Aylık Arşiv April, 2008

Eğitişim Kariyer Enstitüsü ve pazarlamadunyası.com işbirliğiyle yapılan interaktif pazarlama anketi!

Eğitişim Kariyer Enstitüsü ve pazarlamadunyası.com işbirliğiyle yapılan interaktif pazarlama anketi, 736 kişinin katılımıyla sonuçlandı.

Bu anketin sonuçları ile ilgili benim de bazı yorumlarım oldu. Eğitişim Kariyer Enstitüsü konuyla ilgili basın bülteninde görüşlerime yer vermiş. Kendilerine teşekkür ediyorum.

Anket ile ilgili bilgilere ve diğer yorumcuların görüşlerine kurumsalhaberler.com’da yayınlanan basın bülteninden ulaşabilirsiniz.

Kuralları kim koyuyor? Şirketler mi? Müşteriler mi?

Beni isyan ettiren ikinci olaydan sonra bu yazıyı yazmam şart oldu.
İki farklı şirket. İki farklı sektör.
Ancak tavır aynı.
“Biz kural koyarız. Sen müşteri olarak uyarsın. İşine gelirse.”

İnternet şirketi
Bir internet şirketi ( TTNET değil ) geçen sene modem hediyeli bağlantı kampanyası yapmış.
Babamın şirketi bu kampanyadan yararlanmış.
Modem gelmiş. Abanonelik başlamış. Ancak ortada bir sözleşme yok. ( Babamlara sözleşme gelmemiş, veya gelen doldurulup gönderilmemiş tam emin değilim )
Bir sene dolmuş. Ama internet şirketi aylık fatura göndermeye devam etmiş.
Babamın şirketi de faturayı ödememiş . Bu arada 1 tane de ödemesi gereken fatura ödenmemiş.
İnternet şirketi Babamın şirketini arıyor ve diyalog şu şekilde;
- Bize 3 aylık borcunuz var ödeyin
- Hayır bizim 1 aylık borcumuz var
- Aboneliğinizi iptal ettirmemişsiniz. Ödemek zorundasınız.
- Ben 1 yıl sonrası abonelğimi devam ettiririm, istemediğim zaman haber veririm diye bir sözleşme imzalamadım.
- Hayır bizim sistemimiz bu şekilde. İptal başvurusunu yapmadığınız için ödeyeceksiniz.

Özetle ADSL aboneliğini satan şirket, sattığı pakeitn sözleşmesini takip edip almıyor.
Ama elinde sözleşme varmış gibi, müşterisine kural koymaya kalkıyor.
Hatta avukata vermekle tehdit bile ediyor.
Yani özetle diyorki “Ben kural koyarım. Sen uyarsın”

Kargo şirketi
Bizim şirketten müşteriye fatura gidiyor.
Adres doğru, telefonlar doğru.
Kargo şirketi faturayı geri getiriyor. Adereste bulunamadı diye.
Ancak bu mümkün değil.
Çünkü faturanın gittiği adres koskoca bir holding. Adresi belli, Telefonu belli. Şirkette kimse olmamasına imkân yok.
Biz kendilerine bu sizin hatanız diyoruz.
Onlar bize “Göndeririz ama yine ücret alırız” diyor.
Neyseki ilgili kargo şirketinin şubesindeki kişi insiyatif alıp “ben hallederim” diyor.

Burası Türkiye dedirten cinsten iki olay…

Türkiyenin en önemli internet ve kargo şirketlerinden olanların bu tutumlarını görünce “Ne iletişimi, ne pazarlaması, ne müşteri memnuniyeti?” diye insanın kendi kendine sorası geliyor..

Google Groups’a engelleme

Biraz önce Google Groups’da ye ralan bir grubuma mesaj atmak için Google Groups sayfasına girdiğimde erişimin mahkeme kararıyla engellendiğini öğrendim. RSS okuyucumu açıp, diğer bloglarda konu irdelenmişmi diye bakınca, webrazzi’de Arda Kutsalın konuyu yazdığını, her zaman olduğu gibi yazısına bolca yorum aldığını gördüm.

Site erişimini engelleme konusunu bloglarda çok da doğru tartışmıyoruz.
Bir çok yorumcu internet’te haksız yere kısıtlandığını söylüyor. Haklılar da.
Ancak tartışması gereken mahkeme kararları değil, mahkemeye bu kararı vermek konusunda yol gösteren yasalardır.
Yargı ve hukuk, yasanın gereğini uygulamaktadır.

Asıl tartışılması gereken “internet yasası” diye bilinen yasadır. Bu yasanın çok daha detaylı bir şekilde yeniden hazırlanması durumunda, bu sorunların giderilmesi mümkün olacaktır.

Diğer yandan demokratik hak özgürlükler, ifade özgürlüğü gibi konularda çok fazla görüş bildiren AB’nin, 16 milyon kişiyi ( Türkiyede internet kullanıcı sayısı ) ilgilendiren bu konu hakkında herhangi bir yorum yapmamış olması dikkat çekici. 

Altın Örümcek web ödüllerinin ardından

Altın Örümcek ödülleri geçtiğimiz Çarşamba günü İTÜ Maslak Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde sahiplerini buldu.

Yarışma ve ödül gecesi ile benim notlarım şu şekilde;

1- Ödül gecesine BKM Atölye Mutfak Oyuncuları “Çok Güzel Hareketler Bunlar” isimli gösterileri ile yer aldılar. Tüm katılımcıların büyük keyif aldığı bu gösterilerle birlikte Altın Örümcek web ödülleri gecesi çok daha fazla akılda kalacaktır diye düşünüyorum.

2- Bu sene sponsorların sayısı artmış durumda. Bu yarışmanın çok daha fazla dikkat çektiğinin ve itibar gördüğünün de bir göstergesi.

3- Bazı kategorilere maalesef yeterli ilgi yok. “Biz yarışmaya katılmayız. Ancak bize ödül verilirse geliriz” gibi düşünceler, “Biz kazanamazsak, rakibimiz kazanırsa.. En iyisi hiç katılmayalım” gibi düşüncelerde var.

4- Ödül gecesi en fazla alkışlanan site herhalde www.musaustam.com sitesiydi. Bu siteyimutlaka ziyaret edin. Sitenin ödül almasındaki en büyük pay sahibi sanırım ajansları. Ancak Musta ustanın bu yarışmada sahneye gelmesi ve ödül alması şu mesajı verdi “İş yapıyorsanız, doğru bir web sitesine sahip olun”. Musa  Ustanın web sitesi Türkiydeki bir çok pahalı restoranın web sitesinden güzeldi.  

Ben yarışmanın genelinden memnunun. Bazı site sahiplerinin ve ajansların memnuniyetsizlikleri olabilir. Haklı da olabilirler. Ancak işin geneline baktığınızda, bu yarışma internet’in kurumsal anlamda kullanımına büyük katkı sağlaya bir yarışma.

Ödül alan sitelerin sahipleri olan şirketlere tavsiyem başarılarını ajanslarıyla paylaşmaları. Bir çok projede ajansların emeği çok daha fazla.

Ödül alamayan sitelerin sahipleri ise ajanslarını “Neden ödül alamadık?” diye sorgulamasın. “Altın Örümcek jurisi her şeyin en iyisini bilir” diye bir kural yok. ( Benimde juri üyesi olduğumu hatırlatmak isterim )

Bu yarışma bence siteleri değil sektörü ve başarılı siteler yapmayı hedefleyenleri ödüllendiriyor. İlk üç’ün kim olduğu aslında çok da önemli değil.

Başta Nergis Sungur olmak üzere tüm Doruknet yetkililerini  kutluyorum.