Bu soruma şu gerekçelerle itiraz edip, “Biz zaten internet’i anladık” diyenler olacaktır;
1- Ülkemizde 6 milyonun üzerinde ADSL abonesi var.
2- İnternet kullanıcı sayısı 17 milyona yaklaşmış.
3- Hemen herkesin bir e-posta adresi var.
4- Bir çoğumuz blog sahibi, diğerleri sosyal ağlarda vakit geçiriyor.
5- İstanbulda web kameralarına bakmadan trafiğe çıkmıyoruz.
6- Haberleri artık internetten takip ediyoruz.
7- Konser, sinema, uçak gibi her türlü biletimizi internetten alıyoruz.
8- Fotoğrafımızı internette bastıryoruz.
9- İşimizi internette arıyoruz.
10- Yirmi otuz yıldır görmediğimiz ilk okul arkadaşımızı internette buluyoruz.
Bunlar gerçek. Doğru.
Birde bu gerçekler ışığında şu sorulara cevap arayalım;
1- Yukarıda listelenen internet nimetlerinden faydalananların çoğu çalışan insanlar mı?
2- Bu insanların bazıları şirketlerde yönetici mi?
3- Bazıları reklam ajanslarında, pr ajanslarında, pazarlama iletişim konusunda uzaman şirketlerde çalışıyorlar mı?
4- Bazıları internet’e yatırım yapmak veya interneti pazarlama amaçlı kullanmak adına şirketlerde karar verici pozisyonda mı?
Bu sorularının tümüne verilecek cevap tartışmasız EVET.
Şimdi asıl sorulara geçelim;
1- Birkaç sermaye grubu ve Teknoloji Holding gibi vizyoner bazı şirketler dışında kaç büyük şirket internette iş yapıyor?
2- Büyük reklam bütçeleri olan şirketler, 3000 civarı haneye konan bir takım cihazlarla ölçümleyebildikleri TV mecrasında yayınlayacakları reklamlara, tirajları esas alıp dikkat çekip çekmediğini bilmedikleri dergi ve gazete reklamlarına, sokakta kaç kişinin gördüğü sadece tahminlerle belirlenen outdoor reklamlarına, sadece ünlü oldukları için onbinlerce dolar ödeyerek fuar stantlarına getirdikleri şöhretlere itibar ederken acaba internet reklamcılığına ne kadar bütçe ayırıyorlar?
3- Birkaç bin kişiye ulaşacak, bir çoğu çöpe giden basılı evrak ve kataloglara onbinlerce dolar harcanırken, iş web sitesi yaptırmaya gelince bütçeler neden bir kaç bin dolara iniyor? Sadece müşteri kazanmak adına neredeyse kâr etmeden kendi ajanslarını kurup çalışan genç tasarımcılar neden itibar göremiyor?
4- Reklamcılık konusunda kendini kanıtlamış Reklam ajansları müşterilerine belirli projeleri hatırı sayılır bütçelerle kabul ettirebililirken, ülkemizde herkesçe başarısı kabullenilmiş İnteraktif Ajanslar doğru projeler yapabilmek adına neden istedikleri bütçeleri kullanamıyor?
Bu noktada şu konunun altını önemle çizmek isterim.
Burada karşılaştırma yaptığım mecralara, uygulamalara ve ajanslara kesinlikle itirazım yok.
TV’de reklam yapmayı, katalog basmayı, büyük reklam ajanslarıyla çalışmayı eleştirmiyorum.
Geleneksel Reklam ve iletişim yöntemlerinin varlığına karşı değilim.
Benim dikkat çekmek istediğim, konu internet olunca, tabiri caizse “dananın kuyruğunun koptuğu yer” olan bütçeler hep kesiliyor, kısılıyor…
Neden?
Çünkü henüz internet’i anlamadık.
Ne zaman anlarız?
Emin olun bende bilmiyorum!