'Interaktif Pazarlama' kategori arşivi

Goldaş web sitesine değil web stratejisine odaklanmış

071106_goldas.png

Biraz önce Emre Güzer’in bloğunda Goldaş’ın web sitesini yenilemesi ile ilgili yazısını okudum.
Emre Güzer’in kısa süre çalışıp ayrıldığı bir şirketin haberini olumlu bir şekilde gündeme getirmesinin bence blogculuğun ruhunu anlatan güzel bir örnek olduğunu belirtmemde fayda var.Kurumsal site ile sanal mağazayı ayırmanın ne kadar doğru bir karar olduğunu yazmış Emre.
Kesinlikle katılıyorum.

Goldaş web sitesinde attığım kısa bir tur Goldaş’ın web sitesi değil web stratejisi oluşturduğunun göstergesi gibi geldi bana.
Yıllardır markalara ve şirketlere bunu anlatmaya çalışıyoruz…

Goldaş web sitesi, şirketin e-ticaret ekibi tarafından hazırlanmış. Ancak tasarım konusunda “Conta” adlı bir şirketten destek almışlar.

Yani işi ehline bırkmayı uygun görmüşler.

Tasarımlar gayet ferah. İçerikler başarılı. Kurumsal web sitesinde aradığınız her şeyi bulmanız mümkün.

Kurumsal bir şirketin web sitesinde mutlaka olması, olmasından da öte güncel olması gereken basın odası bölümü gayet başarılı.

İletişim sayfasında Google Maps’e bağlantı verilmiş. Bağlantıya tıkladığınızda bu sayfaya ulaşıyorsunuz.
Goldaş satış noktalarını tek tek görebildiğiniz bu sayfa web sitesi hazırlamak ile web stratejisi hazırlamak arasındaki farkı gösterir nitelikte.

Sanal mağazanın sadece ana sayfasına bakabildim. Orası da gayet mantıklı ve doğru hazırlanmış izlenimi verdi bana.

Sitenin altı kısmında Goldaş ile ilgili farklı markaların mikro sitelerine bağlantılar bulunuyor.

Dikkatimi çeken en önemli eksiklik arama motoru optimizasyonuna fazla dikkat edilmemiş olması.

Bunların benim Goldaş web sitesi ile ilgili ön izlenimlerim.

Web sitesinde hatalar, eksikler var mıdır?
Web stratejileri doğrumudur?

Bu soruların cevabını vermek için bir kaç dakikalık inceleme kesinlikle yeterli değil.
Ancak, ülkemizdeki şirket sitelerine genel olarak baktığımızda, Goldaş’ın internet adımlarını çok doğru attığını ve doğru bir vizyon oluşturduğunu söylemem kesinlikle yanlış olmayacaktır.

AddThis Social Bookmark Button

Bellona bloğu

bellona.gif

Biraz önce rastladığım blog sayesinde Bellona’nın blogcu.com’da bir bloğa sahip olduğunu öğrendim.

Göze Algün ve yorumcular Bellona’nın bu çalışmasının çok başarılı olmadığını belirtmişler.
Benim görüşlerimde hemen hemen aynı.

Ancak Bellona’nın blogcu.com da bir blog açarak kampanyalarını duyurma konusundaki hevesini, blog dünyasına ilgisini saygıyla karşılıyorum.

Ancak benim aklıma takılan şu.

Bellona’nın kurumsal web sitesi www.bellona.com.tr de blogdan hiç bahsedilmemiş. Bloğa bağlantı verilmemiş.
Ayrıca Blogcu’daki http://bellona.blogcu.com/ adresinde yer alan bloğun Bellona’ya ait olduğunu gösteren resmi bir ifade yok.

Bu konulara dikkat edilmesi gerekir.

AddThis Social Bookmark Button

GIA Grand Interactive Awards 2007

Benimde juri olarak görev aldığım organizasyonun çağrısı şu şekilde;

İNTERAKTİF DEVRİMİN ÖNCÜLERİ!
Bu ödül sizin için.

