Aylık Arşiv January, 2009

Sosyal medya ile tanışmaya başlamak

İnternet kullanıcıları artık sadece gençler değil. Ülkemizde 26 milyona yaklaşan kullanıcı sayısıyla kadın, erkek, genç, yaşlı, çocuk… Kısacası herkes artık internet kullanıyor. Artık hayatımızda “Sosyal Medya” var. Sosyal medyayı anlamak için kavramları iyi bilmek, bilmekten de öte sosyal medya platformlarını kullanmaya başlamak gerekiyor.

İnternet ve halkla ilişkileri bir araya getiren en önemli kavram olarak karşımıza “sosyal medya” çıkıyor. Sosyal medya internet kullanıcıları için sınırsız fırsatlar sunmakta. Bu fırsatlar şirketlere de yansımakla beraber, ürün ve hizmetlerinde sorun yaşayan, müşterilerini memnun edemeyen şirketler için sosyal medya bir tehlike haline gelmeye başlıyor.

Bu sebeple şirketlerin PR 2.0, yani internet ortamında halkla ilişkiler faaliyetlerinde bulunmaya başlamaları, sosyal medyayı tanımaları ve iş süreçlerini daha doğru bir şekilde yönlendirmeleri gerekiyor.

Kulağa hoş gelen sözler, uygulamaya geçmediği sürece hiçbir şirket için değer taşımıyor. Uygulamaya geçmek için ise önce anlamak, sonra stratejiler oluşturmak gerekiyor.
PR 2.0 anlamak için; web 2.0, bloglar, sosyal ağlar gibi bazı kavramları tanımlayalım.

WEB 2.0
İnternet kullanıcılarının, internette belirli kaynaklardan eriştiği içerikleri sadece takip ettiği süreçten, kullanıcıların kendi içeriklerini ürettiği, bu içerikleri başkalarıyla paylaştığı sürece geçişi tanımlamak amacıyla Web 2.0 ifadesi kullanılıyor. İnternet sitelerindeki tasarım ve yazılım teknolojilerindeki değişimin sonucu olan bu paylaşım ortamı birçoğumuzun internette sıkça kullandığı Facebook, Youtube, Flickr, Blogger gibi binlerce ücretsiz internet sitesi sayesinde ortaya çıkıyor. İnternet siteleri ortamı sunarken, internet kullanıcıları, içeriği oluşturuyor.

BLOG
Web 2.0 sürecinin en önemli unsurlarından olan blog, kelime anlamı olarak “web günlüğü” olarak tanımlanıyor. Bir veya daha fazla kişi tarafından hazırlanan bloglar bireyler veya kurumlar tarafından hazırlanabilir. Bir blog’u önemli kılan en önemli unsuru içeriğidir. Blogları değerli kılan özellikleri, güncel, samimi ve değerli içerikler sunabilmesidir. Dünyada ve ülkemizde oldukça fazla takip edilen ve okurlarının görüşlerini etkileyebilen on binlerce blog yazarı bulunuyor. Blog yazarlarının tanınması ve etkili olması için internet kullanıcıları tarafından itibar görecek içerikler sunabilmesi gerekli. Şirketler tanınmış ve etkili blog yazarları ile iletişim halinde olmanın ne kadar önemli olduğunu bildiklerinden önemli blog yazarlarını medya ilişkileri süreçlerine katıyor.

MİKRO BLOG
Bloglarla kıyaslarsak, en önemli özelliği anlık ve kısa içerikler ile başkalarıyla içerik paylaşılmasını sağlamak. En popüler mikro blog servislerinden olan Twitter’da girilen her blog yazısı 140 karakterle sınırlıdır. İnsanların anlık olarak ne yaptıklarını başkalarıyla paylaşmalarını sağlayan mikro bloglar, özellikle profesyoneller tarafından bilgi ve haber paylaşımı amaçlı kullanılıyor. Dünyanın herhangi bir yerinde olan bir gelişmeyi en hızlı duyuran platformlar Mikro Bloglardır. Bir iki cümleyle sınırlı içerikle ile güncellenebilmeleri, cep telefonu ve iPhone gibi mobil araçlar ile kolayca kullanılabilmeleri, içeriğin hızlı bir şekilde yayılmasına olanak sağlıyor.

SOSYAL AĞLAR
İnternet kullanıcılarının birbirleriyle tanışması, irtibata geçmesi, içerik paylaşımında bulunması, tartışma ortamı oluşturması ve ortak ilgi alanlarındaki kişilerin bir araya gelebileceği gruplar oluşturulması amacıyla oluşturulan internet siteleri sosyal ağlar olarak tanımlanıyor. Ülkemizde oldukça popüler olan Facebook buna bir örnektir. Sadece iş amaçlı ilişkiler kurabileceğiniz Linkedin önemli sosyal ağlardan biridir.

