Aylık Arşiv October, 2007

Magiclick’ten Facebook uygulaması

Fortis Türkiye Kupası heyecanı yeşil sahalardan sonra sanal ortamda da devam ediyor. Fortis Türkiye Kupası Tahmin Oyunu ile futbolun neşesi ve eğlencesi Facebook’a taşınıyor.

Günden güne artan kullanıcı sayısı ile son dönemin en popüler sanal buluşma ortamlarından biri olan Facebook’ta, Türkiye’nin ilk marka uygulamasını Fortis yaptı. Facebook için özel olarak geliştirilen Fortis Türkiye Kupası Tahmin Oyunu’na, ilk üç günde 4.500′ün üzerinde kullanıcı katıldı.

Facebook’ta grup maçlarının hemen öncesinde hayata geçirilen uygulama ile, kullanıcılar fikstüre uygun olarak maçlar için skor tahmin yapabiliyor. Buna göre her maç haftası sonunda skor tahminlerini en iyi yapanlar sıralanacak.

Türkiye’nin interaktif teknoloji ve pazarlama sektörünün lider oyuncusu MagiClick Digital Solutions tarafından Fortis için gerçekleştirilen uygulama, Facebook’ta Türkiye’de bir marka tarafından yapılan ilk uygulama olma özelliğini taşıyor.

Facebook uyggulaması için adres:
http://www.facebook.com/apps/application.php?id=14555325340&b&ref=pd

Google’dan 29 Ekim Logosu

071029_google.jpg

Google 29 Ekim’e özel Türk bayraklı logo yayınladı.
Google Türkiye’ye teşekkürler.

Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun!

2007_03_18_2.jpg

İMKB’de sadece 4 şirket Facebook’tan değerli

facebook

Kısa sürede Türkiyedeki internet kullanıcılarının da gündemine giren, gazetelerde ve televizyon kanallarında sohbet programlarında konuşulur hale gelen Facebook, ha satıldı ha satılacak derken beklenen haber geldi.Facebook’un yüzde 1,6’sı 240 milyon dolara Microsoft’a satıldı.Bu haber, bırakın haber’i sadece haber’in başlığı bile Türkiyede şirketlerin internet’e nasıl bakması gerektiği için bir ders niteliğinde.

Facebook gerçeğini özetlemek gerekirse;

  • Facebook kurulalı 3 sene olmuş.
  • Kurucusu genç girişimci Mark Zuckerberg Harvard Üniversitesi’ni tamamlamamış.
  • Türkiye’de %100′ü 240 milyon dolar eden kaç şirket var?
  • İMKB’de 336 şirket işlem görüyor. Facebook’un değeri 332’sinden daha fazla.

Yani ABD’de üniversite bitirmeyen bir genç’in 3 sene içerisinde Dünyaca tanınan, Türkiyede Ekonomin kalbi olarak kabul edilen IMKB’deki 332 şirketten daha değerli olabilecek bir şirket kurma fırsatı var.

Mark Zuckerberg denilen bu girişimci çok mu zeki? Hiç kimsenin aklına gelmeyen fikirleri mi var? Babasından miras kaldı da o parayla şirket mi kurdu?
Bu soruların hepsinin cevabı hayır.

Gerçek olan şu; ABD’de iyi bir fikriniz var ise ve somut br proje ile ortaya çıkabiliyorsanız girişimci olarak sizin önünüzü açacak onlarca sermaye grubundan destek alma şansınız var. Risk sermayesi olarak adlandırılan bu sistem maalesef ki Türkiye’de yürümüyor.

Yavuz Semerci Marketinist’te ki seminerinde anlattığı, Gazeteport için Türkiyede risk sermayesi ararken, sermaye vererek ortak olabilecek şirketlerin onlarca garanti talebinde bulundukları anlatarak risk sermayesinin ruhuna aykırı bir durumla karşılaştıklarını, bunun için yurt dışından bir risk sermayesi ile işe başladıkları ile hikayesi belkide bu durum için en güzel örnek.