Reklamlar izlenmiyor, ilanlar okunmuyor, mesajlar artık hedefini vurmuyor. İtiraf ediyoruz; geleneksel yöntemlerimiz iflas ediyor.
Bizim devrimcilere ihtiyacımız var. Tüketiciyi her yerde yakalayacak, iletişimin çift yönlü olduğunu hatırlayacak,
ona seslenmeyi bırakıp onunla konuşacak interaktif devrimcilere…

Konuyla ilgili detaylı bilgiye MMI web sitesinden ulaşabilirsiniz.

AddThis Social Bookmark Button

Rixos Second Life’da!

Diğer bir çok haberde olduğu gibi bu haberi de kendim başka bir sitede okudum.
Yani Rixos şirketi veya Rixos’un PR ajansı konu ile ilgili basın bülteni bana göndermiş falan değil.

Rixos’un Second Life’da yer alması ile ilgili habere buradan ulaşabilirsiniz.

Amaç medyada yer alabilmek için bir gerekçe üretebilmekse Second Life biçilmiş kaftan.

Öyle ya bizim medyamız Second Life ve youtube gibi eğlencelik konulara çok meraklıdır.

Şirketlerde nabza göre şerbet vermekten başka çare bulamaz haliyle…

Second Life medyada haber olmak dışında bir değer üretemez mi?

Bu soruya cevap verecek Second Life bilgisine sahip değilim. Second Life da yer almanın gereksiz olduğunu söylemek çok yanlış olur. Ancak benim kişisel görüşüm markaların interneti pazarlama süreçlerinde kullanmaya başlamaya karar verdiklerinde başlangıç noktalarının kendi web siteleri olması.

Rixos da tahminimce bu süreci başlattı. Önümüzdeki günlerde internet’i daha aktif olarak kullandıklarını göreceğiz.

Ancak başarılı bir web sitesi yapmak, Second Life, Youtoube gibi popüler sitelerde yer almak kadar internet kullanıcılarına bu bilgiyi doğru kaynaktan yaymak ta önemli.

Benim tüm şirketlere tavsiyem, internette konuşulmaya değer bir yenilik yaptıysanız, öncelikle internet ve pazarlama ile ilgili yazılar yazan blogculara da bir haber göndermeniz.

10 tane blog yazarının bir şirketin internette yaptığı yeni bir uygulamayı yazması bence Hürrriyet ekonomi sayfasında haber olmaktan çok daha büyük katma değer sağlayacaktır.

AddThis Social Bookmark Button

Vestel ve Garanti Emeklilik Second Life’da yer almışlar

Yazıma başlamadan önce kısa bir açıklama yapmamda fayda var. Ben Second Life oyununu hiç oynamadım. Oyun hakkında bilgim işim gereği konuyu takip etmemden kaynaklanıyor.

Bu oyun hakkında benden daha az bilgili olanlar için biraz bilgi verecek olursak;

Second Life internet üzerinde oynanabilen üç boyutlu, insanların kendilerine gerçek hayatlarının dışında siber bir yaşam oluşturmalarına yönelik oyun. Oyun içerisinde çeşitli mekânlar oluşturmak, sosyalleşmek mümkün.
Bu oyunda ilerleyebilmek, daha doğrusu daha kaliteli bir yaşam sürebilmek için para harcamanız gerekiyor. Oyun ile ilgili çeşitli hizmetler ve danışmanlıklar veren kişilerin gerçek dünyada da para kazanabildiğini duyuyoruz.

Marketing Türkiye dergisinde bir kaç aydır Özgür Alaz’ın Second Life ile ilgili yazılarını okuyoruz.
Marketing Türkiye gibi önemli bir derginin bu konuyu içerik haline getirmesi Vestel ve Garanti Emeklilik gibi şirketlerin ilgisini çekmiş olacak ki bu şirketler oyun içerisinde marka olarak yer almaya karar vermişler.
 
Teknoloji ve internet konularında içerik sunan bazı web sitelerinde, gazetelerde ve bilgisayar/internet konulu yayın yapan bazı dergilerde konuyla ilgili haberler yayınlanmış. Bende bu konu ile ilgili Vestel ve Garanti Emeklilik haberlerini ilk defa geçtiğimiz günlerde gazetede okumuştum.