SOSYAL İMLEME
İnternet kullanıcılarının beğendikleri internet sitelerini ve internet sayfalarını başkalarıyla paylaşmasına olanak sağlar. İnternet kullanıcıları paylaşılan içerikleri oylayarak ve yorumlayarak takip ederler. Bu sayede internette yer alan milyonlarca içerik arasında insanların ilgisini çekebilecek yazılar, resimler ve videolar ön plana çıkabilir.

SOSYAL MEDYA
Bireylerin internette birbirleriyle yaptığı diyaloglar ve paylaşımlar sosyal medyayı oluşturur. Sosyal ağlar, bloglar, mikro bloglar, anlık mesajlaşma programları, sohbet siteleri, forumlar gibi insanların bir biriyle içerik ve bilgi paylaşmasını sağlayan internet siteleri ve uygulamalar sayesinde internet kullanıcıları aradıkları ve ilgilendikleri içeriklere ulaşma fırsatına erişiyor. İlk bakışta bireyler veya küçük gruplar arasında gerçekleşen diyaloglar gibi görünsede, paylaşılan bilgi veya içerikle ilgilenen kişi sayısı oldukça hızlı ve fazla şekilde artıyor. İnternet kullanıcılarının olumlu ve olumsuz deneyimlerini internet ortamında paylaşmaları şirketler için fırsatları ve tehlikeleri beraberinde getirir.

PR 2.0, yani internette yürüteceğiniz halkla ilişkiler faaliyetleri için, bu kavramları bilmenin de ötesinde uygulamaya geçmeniz gerekiyor. Tavsiyemiz, içeriklerinizi sosyal medyada paylaşmaya başlamadan önce, sosyal medyayı takip etmeye başlamalı ve insanların internette nasıl diyaloglar oluşturduğunu anlamaya çalışmalısınız.

Bir sonraki adımda, paylaşılan içeriklere yorumlarla katılmanız ve kendi içeriklerinizi paylaşmaya başlamalısınız.

Bugün “ekonomik kriz” olarak tanımladığımız süreç, önümüzdeki on sene içerisinde şirketlerin iş yapma şekillerini ciddi anlamda değiştirmeleri gerektiğinin bir habercisi. Bu değişim sürecinde interneti ve sosyal medyayı doğru kullanabilen şirketleri önemli fırsatlar bekliyor.

* Bu yazı 19.01.2009 tarihinde Milliyet Kobi’de yayınlanmıştır.

Türkiye’nin İlk PR 2.0 Ajansı

Birkaç aydır şirketimiz içinde her zamankinden fazla gündeme gelmeye başlayan bir konu var.
Netpoint’in konumlandırması ne olacak?

Taşlar yerlerine oturmaya başladı. Artık şirketler ajanslardan internette uzmanlık alanlarına göre çözümler beklemeye başladılar.
Uzmanlık için bilmek yeterli gelmiyor. Uygulamanız. Sonuçlar elde etmeniz. Fikirlerden öteye geçmeniz gerekiyor.

Netpoint Interactive’i ilk kurduğumuzda konumlandırmamız çok netti: “İnteraktif Ajans Hizmetleri”.

Markalara, İnteraktif Ajans’ın ne olduğunu sektördeki bir çok arkadaşımız gibi anlatmaya çalıştık.
Zor oldu. Ama bugün itibariyle internete bütçe ayıran markalar internet konusunda faaliyet gösteren şirketlerin uzmanlıklarını anlamaya başladılar.

E-ticaret, advergame, kurumsal web siteleri, Facebook uygulamaları, viral kampanyalar, mobil pazarlama…
Bir çok konu ile ilgili tecrübesini ve porföyünü geliştiren şirketler kendini göstermeye başladı.

Netpoint olarak 2005 yılından sonra, internet girişimimiz olan Kurumsalhaberler.com’a ağırlığımızı vermeye başladık.
Artık müşterilerine hosting, içerik yönetim sistemleri, web tasarımı, içerik portalları, advergame gibi hizmetler sunan bir ajans değildik.

Kurumsalhaberler.com’u yayına aldığımız 2005 yılından bu yana geçen süreci medya ilişkilerini, basın bülteni hazırlamayı, sponsorluk ilişkilerini yani geleneksel PR‘ı öğrenerek geçirdik.

Web tasarımı, kullanıcı deneyimi, arama motoru optimizasyonu gibi önemli kavramları iyi biliyor olmamız, Kurumsalhaberler.com‘da doğru adımlar atmamızı sağladı.

