Aylık Arşiv May, 2008

Bilgi Üniversitesi “Internette Halkla İlişkiler” eğitimi

Bilgi Üniversitesinde bu hafta sonu öğrencilere yönelik gerçekleştirilecek olan “Public Relations on the Net” konulu iki günlük eğitim kapamında konuk konuşmacı olarak yer alacağım.

“Internette Web 2.0 ile birlite değişen PR anlayışı” başlığı altında web 2.0 sürecinin internet kullanıcısınınıl etkilediğini, internet’in TV, radyo, gazete ve dergi gibi klasik mecralardan farklılaşan iletişim yöntemlerini konuşacağız.

Bu tip konuların üniversitelerde eğitim süreçlerine katılmasının zamanı geldi de geçiyor.
Bilgi Üniversitesine ve beni konuk konuşmacı olarak davet eden Dr. Aslı Telli Aydemir’e teşekkür ediyorum.

E-ticaret sitelerinin markalaşma ihtiyacı var mı?

2007 yılında başlayan “İnternette bizde iş yapalım” hareketi 2008 yılında da devam ediyor. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik daralma, nitelikli işsiz sayısındaki artış, her geçen gün kepenk kapatan esnaf…
Tablo bu şekilde olunca Türk girişimcisi internet’e iyici kafa yormaya başladı.
Başladı da… Da’sı var..

Özellikle e-ticaret konusunda her gün yeni bir web sitesiyle karşılaşıyorum.
“Bunda ne sorun var?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Sormadıysanızda ben sizin yerinize sormuş olayım.

Sorun şurada. Benim incelediğim bir çok e-ticaret sitesi Kurumsal Kimlik oluşturma ve markalaşma adına henüz hiç bir adım atmamış durumda. Bir çoğu hazır e-ticaret yazılımlarıyla yola çıkmış. Bir şekilde ürün tedariği konusunda bağlantılarını yapmış. Siteyi açmış.
Ancak Marka yatırımı bir çoğunda sıfıra yakın.

Site logolarının çoğu başarısız. Tasarımların bir çoğunda karışıklık hakim. Sitede kampanya yapılırken kullanılan görseller ve metinler tüketiciye doğru mesaj veremez durumda. Kısacası bir çok sitede Kurumsal bir marka imajı oluşturulamamış.

Bu durum siteye ilk defa gelen bir internet kullanıcısını kazanmak adına büyük bir sorun yaşatacaktır.
Özellikle tio.com.tr’den sonra ( cimri.com’da bu pazarı geliştirecek ) internet üzerinden satış yapmak için daha doğru adımlar atılması gerekiyor. 2000′li yıllarda yola çıkıp başarılı olan e-ticaret sitelerinin geçirdiği süreçleri geçirerek başarılı olmak neredeyse imkansız. Artık çok daha farklı adımlar atılmalı, markalaşmayı başaran şirketlerin her zaman daha güçlü olduğu gerçeği internet ortamında da unutlmamalı.

e-ticaret sitesi kuracaklara ve kurmuş olup bahsettiğim sorunları yaşayanlara bir kaç tavsiye;

  1. Logo tasarımının önemini hafife almayın. Logo tasarımı için bir ajans veya konusunda uzman bir freelance tasarımcıdan destek alın.
  2. Sitenin yapımında hazır bir e-ticaret paketi kullanılmış olsa dahi, tasarım içerisinde yer alan görseller ve bannerlar konusunda digital hizmetler sunan bir ajanstan veya bir freelance tasarımcıdan destek alın.
  3. Site içerisinde kullanılan metinlerde Türkçe’yi doğru kullanmaya dikkat edin. Mümkünse bir ajanstan veya freelance metin yazarından destek alın. 
  4. Reklam ve tanıtım için bütçe ayırın. Google gibi kelime bazlı reklam modelleri kullanın.
  5. Kendi kategorilerinde başarılı blog yazarları ile alternatif tanıtım yöntemleri için görüşün. Gözünüzü hurriyet.com gibi yüksek trafikli ancak düşük bütçeli reklamlarla geri dönüş potansiyeli olmayan kanallara dikmeyin.
  6. Siteniz ve kampanyalarınız ile ilgili duyuruları yaparken basın bülteni kullanın. Kurallarına uygun olarak hazırlayacağınız basın bültenlerini ilgili basın mensuplarına, blog yazarlarına ve haber ajanslarına gönderin. Mümkünse basın bülteni hazırlanması konusunda bütçenize uygun bir PR ajansından destek alın.
  7. Göndereceğiniz ilk basın bülteninden sonra haberlerinizin her yerde çıkmasını beklemeyin. Markanızın ( sitenizin ) tanınması için zamana ihtiyaç olduğunu unutmayın.
  8. Internet’in iş yapış sürecini değiştirmiş olduğu gerçeğinin, markalaşmanın değerinin kalmadığı anlamına gelmediğini unutmayın.

