'Web 2.0' kategori arşivi

buzla.com yayında!

2007_07_02.jpg
Farketing.com yazarı Can Turanlı’nın projesi olan buzla.com kapalı beta sürecini bitirdikten sonra yayına açıldı.

İş dünyasında olup, bırakın kullanmayı RSS’in ismini duymayan binlerce insan olduğunu düşündüğümüzde, RSS alt yapısı ile içerik takibini kolaylaştıracak Türkçe içerikli bir sitenin özellikle internet girişimlerine ve blog yayıncılarına ne kadar büyük fayda sağlayacağını anlamamız mümkün.

buzla.com akılda kalıcı ve keyifli bir alan adı. Logo ve site tasarımı gayet başarılı. Site içerisindeki ikonlar çok hoş.
Türkiye’nin en fazla ziyaret edilen portallarının özellikle detay ( ana sayfa dışındaki bölümler ) içeriklerinin bir çoğunun logo ve tasarım açısından çok zayıf olduğunu düşündüğümüzde, buzla.com’un sadece fonksiyon açısından değil, tasarım açısından da başarılı bir proje olduğunu görüyoruz.

Can Turanlı’ya bu projesinde başarılar diliyorum.

buzla.com ile ilgili okuyabileceğiniz yorumlar:
http://www.webrazzi.com/2007/07/01/buzla-yeni-ozellikleri-ile-yayinda/
http://www.sunipeyk.com/buzla-acildi/

AddThis Social Bookmark Button

İsteklerinizi etiketlemeye ne dersiniz?

2007_05_26.gif

Vadi Efe arkadaşımız üzerinde çalıştığı istiyor.us web sitesinin kullanıma açıldığını ve site hakkındaki görüşlerimi rica eden bir mesaj atmış bana. Bende istiyor.us web sitesini biraz inceledim.

İsminden de anlaşılacağı üzere, istediklerinizi etiketlerle belirlediğiniz bir web sitesi.
sosyomat tadında bir web sitesi olan istiyor.us’un temel farkı bence “isteklerimiz” temasına odaklanması.Alexa verilerine bakılırsa sayfa görüntülenme bazında son haftalarda hızlı bir çıkışı var.

Bu arada sosyomat’ın Şubat-Mart aylarında sayfa görüntülenme bazında ekşisözlükle aynı sonuçlara ulaşması dikkat çekici.

Bu tip web sitelerinden başarıyı kullanıcıların katılımı belirliyor.

Bakalım yeni açılan istiyor.us web sitesi internet kullanıcılarının ne kadar dikkatini çekecek.

AddThis Social Bookmark Button

Cumhuriyetime sahip çıkıyorum bandı!

2007_05_01.jpg

Biraz önce farkettiğim www.iyisay.com sitesi, son günlerde oluşan tepkiyi internetteki yayıncılarla dile getirmeyi hedefliyor.Alan adı 29 Nisan’da alınmış.
Tasarım gayet güzel.
Kodlama başarılı.
Kullanımı çok kolay.

Buradaki tek satırlık html kodunu alıyorsunuz.

Ekliyorsunuz sitenizin html kodlarına.

Başlıyorsunuz internette tepkinizi göstermeye.

Çok başarılı bir proje.

Elinize, aklınıza sağlık..

AddThis Social Bookmark Button

Yemek ve web2.0 buluştu…dobisko.com!

2007_04_15.jpg
Bugün bir e-posta mesajı aldım. Mesajda kısaca “Sitenin ana sayfasında dobişko için ne dediler? bölümü için kısa yorumunuzu gönderirseniz memnun oluruz” şeklinde bir talep yer alıyordu.

Bahsi geçen web sitesi ise dobisko.com

dobisko.com yemek yenilen mekanların paylaşıldığı, yorumların ve fotoğrafların eklenebildiği yeni nesil bir web sitesi.

Site tasarım, alt yapı ve özellikle içeriğini internet kullanıcılarının beraber oluşturmaları özellikleri ile tam bir web 2.0 sitesi olmuş.

Siteyi denemek için üye oldum. Üyelik basit bir adımda gerçekleşti.

Üye olur olmaz, bir mekân ekledim. Mekânlara farklı konulara göre etiket verebiliyorsunuz. ( Yer, yemek türü gibi..)