Türkiyedeki genç girişimcilere bakış açısını, iş yapma anlayışını ve para kazanma kültürünü tartışmaya girersek bir yazıyla işin içinden çıkmamız mümkün değil.

Deveye sormuşlar neren eğri? Oda cevap vermiş nerem doğru ki? misali ekonomimizin neresi iyi ki internette bir şeyler olsun diyebilirsiniz. 

Ancak şunu unutmamak gerekiyor.
Tarım ülkesi olmaktan sanayi ülkesi olmaya geçemeyen Türkiye, Bilişim ülkesi olma fırsatını da kaçırmakta.
Yani her zaman olduğu gibi kaçan trenlere arkadan bakacağız gibi gözüküyor.
Bu sorunlarımızı aşabilmemiz için ciddi Devlet politikaları gerekiyor.

Ancak şirketler için çözüm kendi içlerinde. Yani çok daha basit.

Microsoft gibi dev bir şirket, 3 senelik bir şirketin %1,6’sını satın almak için 240 milyon dolar öderken Kobilerimiz bir katalog bütçesini, reklamveren şirketlerimiz bir tam sayfa gazete ilanı bütçesini bir yıllık internet çalışmaları için ayıramıyorsa ortada ciddi bir hata olduğunu bir an önce farketmeleri gerekiyor.

Zülfü Livaneli bu pazarki yazısını şu sözlerle bitirmiş;

Türkiye; cehaletin bilgiye, kabalığın nezakete, ilkelliğin gelişmişliğe tercih edildiği bir ülke haline geldi.

* Bu yazıma ilham kaynağı olan ve yazı başlığını alıntı olarak kullandığım Ufuk Korcan’ın Referans gazetesindeki başarılı haberini okumanızı tavsiye ederim.

Hükümet istedi RTÜK yasakladı

Hürriyet’te okuduğum bir haberi sizlerle paylaşmak istedim;

Hükümet, PKK’nın Hakkári’deki saldırısıyla ilgili haberlere yayın yasağı getirdi. Hükümetin kararını, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, bir yazıyla RTÜK’e bildirerek, radyo ve televizyon kuruluşlarına iletilmesini istedi.

Bu istek üzerine RTÜK’ten yapılan açıklamada şöyle denildi: “21 Ekim tarihinde Hakkári’nin Dağlıca bölgesinde meydana gelen terörist saldırılarla ilgili olarak; kamu düzenini ve halkın moral değerlerini olumsuz etkileyen, güvenlik güçlerine dönük zaaf imajı yayan, toplumsal psikolojiyi olumsuz etkileyen radyo ve televizyon yayınlarının, toplumsal sorumluluğa ve duyarlılığa uygun yayın anlayışı temelinde, güvenlik güçlerinin moral değerlerinin yüksek tutulması, toplumsal psikolojinin olumsuz etkilenmemesi ve çocukların ruh sağlığının korunması amacıyla 3984 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun 25. maddesi gereğince durdurulması uygun görülmüştür.”

Bu arada Kanal D Ana Haber Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Birand karara tepki gösterip, “Soyut ifadelerle peşin bir yayın yasağı getiriliyor” dedi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) de, “Tipik sansür uygulaması” açıklaması yaptı, uygulamanın yasaya aykırı olduğunu belirtti.

Kaynak: Hürriyet

Bir milyon Türk bayraklı profil!

Bloğumu takip edenler toplumsal olaylara ve sorunlara her vatandaş gibi duyarlı olduğumu bilirler.
Yazılarımda uzmanlık alanımdan uzaklaşmamaya çalışırım.
Gündemdeki olaylar ile ilgili benimde fikirlerim ve görüşlerim var elbette.
Ancak siyaset, ekonomi ve güvenlik konularında benden daha iyi yorumlar sunabilecek yüzlerce araştırmacı, basın mensubu hatta blog yazarı var.

Bu sebeple uzmanlık alanım dışındaki konuların detayına hiç girmedim. Girmeyi de düşünmüyorum.