Markalaşma sürecinin bu kadar basite indirilebileceğini düşünmek çok büyük bir hata olacaktır. Ancak özellikle küçük girişimcilerin sınırlı bütçelerle yola çıktığını düşündüğümüzde, bazı temel kuralları unutmamalarında fayda var.

Ticari Teknolojiler Kongresi “Internet ve Medya” paneli

Ticari Teknolojiler Kongresi
Bu hafta sonu ( 23-25 Mayıs ) Ankara’da önemli bir organizasyon gerçekleşecek. İnternet ve E-ticaret sektörünün önde gelen kuruluşlarını bir araya getirecek olan TFT ’08 (Technology For Trade 2008) Organizasyonu, 23-25 Mayıs tarihleri arasında Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde yapılacak.

Kongre kapsamında yapılacak “Çözüm Panelleri” kapsamında gerçekleştirilecek olan “Internet ve Medya” konulu panele konuşmacı olarak katılacağım.

Kongre ile detaylı bilgiye www.internetsenligi.com adresinden ulaşabilirsiniz.

TBD “Web 2.0 ile yeni ufuklara açılmak” semineri

Türkiye Bilişim Dernerği İstanbul şubesi tarafından düzenlecek olan “Web 2.0 ile yeni ufuklara açılmak” semineri 27 Mayıs’ta gerçekleşecek. Seminer kapsamında “Web 2.0 medya anlayışını nasıl etkiliyor?” konulu bir sunum yapacağım.

Semirnerin diğer konuşmacılarıda bir çoğunuzun iyi tanıdığı kişiler. Program şu şekilde;

10.00-10.40 Levent Karadağ, TBD İstanbul YK Üyesi
  “Ya e-iş yapacaksınız ya da iş yapmayacaksınız!”

10.40-11.30 Burak Bayburtlu, İş Geliştirme Uzmanı, Digitürk
  “Web TV Dünyasına Giriş – Televizyon İnternet’e Kayacak mı?”

11.30-11.50 Ara

11.50-13.00 Alemşah Öztürk, Ajans Başkanı, 41? 29! Digital Marketing Agency
  “Web 2.0 İş Modelleri ”

13.00-14.00 Yemek Arası

14.00 -14.50 Murat Buyurgan, Netpoint Interactive Yönetici Ortağı ve
  İnteraktif Pazarlama Danışmanı
  “Web 2.0 medya anlayışını nasıl etkiliyor?”

14.50-15.10 Ara

15.10 -16.00 Arda Kutsal, Genel Müdür, Crenova
  “Türkiye ve Web 2.0 fırsatları”

Yaman Gezgin Kayboldu!

Yaman Gezgin Kayboldu
Ülker’in internet’te çok doğru adımlar attığını daha önceki yazılarımda da belirtmiştim.
Bu doğru adımlardan bir kaçı da markaları için hazırladıkları advergame’ler.
Bir çoğunda sevgili Alemşah Öztürk’ün imzası var.

Yaman Gezgin Kayboldu da gayet başarılı bir kampanya  olarak gündemimize geldi.
Oyun ile ilgili bazı blogculara özel tanıtım paketleri gönderildi.
Bir tanesini de bana göndermişler. Kendilerine teşekkür ediyorum.