Kullanımı kolay bir site oluşturulduğunu söyleyebilirim.

Site test aşamasında. Siz de siteye üye olarak farklı mekânlardaki deneyimlerinizi paylaşabilirsiniz.

AddThis Social Bookmark Button

Bloglar dikkat çekmeye başladı! Webrazzi.com’da iki sponsor!

 

2007_02_15_2.jpg

İş dünyası ile ilgili Blog yazarlarının kalitesiz içerik sunmak gibi bir lüksü yok.
Özgün içerik üretiyorlar. Aksi takdirde dikkat çekmeleri, ziyaret edilmeleri mümkün değil. 

Blogculugda başarının şartı olmasa dahi önemli bir kuralı, belli bir konu üzerine odaklanıyor olmak.
Alternatif binlerce içerik ve blogcu arasında akılda kalabilmeniz ve dikkat çekebilmeniz için belirli bir konu, özellikle de bildiğiniz bir konu üzerinde yoğunlaşmanızda fayda var.

Sevgili Arda Kutsal bu işi en iyi bilenler arasında yer alıyor. Kişisel bloğu olan ardakutsal.com’u açtıktan sonra, yeni nesil web girişimleri ve web 2.0 projeleri ile ilgili analizlerini paylaştığı farklı bir blog yayınlamaya başladı. Webrazzi.com

Her iki site de internet odaklı yazılar yazıyor olmasına rağmen, webrazzi.com’da web girişimlerine odaklandı.
Webrazzi.com intertte iş yapmak için yola çıkan büyük-küçük bir çok kişi ve şirketin ilgi odağı haline geldi.

Arda’ya webrazzi.com’dan bir çok talep ve öneri geliyor.

Webrazzi.com ilerleyen günlerde bir danışmanlık şirketine dönüşecek mi yoksa bir blog olarak başarılı yayınına devam mı edecek? Bunu zaman gösterecek.

Ancak gerçek olan şu ki, blogaki potansiyel ve ziyaretçi sayısının yüksekliği, webrazzi.com için bir gelir kaynağı oluşturdu.

Webrazzi.com’un sponsorluk talebini kabul edeceğini duyurması ile birlikte nokta.com ve benimde ortağı olduğum kurumsalhaberler.com’la sponsorluk anlaşmaları yapıldı.

Kurumsalhaberler.com olarak daha önce konferans, zirve ve fuar gibi bir çok kurumsal organizasyona sponsor olmuştuk.

Bir bloğa sponsor olarak bir ilki daha gerçekleştirdik.

Tüm bu çabaların henüz internet konusunda girişim yapmamış ancak çok değerli projeleri olan kişi ve kuruluşlara itici bir güç oluşturmasını diliyorum.

Technorati Tags: , , , ,

AddThis Social Bookmark Button

Flickr.com’la İstanbul’dan Bercelona’ya bir Web 2.0 hikayesi!

240107_2.jpg

“Dünya ne kadar küçüldü!” tabirinin yerini alması gereken ”İletişim ne kadar büyüdü!” tabiri olmalı bence.

Zira Dünyanın küçüldüğü falan yok. Bildiğimiz yuvarlak, koskoca dünya. 

Ancak iletişim teknolojilerindeki gelişmeyi biz basitçe “dünyanın küçülmesi” olarak adlandırıyoruz.

Geçtiğimiz haftalarda yazdığım bir yazıda Flickr.com’un amatör fotoğrafçıları nasıl sosyalleştirdiğinden bahsetmiştim.

Türkiye’de henüz başlamayan ancak dünyada “Web 2.0′da neymiş?” tarzı tartışmalar sürüp gidiyor.

Web 2.0′ın ne olduğunu Flickr.com’da yer alan Fotoğraf Kıraathanesi gurubunun üyelerinden, yukarıdaki fotoğrafın sahibi arkadaşım Ozan Kılıç’ın yaşadığı güncel bir olayla anlatayım.