Ancak “Terörler Mücadele Kahramanlarına Destek” ve “Genel Kurmay’ın web sitesi” konulu yazılarım Google’da yapılan aramalar sonucu üst sıralarda çıkıyor.

Ve insanlar bir şekilde ( Google’dan yaptıkları aramalar sonucu) benim bloğumu ziyaret ediyor.

Bazıları benim gerçek kimliğimi, yani interaktif pazarlama konusunda hizmet veren bir ajansın ortağı, bir danışman ve bir blogcu olduğumu anlıyor. Ve sadece toplumsal olayalara ilgimden dolayı teşekkür ediyor.

Bazıları ise benim ve bloğumun TSK ile ilgisi olabileceğini düşünerek temennilerini ve üzüntülerini mesaj olarak gönderiyor.

Benim internet kullanıcıları için önerim facebook.com…

Ortak görüşleri ve düşünceleri paylaşabileceğiniz bu platform’a girin. Görüşlerinizi, temennilerinizi yazın.

Örneğin yeni oluşturulmuş bir grup var.

29 Ekim e kadar 1.000.000 Bayraklı profil.

Sizde üye olun. Görüşlerinizi başkalarıyla paylaşın…

Terörle mücadele kahramanlarına destek kampanyası

Bu aralar blog yazılarına fazla vakit ayıramadığım için Habertürk’ün bu güzel kampanyasına değinemedim.
Habertürk’ün kampanyası ile Terörle mücadele sırasında şehit düşen ve gazi olan kahramanlarımıza ve ailelerine bir nebze destek olabilmek hedefleniyor.

Turkcell ve Avea kullanıcıları DESTEK yazarak, 5610′a, Vodafone kullanıcıları DESTEK yazarak, 5630′a mesaj göndererek 5 YTL katkıda bulunabilir.

Habertürk’e ve kampanyaya destek olan herkese teşekkürler. 

BarCamp Türkiye`de

BarCamp Türkiye’de ilk etkinliğini düzenliyor.

Konuyla ilgili detaylı bilgi için,
http://www.kurumsalhaberler.com/barcamp/bultenler/barcamp-turkiyede

İnternet haberlerinde aktif bir gün

Bugün kurumsalhaberler.com’da internet ile ilgili bir çok basın bülteni yer aldı.
Sizlerle paylaşmak istedim..

Kurumsalhaberler.com Altın Örümcek Web Ödülleri`ne sponsor oldu!

Sigortam.net’ten bayram hediyesi: Kasko, sağlık ve konut poliçelerindeki kampanyalar yoğun ilgi üzerine 31 Ekim tarihine kadar uzatıldı

Türkiye’nin en büyük video paylaşım ortamı izlesene.com yenilendi

İstanbul.Com ve Google, İstanbul Markasının Dünyaya Tanıtımı İçin Güçlerini Birleştirdi

Medya görevini yapmıyorsa siz yapın!

Gerçek bir demokrasi de olmayan ancak ülkemize has bir durum söz konusu.
Toplumun görüşleri ve talepleri sadece seçimlerde verdikleri oylara sınırlandırılıyor.
Meclise giren partiler “Biz oyumuzu aldık. Artık sandalyemiz kadar konuşuruz” bakış açısıyla hareket ediyor.
Halk bir sonraki seçime kadar unutuluyor.
Unutmayanlar ise halk’a gerçek çözümler değil pansuman çareler götürüyor.

Medya siyasetçiyi yönlendirme, halk’ın gücünün sadece seçimlerde ortaya çıkmaması gerektiğini gösterme  fırsatına sahip.
Çözümü Medyanın gerçek görevini yerine getirmesinde aramak lazım.
Medyayı sorunların çözümü için siyasetçiye gereken mesajı vermeye davet etmemiz gerekiyor.

Medyadan ümidiniz yok mu?

O zaman geçtiğimiz günlerde yazdığım bir yazımı hatırlatmakta fayda görüyorum.

Söyleyecek sözü olan bir blog açsın