Takip ettiğim internet ve pazarlama konulu bloglarda bu haberlerler ilgili bir yorum’a rastlayamadım.

Google’da arama yaptığımda, Vestel’in kendi web sitesinde başarıyla yürüttüğü basın bültenleri sayfasında yayınlanan bu haberi aynen kendi bloğuna taşıyan bir kaç kişiyi ve Garanti Emeklilik web sitesinde yer almamasına rağmen bir şekilde internetten ilgili haberi bulup bloğuna taşıyan kişileri, bu gelişmeleri yorumlamış olarak saymazsak, Bildirgec.org’da yayınlanan bu yazı hariç konuyla ilgili hiç bir blogcu yorumuna rastlayamadım.

Second Life’da bir Türk markasının yer alması o markaya ne katar? Oyunun içinde yer alan markaya bir değer üretir mi? Bu şirketlerin potansiyel ve mevcut müşterileri gözünde marka algısını olumlu etkiler mi?
Aklıma ilk gelen sorular bunlar.

Benim ilgi alanıma en çok giren soru ise şu;

Bu gelişme neden blogcuların gündemine girmedi?

Bu soruya verilebilecek cevaplar şu şekilde olabilir;

1- Bu konuyla ilgili yorum yazabilecek blogcular Second Life oyununu çok fazla bilmedikleri için konuya yorum getirmemeyi uygun görmüş olabilirler.

2- Bu haber blogcuların çok da ilgilerini çekmemiştir. Ve kendi bloglarında yorum yazmamışlardır.

3- Sadece basın mensuplarına duyurulan bu haber blogculara da duyurulmadığı için blogcuların bu gelişmeden haberi olmamıştır.

4- Blogcular bu gelişmeden kendileri bir şekilde haberdar olmuştur. Ancak bu şirketlerin kurumsal iletişim yetkilileri ve/veya PR ajanslarıı bu konuyu basın mensuplarına duyurduğu gibi gibi blogculara duyurmadığı için bu konu hakkında yazı yazma gereği duymamışlardır.

Her blogcunun cevabı farklı olabilir.

Ancak kesin olan şu ki blogcuların gündemine girmek o kadar da kolay değil.

AddThis Social Bookmark Button

Alogaranti’nin ana menüsü işe yarıyor mu?

Garanti Bankası’nın 444 0 333 no’lu telefon bankacılığı şubesinden yapmak istediğim işlem;
Değişen kredi kartımda soyadım yanlış yazıldığı için kurye tarafından getirilen ancak benim teslim almadığım yeni kredi kartının üstündeki Soyadımı düzeltmek.

Telefondaki menüleri okuyan otomatik sistem “Kredi Kartı İşlemleri için 3′e basınız” diyor. Burada alternatif alt menuler var. Her biri kart numaramı istediği için hangisine numarasız ulaşırım diye telefonu 5 defa kapatıp tekrar aramak suretiyle şansımı deniyorum.

Sonuca ulaşamayınca sinirlenip 444 0 338′den Garanti Bankası haklı müşteri hattını arıyorum.
Alo Garantide uygun menü bulamadığımı, biliyorsa telefondaki kişinin söylemesini sitiyorum.

Oda bana aynen şunu diyor “5 numaralı Internet şubesi destek hattı ve diğer işlemler seçeneğinden sonra 4′e basın”

Bende telefonu kapatıp tekrar Alogarantiyi arıyorum.
5 numaralı menüde diğer ifadesi geçmiyor. “Internet şubesi destek hattı ve parakart işlemleri için 5′e basın” diyor.
5′e basınca diğer işlemler için 4′e basıyorum. Ve müşteri temsilcisiyle karşılaşıyorum.
Yani kart numaram veya telefon şifrem yoksa yapmam gereken 5′e daha sonra 4′ü tuşlamam.
Ancak 5numaralı menüden bunu anlamam imkânsız.

Bu kadar zahmetten sonra soyadı hatasını ancak şubeyi aramak suretiyle değiştirebileceğimi anlıyorum.

Sonuç.

Alo Garanti Şubesinin 5 numaralı menüsünde “diğer işlemler” ifadesi olmalı.

