
Hani hep deriz ya; “Zaman çok çabuk akıp gidiyor!”.
Bu ay Kurumsalhaberler.com ile ilgili bir haberi oluştururken bu sözü Aslı ve ben kendimize söyledik.
Evet, Kurumsalhaberler.com web sitesini açalı tam dört sene geçmiş, beşinci yıla giriyoruz.
Geri dönüp baktığımızda iş hayatında on yılı geride bırakmışız.
Yapılan her hata, bir sonraki adım için tecrübe olmuş.
Öyle ya, özellikle iş hayatında bilgi tek başına bir değer taşımıyor. Bilgi, tecrübeyle birleştiği zaman başarılı sonuçlar almak mümkün.
İş hayatında başarının çok farklı göstergeleri var. Kimine göre itibar, kimine göre kazanılan para, kimine göre üye sayısı, kimine göre marka bilinirliği..
Seçenekleri arttırmak mümkün.
Bizim bu haberde üzerinde durduğumuz konu “Beşinci yılına giren bir internet” girişimi olabilmek.
Bizden önce ve bizden sonra yola çıkan tüm internet girişimcilerine başarılı bir iş hayatı diliyorum.
Yeri gelmişken internet girişimciliği konusunda ülkemizde çok önemli adımlar atan Burak Büyükdemir ve etohum platformuna da teşekkür etmekte fayda var.
Bizim için önemli olan bu gelişmeyi Friendfeed’de paylaştım. Tanıdığımız tanımadığımız bir çok kişiden tebrik mesajı aldık.
Beşinci yıla gelene kadar bize destek olan herkese teşekkür ediyoruz.
Konuyla ilgili basın bültenimize Kurumsalhaberler.com’dan ulaşabilirsiniz.

Sosyal Medya'da Kişisel Konumlandırma
Sosyal medya’da dikkat çekebilecek içerikler ile var olmanız hem çalıştığınız kuruluş hem de kişisel bilinirliğiniz için çok büyük avantaj sağlayabiliyor. Sosyal Medya’da kişisel olarak atacağınız her doğru adım profesyonel iş yaşamınızda size fırsatlar sunacak.
Web 2.0 süreciyle birlikte internette bireysel olarak oluşturulan içerik her geçen gün artıyor. Milyonlarca internet kullanıcısı için kim olduğunuz değil onlara nasıl bir içerik sunduğunuz önemli. İster kendiniz hazırlayın isterse başkaları tarafından hazırlanan bir içeriği paylaşın, insanlara faydalı içerikler sunduğunuz sürece dikkat çekmeniz, yüz binlerce blog yazarı arasında isminizi bilinir hale getirmeniz mümkün.
Sosyal ağlar, bloglar, forumlar gibi binlerce farklı sitede oluşan diyaloglar Sosyal Medya’yı oluşturuyor. Sosyal medya’da dikkat çekebilecek içerikler ile var olmanız hem çalıştığınız kuruluş hem de kişisel bilinirliğiniz için çok büyük avantaj sağlayabiliyor.
Bireyselleşmenin her geçen gün önem kazandığı internette kişisel olarak atacağınız her doğru adım profesyonel iş yaşamınızda size fırsatlar sunacak.
Sosyal medya’da kişisel konumlandırma yapmanın 10 altın kuralı:
- Adınız ve soyadınız gibi sizi tanımlayan kelimelerden oluşan bir alan adı satın alın. ( www.adinizsoyadiniz.com, www.soyadiniz.com vb. )
- Xing ve Linkedin gibi profesyonel amaçlı sosyal ağlarda kişisel hesaplarınızı oluşturun. Halen tanıdığınız kişileri ve yeni toplantılar sonrası tanıştığınız kişileri bağlantılarınız arasına ekleyin.
- Faaliyet gösterdiğiniz sektörle ilgili yabancı ve yerli blogları takip edin. Bloglarda yazılan yazılara kişisel yorumlarla katılın. Yorumlarınız blog sahibi tarafından silinmediği sürece yazdığınız yorumun internette kalıcı olacağını unutmayın.
- 140 karakterle sınırlı içerikler girilerek oluşturulan bir mikro blog servisi olan Twitter’da kişisel hesabınızı oluşturun. Kişisel ve/veya profesyonel içerikleri Twitter hesabınızda paylaşın. Sizinle ilgili diğer Twitter kullanıcılarını takip listenize ekleyin.
- Facebook, Vimeo, Flickr, Slideshare, delicious gibi farklı amaçlara yönelik sosyal ağlarda kişisel hesaplarınızı oluşturun. Oluşturduğunuz hesaplarda mümkün olduğunca aynı ismi ( kullanıcı adını ) kullanın. Friendfeed’de oluşturacağınız kişisel hesabınıza diğer sosyal ağlardaki hesaplarınızı ekleyin. İnsanların farklı sitelerde yayınladığınız yazı, fotoğraf, video, sunum gibi içeriklerinize tek bir noktadan ulaşabilmesini sağlayın.
- Kişisel bir blog açmak çok kolaydır. Zor olan blog’unuzu kaliteli içeriklerle beslemek olacaktır. Blog yazıları yazmaya hazır hissettiğinizde kişisel blog’unuzu yayına açın. Blog’unuzun tasarımı önemlidir. Ancak önceliği her zaman içeriğe verin. Yazılarınızda gerçekçi ve samimi olun. Yazılarınıza yorum yapılmasına müsaade edin. Eleştirilere açık olun. Arkasında duramayacağınız, savunmasını yapamayacağınız yazılar yazmayın.
- Sizinle aynı konularda yazılar yazan blog yazarları ile kendi blog’unuz ve diğer sosyal ağlar aracılığıyla diyaloglar kurun. Mümkünse fiziksel olarak tanışma fırsatı yaratın.
- İçerik üretmekte zorlanıyorsanız, başkaları tarafından yayınlanan yazı, görüntü, sunum gibi başarılı içerikleri sosyal ağlarda ve kişisel blog’unuzda paylaşın. Bu içeriklere kişisel yorumlar getirin.
- Facebook, Xing, Linkedin gibi soysal ağlarda grup sayfaları oluşturun. İnsanların oluşturacağınız grupta kendi görüşlerini, fotoğraflarını ve videolarını paylaşmasına olanak sağlayın.
- Google Alerts servisi ile isminizin geçtiği içerikleri takip edin. Bu servisi ilgilendiğiniz konuları takip etmek içinde kullanın. Farklı sosyal ağlardaki arama özelliklerinden faydalanın.
* Bu yazı 06.04.2009 tarihindeMilliyet Kobi’deyayınlanmıştır.

Bu sene ikincisi düzenlenen blog ödülleri yarışmasında oylama süreci başladı.
Geçtiğimiz sene çok büyük bir emeğin ürünü olarak hayata geçen Blog ödülleri organizasyonun bu sene ikincisinin yapılıyor olması memnuniyet verici.
Bu organizasyona sponsor olan tüm şirketler bloglara verdikleri önemi gösterdiler.
Son olarak Türk Telekom’unda organizasyonun sponsoru olması sevindirici bir gelişme oldu.
Organizasyonda emeği geçen herkesi ve sevgili Eray Endeş’i kutluyorum.
Blog Ödülleri yarışması ile ilgili olarak bu yazıyı okuyan herkesi oy vermeye davet ediyorum.
Vereceğiniz oylar sayesinde blog yazarlarına destek olacak ve onları sizler için daha fazla içerik üretebilmek adına motive edeceksiniz.
Haydi sandık başına!