Ozan olayı bana MSN’de şu şekilde açıkladı;

“Bu fotoğrafları 2006 motogp yarışlarında çekmiştim.. Çok uzun zamandır da kimse yorumlamadı. Neyse, bu sabah İspanya’da motogp’nin bu seneki Türkiye yarışlarına VIP bilet hazırlayan firmanın grafikeri Flickr üzerinden bana mail attı ve bu iki imajı kullanıp kullanamayacağını belirtti.. Ben de elbette kullanabilirsiniz, tek şartım baskıda fotoğrafçı: Ozan Kılıç yazarsanız olur dedim.. O da tamam dedi. Ben de herhangi bir ücret istemeden imajları indirmesine izin verdim. O da çalışmanın bir kopyasını bana gönderdi daha önce de bir fotoğrafım (gökkuşağı olan) flickr üzerinden bulunup amerika’da kaleideskop gökyüzü adlı bir kitapta basıldı.. Ondan da ücret istemedim, yazarın imzalı bir kitabının kopyasını istedim.”

Fazla söze gerek yok. Yaşanılan olay web 2.0′ı açıklıyor.

Birde internet’i sanal olarak adlandırmanın ne kadar yanlış olduğunu…

Technorati Tags: , ,

AddThis Social Bookmark Button

Dove’dan “Kendi reklâm filmini kendin çek” yarışması!

 

130107_1.jpg

Youtube’da gezinirken bir tanıtım videosu dikkatimi çekti. 

Video’da “Dove vücut şampuanı reklâm filminizi çekin, yarışmaya katılın” şeklinde bir tanıtım yer alıyor.

Yarışma için hazırlanmış özel web sitesi olan www.dovecreamoil.com adresine gittiğinizde yarışma ile ilgili her türlü bilgiyi alabiliyorsunuz.

Web sitesinde kendi reklâm filminizi çekebilmeniz için ihtiyaç duyabileceğiniz Dove görselleri, videolar, müzikler yer alıyor.

Video hazırlama konusunda bilgili değilseniz, bu web sitenizde videonuzu hazırlayabileceğiniz platform oluşturulmuş durumda. Ne yapmanız gerektiği adım adım anlatılıyor.

Hazırlanan videolar AOL web sitesinde sergilenebiliyor.

Bir ürün ile kullanıcısı arasında kurulabilecek en kuvvetli bağ, ürünü değil insanı ön plana çıkartmak olsa gerek.

AddThis Social Bookmark Button

Web 2.0, Pazarlama, WOMM, Medya, Reklâm veren ve Bekir!

 

070107_1.jpg

Web 2.0’ın ülkemizdeki en başarılı örneklerinden biri olan sosyomat.com’un sloganı belkide web 2.0’ı anlatan en güzel cümlelerden birisi.
“Yeni nesil sosyalleşme aracı”.

Onlar bu sloganı web siteleri için kullandıkları için “araç” ifadesini kullanmışlar.
Biz web 2.0’ı “Yeni nesil sosyalleşme yöntemi” olarak tanımlayalım.

Geçtiğimiz sene Çağatay Yolda programını takip edenlerin oluşturdukları web gurubu ile ilgili yazımı “Kim demiş internet sosyalliği öldürüyor” diyerek sonlandırmıştım.

Bu hafta sonu ise web 2.0’ın internet kullanıcılarına sunduğu en önemli fırsattan biri olan sosyalleşmeyi bizzat yaşadım.

Fotoğraf Kıraathanesi

Elli yaşlarında olan eniştem ( Sinan abi ) girişimci bir sanayici olarak 70’li yıllarda başladığı aktif iş hayatını birkaç sene önce pasifleştirdiğinde, bilgisayar ve teknolojiyi sürekli takip eden biri olarak internet’i daha sık kullanır oldu. Frontpage ile başlayan kişisel web sitesi çalışmaları, 2006 yılında Blogger’la tanıştığında blogculuğa dönüştü. Gençliğinden bu yana fotoğraf’a olan merakını bir türlü aktif bir amatör fotoğrafçılığa dönüştüremeyen Sinan abi’nin, Flickr.com’la tanıştığı dönem ile, yeni aldığı Canon 350D makinesi ile dijital fotoğrafçılığa geçtiği dönem çakıştığında, kendisinin bile fark etmediği, hep aklında olan Fotoğraf Kıraathanesinin, ilk tohumlarını atmaya başlamıştı.

