanmaya devam edeceğiz. Ayrıca markaların hedef kitlelerinin ilgisini çekebilecek, fayda sağlayan odaklı portaller açması fikrini çok doğru buluyorum. Bu konuda da Vestel’in çalışmalar yaptığını ve önümüzdeki dönemde çok farklı projelerle online mecrada yer alacağını belirtmek isterim.
Sevgili Yılmaz,
Yazıda değil ama yazıyla ilgili gelişen sohbetteki bir yorumumda şu ifadeyi kullandım;
“İlk bakışta merak uyandıran, popüler ama devamı olmayan, internetin sunduğu fırsatları kullanamayan çalışmalara yöneliyor genelde markalar. Bence Second Life’da bu şekilde. kendi web sitelerini müşteri odaklı olarak oluşturmayan bir çok marka, sanki her şey bitmiş gibi popüler konulara yöneliyorlar.”
Bu yorumda Vestel’e bir atıf olmadığımı okuyuculara belirtmemde fayda var. Vestel’in web sitesinde yaptıklarını takip ediyorum. Internet’i etkili kullanmaya çalışan Vestel’in internet’i doğru kulanmanın “Parayı bastırıp oraya buraya banner reklamı vermek” olmadığını bilebilecek kadar doğru ajanlarla çalıştığı açıkça ortada.
Vestel’in yeni projelerini merakla bekliyorum.
Yorumunla sohbete katıldığın için çok teşekkür ederim.