Bu teşekkür bana bir hediye paketi göndermelerinde de ziyade blogcuların öneminin farkında oldukları için…

Web sitelerinde “basın odası” ne işe yarar?

Bugüne kadar kendini “kurumsallaşmış” olarak tanımlayan yüzlerce şirketin web sitesinin basın odasında rastladğım yanlışlığa, biraz önce Türkiyedeki zincir lüks otellerden birinin “basın odası” sayfasında rastladım.

Yanlışlık şu;
Bir çok şirket basın oadasını kendileriyle ilgili gazete ve dergilerde çıkan haber küpürlerinin taranmış hallerinin yayınlandığı bir yer olarak görüyor. Sanırım “Bakın bizim ne kadar çok haberimiz çıkıyor medya’da” gibi bir mesaj vermeye çalışıyorlar.

“Medyada haberimiz çıkıyor” mesajını vermeleri konusundaki heveslerini eleştirmeyeceğim. Her nekadar bellirli bir noktaya gelmiş markaların böyle bir ihtiyacı olmaması gerektiğini düşünsemde..

Asıl konu Basın Odasının amacına uygun kullanılmaması.

“Basın odası” yayncılık ve araştırma yapanları hedefleyerek hazırlanır.
Basın odasında basın bültenleri, şirketle ilgili tanıtım bilgileri, görseller, logo gibi içerikler olur.
Amaç sayfaya gelen kişiyi ( basın mensubu, köşe yazarı, blog yazarı, araştırmacı, hedef kitle.. ) şirketle ilgili gelişmeleren bilgilendirmek, bu haberleri kolayca alıp kullanmasını sağlamaktır.

Gıptayla baktığımız, bizim ne zaman böyle internet şirketlerimiz olacak diye düşündüğümüz ülkelerde, basın bültenlerinin başlıklarında tamamen büyük harf kullanmamaya dikkat ederler. Neden mi?
İnternet yayıncıları hızlı bir şekilde metni kopyalayıp sitesinden yayına alsın, harfleri küçültmekle uğraşmasın diye.

Ama bizim ülkemizde Halkla İlişkiler faaliyetlerinin medya kısımını, PR ajansının elindeki listeye eposta göndermesi ( mail atması ), onları arayıp haberlerin medyada çıkması için ricada bulunması şeklinde indirgediğimiz için, web sitesi gibi basına, yayıncıya ve özellikle hedef kitleye kendi mecranızdan seslenebileceğiniz bir fırsatı değerlendirmek kimsenin aklına gelmez.

Medyada yer almaya bu kadar hevesli şirketlerimizin websitelerinin basın odasını hazırlamaktan aciz olmalarının altında acaba ne sebep yatıyor?

Bilmemeleri mi? Interneti umursamamaları mı?

Blog ödülleri sahiplerini buldu

Sevgili Eray’ın yoğun çalışmaları ve Microsoft’un ana sponsorluğu ile hayata geçen Blog Ödülleri organizasyonu dün Galatasaray Üniversitesinde gerçekleşti.

Halk oyları ile belirlenen en iyi blogların ödüllendirildiği gece öncesi Blog Konferansının ikincisi de gerçekleşti.

Benim en fazla dikkatimi çeken Mehmet Doğan’ın zihinlerimizi açan başarılı sunumu oldu.

Mehmet’in sunumunu mutlaka dinlemenizi isterdim. Ancak kendisi bize özde şunu söyledi.
Şirketler için her geçen gün önemini artıran şey bilgi, veri, zaman gibi kavramlar değil, “ilgi” idi.
Yani insanların ilgisini çekebilmenin şirketlerin başarısını etkileyecek en önemli faktör olduğunu çok başarılı bir şekilde anlattı.

Zeynep Özata ise akademisyenliğini akıcı uslübuyla birleştirerek başarılı bir sunum yaptı.

Konferans programı içerisinde yer alan paneller, bilgilendiriciliğinden çok eğlendiriciliğiyle tüm dinleyicileri kahkahalara boğdu.