Sosyal medyanın 2008 yılı içerisinde kendisini oldukça fazla göstermesi Kurumsalhaberler.com’un önemini daha fazla arttırdı. Bu süreçte Kurumsalhaberler.com Sosyal Medya’ya ilgi gösteren bir çok şirket için bir başlangıç noktası oldu. 

Diğer yandan Sosyal Medyanın içerisinde önemli bir rol alan bloglarla ilişkilerimiz de gelişmeye başladı.

Evet. Bugün itibariyle Netpoint’in yeni konumlandırmasını duyurmanın zamanı geldi.

Netpoint PR 2.0 hizmetleri veren bir ajans olarak yoluna devam ediyor.

İnternette Halkla İlişkiler faaliyetleri özellikle yöntem olarak geleneksel Halkla İlişkiler faaliyetlerinden çok farklı. Bugün itibarı ile PR 2.0′ın merkezinde Sosyal Medya yer alıyor.
Netpoint, şirketlerin Sosyal Medya’da doğru bir şekilde yer alabilmeleri için gerekli PR 2.0 hizmetlerini veriyor olacak.

Hizmetlerimiz arasında markalar ( şirketler ) ile bloglar arasında köprü olacak “Blog İlişkileri” de yer alacak.
Bu hizmetimizde önemli bir iş ortağımız da olacak. Detayları önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşacağım.

Bizim adımıza çok önemli olan bu gelişmeyi ilk defa buradan duyuruyorum.
Kısa süre içerisinde basın bülteni ile medyaya da duyuruyor olacağız.

Basın bülteni yazmaya başlayın

İnternet pazarlamanın birçok noktasında kuralları değiştiriyor. PR ( Public Relations ), Türkçe ifadesiyle “Halkla İlişkiler” bu değişimden nasibini doğal olarak alıyor. Daha önceleri kuruluşunuz ile ilgili bir haberi müşterilerinize ve hedef kitlenize etkili bir şekilde duyurmak için tek şansınız bir basın mensubunun dikkatini çekecek bir haber oluşturmak ve onlara göndereceğiniz basın bülteninin gazete veya dergi gibi basılı medyada yer almasını beklemekti.

Küçük ve niş pazarlara hitap eden şirketlerin gazete ve dergi gibi basılı medya organlarında haberlerinin yer alma şansı yok denecek kadar azdı. Doğal olarak medyanın önceliği daha fazla kişinin ilgisini çekecek ürünler, hizmetler ve şirketler.

İnternette ise kurallar değişiyor. İnternet bağlantısı olan ve arama motorlarında bir şeyler arayan herkese ulaşma şansınız var.

İnternet, kuruluşların haberlerini tüketicilere ulaştırma konusunda çok büyük fırsatlar sunmaya başladı. Şirketinizle ile ilgili gelişmeleri duyuran basın bültenlerinizi sosyal medyada paylaşabilir, hatırı sayılır sayıda ziyaretçileri olan bloglar gibi, internetteki birçok kanaldan kuruluşunuzla ilgili gelişmeleri duyurabilirsiniz.

Müşterileriniz haber bültenlerinizi internette erişebildiği her türlü sitede okuyabiliyor. Şirketinizin internet sitesinden başlayarak internet medyasında, bloglarda, sosyal ağlarda, basın bülteni dağıtım servislerinde haberlerinizi hedef kitlenize ulaştırma şansınız var.

İnternette mümkün olduğunca fazla ve doğru kişiye ulaşmanız için hazırlayacağınız basın bültenlerinde bazı konulara dikkat etmeniz gerekiyor;

- Basın bülteni yayınlamak için çok büyük bir gelişme olmasını beklemeyin. Her fırsatı değerlendirin.

- Sadece basın mensuplarının ve yayıncıların dikkatini çekmeye odaklanmayın. Direkt olarak müşterilerinize de hitap edecek şekilde basın bültenleri hazırlayın.

- Kuruluşunuz, markanız, ürününüz ve hizmetleriniz hakkında anahtar kelime olarak zengin bültenler yazın.

- Müşterilerinizin ve okuyucularınızın basın bültenlerinize yorum yazıp size görüşlerini bildirmesine fırsat verin.

- Basın bülteniniz içinde yer alan kelimelerden internet sitenizde ilgili içeriklere ( landing pages ) linkler ( bağlantılar ) verin.

- Arama ve görüntülenme için basın bültenlerinizi optimize edin.

- Basın bültenlerinizin sonunda Technorati, DIGG, delicious gibi sosyal medya siteleri için etiketler kullanın.
BASIN BÜLTENİ DAĞITIM SERVİSLERİNİ KULLANMAK

Basın bültenlerinizi etkili bir şekilde dağıtmanın en doğru yolu basın bülteninizi hazırladıktan sonra kendi internet sitenizde yayınlamak ve internette basın bülteni dağıtım servisi veren bir siteden faydalanmaktır. Bu tip siteler müşterilerinize direkt olarak ulaşabileceğiniz servisler sunmakla birlikte basın mensuplarına, blog yazarlarına, haber ajanslarına ve sosyal medyaya ulaşmanızı da olanak sağlar.