Flickr.com’da paylaşılan fotoğraflar ve alınan yorumlar, Sinan abi’nin geçtiğimiz yıllarda amatör fotoğrafçılık adına yakalayamadığı tempoyu yakalamasını sağladı.

Kendisiyle sürekli görüşüyor olmamıza rağmen geçtiğimiz günlerde flickr.com’da sayısı 200’ü bulan bir gurup oluşturduklarını yeni öğrendim. Gurup internette fotoğraflarını paylaşmayla yetinmediğinde İstanbul’da bir araya gelmeye ve günlük fotoğraf gezisi yapmaya karar vermiş.

İşte ben bu gurubun dördüncü buluşmasına dün dahil oldum. 34 yaşında, doğma büyüme İstanbul’lu birisi olarak İstiklâl caddesini bu kadar detaylı gezmediğimi fark etmemi sağlayan bu günü birlik gezide, üyelerin bir birleriyle dördüncü defa görüşüyor olduğunu ( ki bazıları ilk defa buluşmaya katılıyor ) bilmesem, kırk yıllık dostlar bir aradaydı sanacaktım.

Buraya kadar anlattığım herşey aslında Web 2.0’ın ta kendisi. İş dünyası, şiir, fotoğrafçılık… Konu her ne olursa olsun, benzer düşüncelere, benzer bakış açılarına sahip insanların internet ortamında bir araya gelmesi, yazılarını, fotoğraflarını internette paylaşması. Bunu görüşme boyutuna taşıması. Bir sonraki safha olan dostluk mertebesine ulaştırması.

Internette bu şekilde hareket eden milyonlarca insan, yaşadıkları bu sürecin web 2.0 diye adlandırılıdığını bilmiyor. Türkçe içerikli en başarılı web 2.0 yazılarını yazan sevgili Arda Kutsal’ın dediği gibi, web 2.0 tarzı web sitelerinden faydalanan internet kullanıcılarının web 2.0’ın açıklamasını bilmelerine gerek yok. Zira onlar bizzat web 2.0’ı yaşıyor.

Öyle ya . Günleri ve haftaları oluşturan takvimler değil. Takvimleri oluşturan günler ve haftalar.

Medya ne yapmalı?

Yukarıda da bahsettiğim bu süreç, internet’i doğru kullanan kişilerin, zamanlarını gerçekten geçirmek istedikleri konulara yönelmelerini sağlıyor. Zaman içerisinde Gazete, TV, Radyo gibi araçların önemini yitirmesi söz konusu bile olamaz. Internet bildiğimiz medya için bir tehlike değil. Medya araçları insanoğlu var oldukça her zaman olacaklar. Ancak bu değişime ayak uyduramayanların ayakta kalma şansı yok kadar az. Yani tehlike çanları değişimi fark etmeyenler için çalıyor.

Hürriyet’i ele alalım. Bir çok yönden benimde eleştirdiğim Hürriyet, web 2.0’ı en çabuk fark eden gazete. Daha önce “Türkiye’nin açılış sayfası” sloganını eleştirdiğim Hürriyet, Benimsayfam uygulaması ile çok doğru bir adım attı. Internet’te kontrolü ele alma şansının olmadığını fark eden Hürriyet, benim sayfam ile kontrolü kullanıcılarına vermeyi bir anlamda kabul etti. Hürriyet içerisinde teknolojik olarak sunulan birçok olanak, diğer gazetelerden çok daha ön plana çıkmasını sağladı.
Benim sayfam uygulaması büyük medya guruplarının da internet’i doğru kullanarak ziyaretçileri kendilerine çekebileceklerinin en başarılı örneği oldu.

Web 2.0 bir markanın pazarlama stratejisi olabilir mi?

Türkiye’de Reklâm veren interneti yeni keşfediyor. Birçok marka internet’i yeni kullanmaya başladı. Bu ara internet’te reklâm uygulamaları markanın kampanyası için bir banner yapması ve bu bannerla ziyaretçileri kendi web sitesine yönlendirmesi şeklinde. Doğal olarak kampanyanızın içeriği çok etkileyici olmadığı sürece elde edilen sonuçlar çok ta başarılı olamayabiliyor. Ancak internet’in diğer mecralara göre avantajlı durumda olması, başarısız olarak adlandırılabilecek geri dönüşleri bile, özellikle düşük maliyeti sebebiyle, başarı edilmiş kampanyalara çevirebiliyor.