İnsan şunu düşünüyor. Alogaranti gibi işlek bir sistemin ana menüsü nasıl olurda bu kadar hatalı hazırlanır.
Şuda bir ihitmal tabi. Kart numarası, telefon şubesi olmadan işlem yapmayı ne kadar zor yaparsak insanlar okadar çok bu numaraları öğrenir.

Eee peki benim durumumda olan  ne yapacak?

30 dk uğraş canım sende. Ne olacak ki???

AddThis Social Bookmark Button

Google bize logo yaptı!

2007_04_23_2.jpg

Yaklaşık 1 ay önce, googlebizelogoyapsana.com adlı siteyi bu yazımla duyurmuştum.

Amacı Google’ın özel günlerde ana sayfada logosunda yaptığı güne özel değişikliği Türkiyede de yapmasını sağlamak olan bu amatör girişimi benim gibi onlarca blog ve web sitesi duyurdu.Konuya basında ilgi gösterdi. Site ve sahipleri gazetelerde haber oldu.

Bu noktada girişimi amatör olarak adlandırmamın sebebi para kazanma amacı gütmeyen bir proje olması.
Çalışma gayet profesyonelce.

Bugün 23 Nisan. Google bu fırsatı çok iyi değerlendirdi. Ve ana sayfasında yukarıdaki logoyu yayınladı.
Daha güzel bir logo olabilirdi şeklindeki küçük eleştirimizi bir yana bırakalım, bu durumdan çıkarılacak dersleri bir bir inceleyelim.

1- Amaca ulaşacak bir kampanya hazırlamak için bilmem kaç yıllık bir reklam ajansı olmanıza gerek yok.
2- Viral bir kampanya yapmak için güzel bir fikir, 8$’lık bir alan adı ve ücretsiz bir blog yeterli. Yeter ki doğru bir kurgunuz olsun.
3- Marka büyüklüğü son günlerin moda tabiriyle sözde değil özde olmalı. Google ayağına gelen bu fırsatı çok iyi değerlendirdi. Ve 23 Nisan gibi önemli bir günde logoyu yayınladı.
4-Bloglar ciddi ziyaretçilere ulaşıyor. Başarılı bir bloğu her ay en az 10.000 farklı kişi ziyaret ediyor. 50 tane blogda haber olduğunuzda 500.000 kişiye ulaşabiliyorsunuz. Bu ulaşmada sözde değil özde. Ziyaretçiler bakıp geçmiyor. Okuyor. Arkadaşlarına duyuruyor.

Değeri yüzmilyar dolarlala ifade edilen bir şirketi harekete geçirdiğiniz, internet’in gücünü herkese gösterdiğiniz için teşekkürler arkadaşlar

Haa.. Bu arada.
Bu kampanyanın arkasından Google çıkar mı?
Acaba bu Google’ın viral bir kampanyasımıydı?
Öyle ise hiç şaşırmam.

AddThis Social Bookmark Button

Bir e-posta milyonlarca insana ulaştı. Peki Danone ne yaptı?

Geçtiğimiz Pazar sabahı kahvaltımı yaparken gazetelere göz gezdirmeye başladım. Danone’nin tam sayfa ilanı hemen dikkatimi çekti. “Kamuoyuna duyurulur” başlığı ile yayınlanan ilanın ilk paragrafı aynen şu şekilde;

Danone olarak internet yoluyla çirkin bir saldırıya uğradık. Tamamen asılsız iddialar içeren bir e-posta, milyonlarca insana ulaştı. Özenle ürettiğimiz ürünlerimizin toplum sağlığını olumsuz yönde etkilediği iddia edildi..

Danone’nin de belirttiği üzere “bir e-posta milyonlarca insana ulaştı“.
Gönderilen mesajın doğru olup olmadığı bizim konumuz değil. 

Konumuz, daha doğrusu sorumuz şu; 

Danone internette milyonlarca kişiye ulaşan bu e-posta için ne gibi bir önlem aldı?
Benim takip ettiğim kadarıyla hiç bir önlem almadı.
İnternette başlarına gelen bu kriz’i yönetmek için internette hiç bir şey yapmadı.

