İki hafta önce yazdığım bir yazımda, tarafımdan okunmak için sırasını bekleyen kitaplardan bahsetmiştim. İşlerin yoğunluğu nedeniyle yazı yazmaya da fazla vakit bulamıyorum.
Bende en fazla okuma heyecanı yaratan Çıplak sohbetler kitabı. Bu kitabı MediaCat ailesiyle tanıştığım bir toplantıda hediye almıştım. Kitapla birlikte Mediacat’in Aralık sayısı da elime geçti. Yoğun olarak reklâm dünyasını ilgilendiren içeriği olduğunu düşündüğümden dolayı çok aktif olarak takip etmediğim MediaCat dergisinin Aralık sayısında ciddi bir değişim olduğunu fark ettim. Bu değişim ne zaman oldu bilemiyorum. Ancak bundan sonra MediaCat’i de aylık okunması gereken dergiler listeme ekledim.
Geçtiğimiz hafta Pazarlama zirvesinin ikinci gününde bir iş toplantısı için iki saatliğine Akmerkez’de bir ofis’e gittim. Gitmeden önce, daha önce telefonla konuştuğum ve ilk defa tanışacağım yöneticiye, zirvede yer alan MediaCat stantından aldığım bu kitabı hediye olarak götürdüğümü de söylemem de fayda var.
Çıplak sohbetler 286 sayfalık bir kitap. Ben henüz 26 sayfasını okuyabilmişim. Bu 26 sayfa içerisinde kırmızı kalemimle üzerlerini çizdiğim birkaç cümleyi sizinle paylaşmak istiyorum;
- Bu kitap, iş dünyasının ve müşterilerin birbirleriyle iletişim kurmak için benimsemiş oldukları yöntemleri tepeden tırnağa değiştiren b,r devrimi konu almaktadır. İş dünyası ve müşteri arasında anlayış ve güvenin oluşmasını engelleyen her türlü zırvalığın ortadan kaldırılması hakkındadır.
- Blog yayınlamak, müşterileriyle daha fazla yakınlaşmak isteyen iş dünyası için yazılnızca akıllıca bir yöntem değil, gerekliliktirdir de.
- Yeni blogcula giderek daha fazla “iş” konuşmaktadırlar.
- Blogcular birbirleriyle yalnızca konuşurlar. Gramer hataları yaparlar. Bir konudan diğerine, sonra tekrar eski konuya atlarlar. Sorular sormak, önerilerde bulunmak ve savları sorgulamak için birbirlerinin sözünü keserler. Bu konuşmalar aralarında güven oluşmasına yol açar.
- Yazar-düşünür Arthur Schopenhauer bir keresinde şöyle bir gözlemde bulunmuştu: “Tüm doğrular üç aşama gerçirir: Onlarla önce alay edilir, sonra şiddetle karşı çıkılır, en sonunda da apaçık oldukları için kabul görürler.”
- Blogculuk basit bir görüşmenin anında küreselleşmesini mümkün kılan ilk teknolojidir. Blogculuk, şirket iletişimin asırlardır denetim altında tutanlardan koparak merkezilikten uzaklaştırılan ilk yöntemdir ve benzer konulara ilgi duyan insanlar arasındaki ilişkileri kısıtlayan coğrafi sınırların birçoğunu ortadan kaldırır.
- Mart 2005 itibariyle Microsoft’ta bin beş yüzün üzerinde faal “blogcu” yer almaktaydı.
Şimdilik notlarım bu kadar. Daha önce bu kitabı bitiren veya halen okuyanlarda kendi yorumlarını paylaşırsa sevinirim.




kitabı dün bitirdim..
akıcı dili ve sıkıcı olmayan örnek konulu anlatımına bayıldım..
okumayanlara tavsiye ederim; ben de kitabı çize çize savaş alanına çevirdim; aksi mümkün değil zaten gayet çarpıcı örneklerle açıklanmış konular ve çok akılcı özetlenmiş..
Güzel bir kitap teşekkürler