Kısacacı organizasyonda hiç bir eksik veya sorun görmedim desem yeridir.

Kazananların tam listesine Blog Ödülleri web sitesinden ulaşabilirsiniz.

e-fikrim yarışmasından notlar

Geçtiğimiz hafta sonu Burak Büyükdemir’in liderliğinde hazırlanan e-fikrim yarışmasının finalistlerinin projelerini değerlendirdik. Değerlendirme sonrası juri üyeleri ve finalistlerle keyifli bir yemek yedik.

Daha sonra Burak Büyükdemir’in başarıyla yönettiği “Başarılı bir İnternet girişimcisi olmanın 10 altın kuralı” konulu paneli dinledik.  Panelde yemeksepeti, gittigidiyor, embrio gibi önemli internet şirketlerinin yöneticileri yer aldı. ( tüm listeye e-fikrim.com web sitesinden ulaşabilirsiniz )

Panelistlerin genel görüşleri şu şekilde;

1- Başarılı internet projelerinin arkasında önemli yapılanmalar var. Ancak dışardan bakan kişilerin bu gerçeği göz ardı ediyor.İnternette yapacağınız proje için 10.000 – 50.000 USD aralığında bir fiyatla site hazırlatmak ve siteyi hayata gerçirmek mümkün. Ancak projenin işlemesi için gerekli ekip, tanıtım ve işletme giderleri ile bu bütçe 100.000 USD’a çıkmakta. Tabi bu rakamlar işin başlangıç noktası. Tabiki yapılacak işin şekline ve işi yapacak şirket sahiplerinin işe katkısına göre bu maliyetleri biraz daha düşürmek mümkün. Ancak başarı olma şansı azalmakta, başarılı olunabilecek süre ise artmakta.

2- Reklam gelirlerine odaklanan sitelerin işleri çok ta kolay değil. Büyük oyuncuların yanında, reklam bütçelerinin önemli kısmını yöneten medya planlama ajanslarının gündemine girmek, bütçelerden pay almak çok zor. Google tarzı reklam modellerinden gelir elde etmek için oldukça fazla bir ziyaretçi kitlesine sahip olmak gerekiyor.

3- ABD’deki başarılı internet şirketleri Türkiye için bir ilham kaynağı olabilir. Ancak orada başarılı olan her projenin ülkemizde başarılı olma garantisi yok. Bunun sebebi Türkiyedeki kullanıcılar ve pazar yapısı olabileceği gibi, yeterli sermayenin koyulamaması da olabiliyor.

4- ABD’de başarılı olmak üzere yola çıkan internet projelerinin bir çoğunun 1 milyon doların üzerinde sermayeleri var. ABD’deki online ayakkabı satış pazarı yılda 10 milyar dolar iken ülkemizdeki toplam e-ticaret hacmi 1 milyar doları zor buluyor.

5- Bir internet projesine başlarken asıl amacı projeyi belirli bir başarı noktasına getirip satmak olarak koymak ile ilerde oluşabilecek muhtemel satışlara/ortaklıklara açık olmak arasında strateji farklılıkları var.

Özetlemek gerekirse görüşler genelde bu şekilde.
Ancak en temel ve en öneli görüş ise şu;

Yenilikçi fikirler elbette çok önemli Ancak fikrin uygulanabilirliği çok daha önemli.

Uygulanabilirliğin ise bir çok koşulu var.
Gerekli sermayeye sahip olmak, doğru kişilerle iş yapabilmek, diğer şirketlerin sizinle aynı vizyonda hareket edebilmesi ( örneğin 2 günde kargo teslimatı yapmayı taahüt eden bir kargo şirketinin yapmadığı teslimattan dolayı hiç bir yaptırımınınız olamaması ) gibi birçok uygulanabilirlik koşulu bulunmakta.

Benim notlarım bu şekilde.

e-fikrim yarışması ile ilgili detaylı bilgiye e-fikrim.com’dan ulaşabilirsiniz.