
Geçtiğimiz hafta Tek Borsa dergisi yazı işleri bölümünden Kezban Gebetaş yönetici blogları konusunda görüşlerimi talep etmişti.Tek Borsa dergisinin bu haftaki sayısında başarılı bir haber hazırlamış kendisi. Çağlayan Arkan, Temel Kotil, Alphan Manas, Murat Kahraman ve Fatmanur Erdoğan’ın blogları haberde yer almış. Kendilerinin blogları ve blog dünyası ile ilgili görüşlerini okumanızı tavsiye ederim:
Benim görüşlerime de yer vermiş Kezban hanım. Kendisine teşekkür ediyorum.
Kezban hanım’ın bana sorduğu sorular ve cevaplarım;
Türkiye’de kişisel blog’ları olan yönetici/firma sahiplerinin sayısı artıyor. Bu durumu neye bağlıyorsunuz? Yurt dışında bu iş sanırım bizdekine göre epey ileri düzeyde…
Bloglar, şirketler ve yöneticiler için mesajlarını hedef kitlelerine tam olarak iletebilmeleri için büyük bir fırsat. Ülkemizde CEO ve Genel Müdür düzeyinde çok fazla olmasa dahi orta düzeyde yönetici bazında blog yazan kişi sayısı her geçen gün artıyor. Yurt dışında, daha doğrusu Pazar rekabetinin çok daha fazla olduğu ülkelerde, şirket ve yönetici bloğu sayısı bize göre çok daha fazla. Bunun temel sebebi ise bloglarda verilen mesajların daha samimi olması ve bu durumun şirketlere rekabetçi bir avantaj sağlaması.
Yöneticiler niçin kişisel blog açıyorlar? Blog oluşturmanın ne gibi faydası oluyor? Bunun çalıştıkları firmaya nasıl bir katkısı oluyor? Bu tür blogları, kişilerin çalıştıkları firmadan bağımsız mı yoksa firmanın aslında bir tanıtım/pazarlama faaliyeti kapsamında da mı düşünmek gerekiyor?
Üzülerek belirtmek isterim ki, Türkiye’nin en itibarlı şirketlerinin bile kurumsal web sitelerini henüz başarılı bir şekilde oluşturamadığını görüyoruz. Durumu bu açıdan değerlendirecek olursak, şirket çalışanlarının topluca katılım yaptığı blogların oluşması oldukça zor. Üst düzey yöneticiler tarafından oluşturulacak blogların hazırlanması ise pratikte daha kolay. Blogları takip edenler karşılarında muhatap olabilecekleri bir yönetici bulduklarında, şirkete olan bakış açıları olumlu anlamda değişmeye başlıyor. Özellikle üst düzey yöneticiler, sadece hobileri ile ilgili kişisel yazılar yazsa dahi, blog ortamındaki samimi ve erişilebilir duruşları çalıştığı şirketlere karşı bakış açısını da olumlu yönde etkiliyor.
İyi bir blog’un nasıl olması gerekiyor? (İçeriğinden tasarımına kadar vs.) Blog’un daha çok okunması/ilgi görmesi için nasıl olması gerekiyor?
Teknik bir bilgi sahibi olmadan içeriği yönetilebilen, yorum yapılabilme özelliği olan, yazıların kategorik ve kronolojik olarak arşivlenebildiği, RSS ile takip edilebilen ve arama motorlarına uygun yapısı olan blogları teknik olarak başarılı olarak nitelendirmek mümkün. Blog servisi veren sitelerin ve wordpress gibi açık kaynak yazılımların tümü zaten bu özelliklere sahip.
Ancak bir bloğu takip edilebilir kılan en önemli özelliği içeriği. İçeriğin başarısını sadece yazarın yazıları değil yorumcuların da katılımı belirliyor. Yorumcuların katılım göstereceği bir blog oluşturabilmeniz için; periyodik olarak yazıyor olmanız, yazılarınızı bilgi sahibi olduğunuz konularda yazmanız ve yorumlarda yapılabilecek eleştirilere açık olmanız gerekiyor.
Siz tam olarak bu konuda yöneticilere nasıl bir hizmet veriyorsunuz? Genelde kişisel bir blog oluşturmak için firma yöneticileri profesyoneller mi çalışıyorlar?
Danışmanlık hizmetlerimiz bloğun tasarım olarak yayına hazır hale getirilmesiyle başlıyor. Yazılar bizzat bloğu yazan yönetici tarafından siteye ekleniyor. Talep edilirse bu işlemi biz de gerçekleştirebiliyoruz. Yazılara gelen yorumların kontrol edildikten sonra yayına alınması ve yorumculardan gelen eleştiri ve önerilerin, şirketin ürün ve hizmetlerinin gelişimi için bir fırsat olarak değerlendirilebileceği raporlar haline dönüştürülmesi, hizmetlerimiz arasında yer alıyor. Özetle; bloğun hazırlanması, okuyucularla şeffaf bir iletişim ortamının sağlanması ve iletişim sürecinde oluşan beklentileri analiz ederek şirketin gelişimi için bir fırsata dönüştürmek olarak tanımlayabiliriz.
Türkiye’deki yönetici bloglarını nasıl buluyorsunuz? Başarılar mı, eksiklikleri neler?
Büyük şirketlere baktığımızda Microsoft Genel Müdürü Çağlayan Arkan’ın bloğu dikkat çekiyor. Çağlayan bey bloğunda Microsoft’la ilgili eleştirileri olduğu gibi yayınlıyor. Olumlu ve olumsuz yorumların tümünü okuyor ve cevaplıyor. Bu kadar büyük bir şirketin yöneticisine ulaşabildiğiniz başka bir şirket Türkiye’de yok. Başarılı bir şirket bloğunun diğer bir tanımı da bu zaten. Ulaşılabilir ve eleştirilebilir olmak.








Son Yorumlar