Kendi internet sitenizde basın bülteni yayınlamak, ürün ve hizmetlerinizle ilgili blog yazarlarına basın bültenlerinizi göndermek, sosyal medya sitelerinde ilgili gruplarda haberlerinizi duyurmak ekstra bir bütçe oluşturmadan yapabileceğiniz PR çalışmaları arasında yer alıyor.
Kurumsalhaberler.com gibi ücretli bir basın bülteni servisi kullanarak çok daha fazla kişiye ulaşmanız, Google Haberler’de yer alabilmeniz, Google’da yapılan arama sonuçlarında basın bültenlerinizi çok daha fazla kişiye ulaştırmanız mümkün.

Gazete, dergi ve TV gibi medya organlarında kuruluşunuz ile ilgili bir haberin yer almasını sağlamak hâlâ çok büyük önem taşıyor. Ancak her şirket haberinin büyük medya organlarında yer almasını beklemek yanlış olacaktır. Şirketiniz adına yapmanız gereken, geleneksel medyada yer alma fırsatınız olmasa bile basın bültenleri hazırlamanız ve internetin sunduğu fırsatlarını değerlendirmeniz.

* Bu yazı 18.12.2008 tarihinde Milliyet Kobi’de yayınlanmıştır.

Etohum yatırım yapılabilecek ilk 15 internet girişimcisini açıklıyor

Burak Büyükdemir liderliğinde oluşan etohum ekibi uzun bir çalışmanın ardından Türkiye’de yatırım yapılabilecek 15 internet girişimcisini açıklıyor.

Burak Büyükdemir, etohum buluşmalarıyla interneti bir iş olarak kabul edenlerin organize bir şekilde bir araya gelmesi konusunda geçtiğimiz aylarda çok başarılı toplantılar gerçekleştirdi.

Bu toplantıların Televidyon.com’da televidyon.com/etohum adresinde yayınlanıyor olması, konuşmacıların çok daha fazla kişiye ulaşmasını sağladı.

Şimdi sıra asıl amaca geldi. İnternet girişimcileri ile yatırımcılar buluşuyor.

Etohum bu açıklamayı geniş katılımlı bir toplantıyla yapacak.
Toplantıya katılım hakkında detaylı bilgiye etohum’un web sitesinden ulaşabilirsiniz.

Murat Buyurgan Sade Vatandaş!

Murat Buyurgan New York

Uzun bir aradan sonra yazacağım bu yazımın içeriğinin, Okan Bayülgen’in NTV’deki keyifli programına verdiği isimle örtüştüğünü farkedince bu başlığı atmak istedim.

24 Aralık – 5 Ocak tarihleri arasında eşim Aslı ile birlikte Amerika’ya New York’a gittik.
New Jersey’de yaşayan, Aslı’nın kuzeni ve ailesi bizi evlerinde misafir etti.

Turistik, işten uzaklaşma amacı güden bir ziyaretten, internette pazarlama ve PR konulu detaylı bir içerik çıkması tabiki zor. Ancak New York’taki deneyimlerimi ve orada yaşayan dostların paylaştığı bilgileri yazılarımda yeri geldikçe sizlerle paylaşacağım.

Sade Vatandaşlık konusuna gelince…

Yurt dışı ziyaretlerinin bence en güzeli kafanızı toparlama fırsatı elde etmeniz. Çok fazla iş düşünmemeniz.
15 gün boyunca internetten hiç uzaklaşmadım. Ancak kullanım amacım değişti.
Türkiyede internet kullanımımın ağırlığı iş üzerinedir. Vakit  buldukça kişisel amaçlı kullanırım.
Daha doğrusu her kullandığım siteye prfesyonel gözle bakarım.

New York’ta interneti sadece kişisel ihtiyaçlarım için kullandım.
Google Maps’i yeniden keşfettim.
Satın alacağım bir ürün için yaptığım incelemelerde çok farklı fiyat karşılaştırma sitelerine rastladım.
Amazon’u daha fazla kullandım.
Flickr’da New York fotoğraflarına bakarak gezmek isteyebileceğim yerlerde tercihler yaptım.
Facebook’da “Kim ne yapıyor?” takip ettim.

Sizin anlayacağınız internette 15 gün boyunca “sade vatandaş” oldum.

Bir kez daha gördüm ki, internet insanların hayatlarını çok kolaylaştırıyor.
Doğru kullanıldığı zaman vaktinizi diğer bir deyişle hayatınızı, daha iyi değerlendirme fırsatı veriyor..