Tüm dünyayı saran küresel ekonomik krizi yaşadığımız bugünlerde, kobilerin de büyük zorluklar yaşadığına hiç kuşku yok. Bu tip dönemlerin kobilere en tehlikeli yansımalarından biri talep daralması sonucu satışların azalmasıdır. Satışların azalması, zincirleme bir sürecin başlamasına yol açar. Şirketlerin bu durumlarda gösterdikleri ilk refleks ise maliyetleri düşürmek amacıyla giderleri azaltmaktır.
Harcamaların daha kontrollü yapılması her dönemde şirketler adına doğru bir yaklaşım olmakla beraber, pazarlama faaliyetleri için ayrılan bütçelerin bir anda kesilmesi beklenmeyen sonuçlar doğurur.
Özellikle bireysel tüketime yönelik ürünlerde satışın gerçekleşmesindeki en önemli unsurun güçlü pazarlama faaliyetleri ve marka bilinirliği olduğu düşünüldüğünde pazarlama ve halkla ilişkiler faaliyetleri en sıkıntılı dönemlerde bile şirketlerin vazgeçmemesi gereken çalışmalardır.
Bu noktada dikkatinizi çekmek istediğim konu internette pazarlama ve halkla ilişkiler faaliyetlerinin şirketiniz için ne gibi fırsatlar sunduğu. Ülkemizde yirmi milyona yakın kullanıcısıyla oldukça önemli bir mecra haline gelen internet, özellikle düşük bütçeli pazarlama çalışmaları için çok önemli fırsatlar sunuyor. İnternetin her bütçedeki pazarlama çalışması için sunduğu eşit fırsat ise geri dönüşlerin ölçülebilmesi ve bir sonraki çalışma için yol göstermesidir.
Peki, internette pazarlama ve hakla ilişkiler faaliyetleri nasıl yapılır?
Aslına bakarsanız bu sorunun cevabını, her gün televizyon, gazete, dergi gibi mecralarda görmeye alıştığımız, pazarlama ve reklam bütçeleri oldukça yüksek olan büyük markalar bile tam olarak bilemiyor.
İnternet herkes için farklı bir şey ifade edebiliyor. Hiç tanımadığı biriyle internet üzerinden oyun oynamak, fotoğraf meraklılarıyla tanışıp fikir alışverişinde bulunmak, mesajlaşmak, gazete okumak, ürün satın almak, dünyadaki gelişmeleri takip etmek, dünyanın öbür ucundaki arkadaşıyla ücretsiz görüntülü görüşme yapmak… Kısacası internet seçenekler dünyası.
Bu seçeneklerin birçoğu da her geçen gün ücretsiz olarak karşımıza çıkıyor. Bir bilgisayarı ve internet bağlantısı olan herkes hiçbir ücret ödemeden yüzlerce hizmetten faydalanabiliyor. Kendine blog açabiliyor. Yazıyor. Başkalarının bloglarını okuyor. Sosyal medya olarak adlandırdığımız Facebook gibi, Milliyet Blog gibi yüz binlerce insanın her konuda görüşlerini paylaştığı ortamları takip ediyor. E-posta ve internet sayfası sahibi olabiliyor.
Yukarıda sorduğumuz sorunun cevabı internet kullanıcılarının internette davranış şekillerini, neye ilgi duyduklarını, nelerden etkilendiklerini anlamaktan geçiyor.
KOBİLERE BAŞLANGIÇ TAVSİYELERİ
Her boyutta şirket için geçerli ilk ve en doğru adım bir internet sitesi sahibi olmak. Birçok şirketin internet sitesi hazırlarken yaptığı temel hata sadece görselliğe önem vermek, şirketi tanıtan yazılar ve ürün bilgileri ile siteyi tamamlamak. Sitenin Google gibi arama motorlarında bulunabilmesini ve hedeflenen kitle tarafından takip edilmesini sağlamaya yönelik çalışmalar yapan şirket sayısı yok kadar az. Başarılı bir internet sitesi sahibi olmanın sırrı ise, hitap edilen kitlenin ilgilendiği içerikleri sunabilmekten ve güncel bir yapıya sahip olmaktan geçiyor. Her geçen gün okuyucu kitlesi artan blogların başarılı olmasındaki temel sebebin internet kullanıcılarının aradıkları güncel içeriklere ulaşabilmesi olduğunu söyleyebiliriz. Hedef kitleye uygun içerikler hazırlamak ve Google gibi arama motorlarında ön sıralarda çıkabilmek konusunda neler yapılması gerektiğini bundan sonraki yazılarımda sizlerle paylaşacağım.
Tıklama başına ödeme yaptığınız Adnet gibi performans bazlı internet reklamları ve hedef kitlenize uygun içerikler yayınlayan tematik portallarda banner reklamları, internet reklamcılığı için uygun seçenekler sunabiliyor.
Ürünlerinizi, hizmetlerinizi ve şirketinizle ilgili gelişmeleri duyurmaya yönelik hazırlayacağınız basın bültenlerini başta internet siteniz olmak üzere kurumsalhaberler.com gibi bir basın bülteni servisi aracılığıyla basın mensuplarına ve internet kullanıcılarına duyurmak, halkla ilişkiler faaliyetleri adına doğru bir başlangıç olacaktır.
Ürün ve hizmetlerinizi tanıtmaya yönelik reklâm çalışmaları doğru hazırlanmış bir internet sitesi ve ilgili mecraya uygun hazırlanmış bannerlar sayesinde gerçekleştirilebilmekte. Ancak internette pazarlama ve halka ilişkiler faaliyetlerinde bulunmanız için ürünleriniz, hizmetleriniz, sektörünüz, ürünlerinizin nasıl kullanıldığı, nerelerde kullanıldığı, diğer kullanıcıların neler düşündüğü gibi anlatan içeriklere ihtiyaç duyacaksınız.
İnternet kullanıcılarının aktif rol aldığı Web 2.0 sürecinde hem kurumlar hem de bireyler adına unutulmaması gereken en önemli kural;
İçerik kraldır…
* Bu yazı 01.12.2008 tarihinde Milliyet Kobi’de yayınlanmıştır.