Siz dijital fotoğraf makinaları üreten bir markanın pazarlama yöneticisi olsanız yeni ürününüzü bir gazetenin web sitesine reklâm verip, ürününüzle ilgilenmeyen onbinlerce kişiye bannerınızı göstererek mi tanıtmayı düşünürünüz?
Yoksa 200 kişilik bir fotoğraf gurubunun iki yüzüne de ulaşacak bir tanıtım uygulaması mı yapmayı?

Bence kesinlikle ikincisi.  Gurup üyelerinin her birinin dönüşümlü olarak kullanabilmesi için hediye edeceğiniz birkaç tane makinenin ne kadar önemli bir viral sonuç doğuracağı, ağızdan ağıza pazarlama ile ne kadar etkili bir şekilde yayılabileceği,  WOMM dediğimiz ( Word of Mouth Marketing- ağzıdan ağıza pazarlama ) kampanyaların en başarılıları örneklerinde biri olabilmesi için bir kıvılcım çakacağını düşünsenize.

Ben yeni alacağım makinanın Canon 400 D olması konusunda kararımı Sinan abimden aldığım bilgiler sonucu verdim. Sinan abim dün Ozan’dan hangi sırt çantasını alması gerektiğini öğrendi. Uğur’un Sony makinası ile birkaç fotoğraf çeken başka birisi belkide yeni bir Sony almaya karar verecek.

Eski nesil’den yeni nesil’e geçiş

Internet’i teknolojik bir kavram olarak görmeyi bırakmak gerekiyor. Internet bugüne kadar yaşanmamış kadar büyük bir devrim. Bireyin ön plana çıkmasını sağlayan büyük bir buluş.
Henüz emekleme döneminde insanların hayatında bu kadar büyük bir değişimi sağlayan internet geliştikçe olabilecekleri hayal edemiyorum bile.

Yanlış anlaşılmasın. Teknolojik anlamda olacak her türlü değişim artık bir hayal değil. Sadece ne zaman olacağını beklediğimiz bir süreç. Ne zaman evdeki tüm elektirikli aletler bir biriyle bluetooth veya daha yeni bir teknolojiyle irtibata geçecek? Ne zaman ev dışında çektiğim fotoğraf anında evimin duvarında asılı dijital çerçeveye anında yansıyacak? Bunlar bir hayal olmaktan çoktan çıktı.

Benim hayal edemediğim bu değişim sırasında pazarlama, reklâm nasıl bir evrim geçirecek.
Acaba büyük kitlelere hitap eden reklâmcılık bitecek mi? Televizyonda on milyon kişi aynı reklâmı mı seyredecek. Yoksa reklâm kuşağında hepimiz kişiselleşmiş reklâmmı seyredeceğiz.
Benim Cumartesi günü yaptığım fotoğraf gezisini internette farkeden Nikon, Televizyonda benim seyretiğim filimde bana özel Nikon reklâmı yayınlayacak mı?

Sözün özü
Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Web 2.0’da internet’i kullanım şeklimizdeki değişime konulan bir ad. “Çıplak sohbetler” adlı kitaptaki şu söz durumu özetlemeye yetiyor.
“Devrimlerin gelişini önceden görmek zordur ama, onları göz ardı etmek genellikle talihsiz sonuçlar doğurur.”

Bu arada Bekir’i unuttuk. Başlıktaki Bekir de kim derseniz buraya tıklayın!

AddThis Social Bookmark Button

Birinci gol’ün şaşkınlığını üzerimizden atamadan kalemizde ikinci gol’ü gördük!

001.jpg

Başlığı aldanıp bu yazımda futbolla ilgili bir konuya deyineceğimi sananları hemen uyarayım. Web 2.0 bu yazımın konusu. Başlığımı atarken bana ilham veren ise ülkemizdeki şirketlerin hâlâ internetin önemini anlayamamış olması, yedi sekiz sene öncesinde kalmış yaklaşımlarla daha yeni yeni tanışmaya başlamış olmaları.