Bırakın kriz’i yönetmek, danone.com.tr web sitesinde bir duyuru bile yapılmadı.
Konuyla ilgili açıklama getirebilecek basın bültenleri danone.com.tr web sitesinde yayınlamadı.

Sabah, Hürriyet gibi gazetelere tam sayfa ilan veren Danone, kendi web sitesinde bu ilanın bir metnini yayınlamayı bile düşünmemiş. İnternet kullanıcılarının okuduğu e-postalara cevabı internet yoluyla değil, gazete yoluyla vermeyi tercih etmiş. Şu an gördüğüm kadarıyla ilanın bir benzerini, internette banner reklamı ile yayınlamamış.

Özetlersek; Kriz internet ortamında oluşmuş. Ancak çözüm internet dışında aranmış.

Danone ne yapmalı?

Bu soruyu şu şekilde değiştirmekte fayda var.
Büyük markalar ne yapmalı? Zira benzer sorunlar hemen hemen her şirketin başına geliyor.

Şirketler için çözüm aslında çok basit. Yani formüller çok ta sihirli değil;

Web sitesi değil web stratejisi oluşturmak için yola çıkmalı.
Müşteriyle temas halinde olan, müşteri odaklı tüm ekipler internet konusunda eğitilmeli.
Şirketlerde bir internet kültürü oluşturulmalı.
Blog nedir anlamalı. Hatta kurumsal bir blog oluşturmalı.
Yıllık gazete ilanı bütçesinin hiç değilse %10′unu internete ayırmalı.
Bir interaktif ajansla çalışırken, o ajansın bilgi birikimine inanmalı. O birikimden faydalanmalı.
Her sorunun reklam yapılarak çözülemeyeceği anlaşılmalı.

Ne demiştik…

İnternette kral çıplak diyecek yüzbinlerce ziyaretçi var!

AddThis Social Bookmark Button

Hobby Jöle’den tek taş pırlanta yüzük kazan!

 

020207_1.jpg

Şubat ayının gelmesiyle birlikte “Sevgililer günü” sezonu açıldı!

Bizde Hobby Jöle için www.hobby.com.tr de bir yarışma düzenledik.

Ziyaretçilerden sevgililerine güzeeel bir mesaj yazmalarını istiyoruz.

En güzel mesajı yazan bir kişi sevgilisine hediye etmek üzere tek taş pırlanta yüzük kazanacak.

Peki! Mesajı yazan bayan ise ne olacak?

O zaman kazandığı tek taş’ı kendisine hediye edecek tabii..

Bu durumda tek taşını kendisi almak zorunda kalmayacak…

Tanıtım için Sosyomat’ta etiket ve banner, MSN Messenger’da banner kullanıyoruz.

Tek taş isteyenler buraya!

 

AddThis Social Bookmark Button

Dove’dan “Kendi reklâm filmini kendin çek” yarışması!

 

130107_1.jpg

Youtube’da gezinirken bir tanıtım videosu dikkatimi çekti. 

Video’da “Dove vücut şampuanı reklâm filminizi çekin, yarışmaya katılın” şeklinde bir tanıtım yer alıyor.

Yarışma için hazırlanmış özel web sitesi olan www.dovecreamoil.com adresine gittiğinizde yarışma ile ilgili her türlü bilgiyi alabiliyorsunuz.

Web sitesinde kendi reklâm filminizi çekebilmeniz için ihtiyaç duyabileceğiniz Dove görselleri, videolar, müzikler yer alıyor.

Video hazırlama konusunda bilgili değilseniz, bu web sitenizde videonuzu hazırlayabileceğiniz platform oluşturulmuş durumda. Ne yapmanız gerektiği adım adım anlatılıyor.

Hazırlanan videolar AOL web sitesinde sergilenebiliyor.

Bir ürün ile kullanıcısı arasında kurulabilecek en kuvvetli bağ, ürünü değil insanı ön plana çıkartmak olsa gerek.

AddThis Social Bookmark Button



interaktif gündem

interaktif pazarlama
Facebook'daki interaktif pazarlama gurubumuza katılmak için tıklayınız!