Milli Futbol takımımıızın ve kulüp takımlarımıızın yurt dışında oynadığı maçlarda, maç anlatanlardan ( spiker gibi bir kelimeyi kullanmak istemedim ) duymaya alıştığımız bir ifadedir bu.

Galatasaray’mı, Fenerbahçe’mi yoksa Beşiktaş’mı şampiyon olacak diyerek futbolumuzda bir türlü gelişim sağlayamamamızın, kendi içimizde başarılarla yetinip yurt dışını çıkınca şaşırıp kalmamızın bir göstergesidir aslında bu cümle.

Edirne’den dışarı çıkamayan şirketlere, yurt dışında albümü satmayan sanatçılara, Avrupada başarılı olamayan sporculara, kısacası kendi içine kapalı bir başarı sistemine mahkûmiyetimizin futbola yansıyan sloganıdır.

Peki, nedir bu web 2.0?

2.0 ifadesi önceden hazırlanmış bir programın veya yazılımın yeni sürümü olarak algılansa da web 2.0, web sitelerinin yani internet şirketlerinin kullanıcılara olan yaklaşımının değişimini simgeliyor.

Bu yaklaşımın temelinde ise internet kullanıcılarına bir içeriği veya sınırları çizilmiş uygulamaları sunmak yerine, onlara mümkün olan en fazla esnekliği sunmak, içeriğin kullanıcılar tarafından oluşturulmasına olanak sunmak ve bu içeriklerin başkaları ile paylaşılabilmesini sağlamak yatıyor.

Teknoloji ve yazılım alanındaki gelişmelerin de web 2.0’ın oluşmasına katkısıda yatsınamaz derecede. Global anlamda internet bağlantısı ve veri depolama maliyetlerindeki düşüş, bununla birlikte bağlantı hızlarındaki artış ( işallah ülkemizde bu durumdan bir gün nasibini alır ), Ajax gibi esnek programlama tekniklerinin daha fazla kullanılmaya başlanması, web 2.0 uygulamalarının ortaya çıkabilmesinde önemli faktörler arasında yer alıyor. Youtube’da depolanan video görüntülerinin web sunucularında ( serverlar’da ) kapladığı alan ve bu videoların görüntülenmesi için kullanılan bant genişliği bu duruma en iyi örnek.

Web 2.0’ın doğmasında diğer önemli pay sahibi ise Reklamveren’in internete olan ilgisinin ve bütçelerinin artmış olması. Web 2.0 sitelerinin bir çoğu kullalanıcılara tamamen ücretsiz hizmetler sunuyor. Bu hizmetleri sunarken oluşan maliyetlerin karşılanabilmesi, en önemlisi kâr edilebilmesi için en önemli kanalı reklâm gelirleri oluşturuyor.

Web 2.0’ın oluşmasında sunduğum teknolojik mailiyetlerin düşmesi ve reklam gelirlerinin artması şeklindeki temel avantajlar ülkemizde maalesef görülemiyor. Internet bağlantı hızımız yavaş, kullanıcıların bağlantı maliyetleri yüksek, web 2.0 web sitelerini oluşturacak şirketler için sunucu ve veri trafiği maliyetleri yüksek. Ve en önemlisi reklamveren henüz web 1.0’ı bile anlayabilmiş değil. Henüz ismini duyduğu ama geri getirisini tam olarak analiz etmediği büyük portallere küçük bütçeler ayırmakta.

Bu duruma rağmen ülkemizde başarılı web 2.0 örnekleri mevcut. Bunun sebebi ise kullanıcı odaklı düşünebilen, teknolojinin sunduğu önemli yazılım fırsatlarını iyi kullanabilen başarılı insan kaynağımızın olması.

go2web20.net web sitesinde başarılı örnekleri görebilme olanağına sahip olacaksınız.

Web 2.0 hakkında başarılı yorum ve analizleri ile dikkat çeken Arda Kutsal’ın hazırladığı webrazzi.com’u da mutlaka takip etmenizi öneriyorum.

Hepimize iyi bayramlar.

AddThis Social Bookmark Button



interaktif gündem

interaktif pazarlama
Facebook'daki interaktif pazarlama gurubumuza katılmak için tıklayınız!