
New Rules of Marketing & PR - Pazarlamanın ve iletişim yeni kuralları
Digitalage dergisinin Mart sayısında David Meerman Scott’ın ‘New Rules of Marketing and PR’ adlı kitabıyla ilgili değerlendirmem yayınlandı.
Yazımın tam metni;
“İnternette nasıl hareket etmeliyiz?” sorusunu kendine soran her pazarlama ve Halkla İlişkiler profesyonelinin mutlaka okuması gereken bu kitap, internette kullanıcıların davranış şekillerini anlatırken onlara hangi araçlar ve yöntemlerle ulaşabileceğinizi ortaya koyuyor.
“The New Rules of Marketing & PR” kitabıyla ilk olarak 2008 yılının Mart ayında tanıştım. Bilgi Üniversitesinde “İnternet ve Halkla İlişkiler” konusunda vereceğim bir hafta sonu eğitimi öncesi internette bir araştırma yaparken David Meerman Scott’ın webinknow.com adlı blog’una ulaşmıştım. İşimle ilgili güncel içeriğe, internette takip ettiğim bloglar sayesinde ulaşabiliyorum. Bu araştırma, önemli bir yazara ve kitaplarına da ulaşma fırsatı yaratmıştı.
Scott’ın blog’u webinknow.com’u bilgisayarımın ekranında gördüğümde ilk izlenimim konusuna hakim birisi olduğu idi. Sayfayı aşağı doğru kaydırdıkça yazmış olduğu kitapların kapaklarını görmeye başladım. Ekranı biraz daha aşağı kaydırdıkça karşıma ücretsiz indirilebilecek PDF formatında e-kitapları çıktı. Son üç yıldır yoğunlaştığım kurumsalhaberler.com web sitemizle doğrudan olarak alakalı olması sebebiyle ilk tıkladığım e-kitap “The New Rules of PR” oldu.
Basın bültenlerinin eski ve yeni kuralları ile başlayan 22 sayfalık e-kitabı tabiri caizse bir nefeste okudum. İnternetin kendine özgü yeni pazarlama ve PR kuralları oluşturduğuna değinen Scott, müşterilere doğrudan ulaşmanın yöntemlerini anlatıyordu. Basın bülteni dağıtım servislerinden faydalanarak ne gibi sonuçlar elde edebileceğini anlatan Scott’ın anlattıklarının bizim kurumsalhaberler.com’da yaşadığımız deneyimlerle birebir örtüşmesi beni “The New Rules of Marketing & PR” kitabını bir an önce edinmek konusunda heyecanlandırmıştı.
Hemen Amazon’dan kitabı sipariş ettim. Ve gelir gelmez okumaya başladım.
İlk olarak “Kitabı kimler okumalı?” sorusunun cevabını vermekte fayda var. Kitap Üniversitelerde referans olarak kullanılabilecek bir yapıya sahip. İnternet ile ilgili her türlü eğitim kapsamında faydalanılabilir. Üniversitede bir dönem boyunca “İnternette pazarlama ve PR” konulu bir eğitim verecek olsam temel referansım mutlaka bu kitap olurdu.
İş dünyası açısından baktığınızda şirketlerin yönetim, satış, pazarlama, PR, IK gibi süreçlerinde yer alan herkesin mutlaka okumasını gereken bir kitap. Şirket sahiplerinin ve özellikle internet girişimcilerinin bu kitaptan fazlasıyla faydalanacağını düşünüyorum.
Peki, bu kitap ne anlatıyor?
Kitabın içeriğine baktığımızda üç temel başlık altında toplam 21 konuyla karşılaşıyoruz. Web’in pazarlama ve PR’ın kurallarını nasıl değiştirdiğini, müşterilere web tabanlı iletişimi kullanarak nasıl ulaşılabileceğini ve bu değişime paralel olarak uygulamaya geçmek için neler yapılması gerektiğini anlatan kitap internet konusunda farklı seviyede bilgi sahibi herkesin anlayabileceği bir dilde yazılmış.
Son yıllarda oldukça fazla duyduğumuz Sosyal Medya, Word Of Mouth, Long Tail, Blog, Podcast, Forum, Wiki, Viral, SEM ( Search Engine Marketing ) gibi kavramlara açıklık getiren Scott, bu kavramları kendi işimize nasıl adapte edeceğimizi bize anlatıyor.
David Scott’ın giriş yazısında şu sözleri dikkat çekiyor;
“Yeni tanıştığımız web araçları ve tekniklerinin ortak özelliği hedef kitleniz ve müşterilerinizle doğrudan iletişime geçmenin en doğru yolu olmasıdır. Web öncesi kuruluşunuzun fark edilmesinin tek yolu reklam yapıyor olmak ve basın mensuplarının sizin hakkınızda haberler yayınlaması veya yazılar yazmasını sağlamaktı. Hikâyenizi web ortamında doğrudan anlatıyor olmak tamamen yeni bir yöntem. Zira bugüne kadar yüksek bütçeli reklamlar yapmadan veya medya görünürlüğüne sahip olmadan milyonlarca kişiye ulaşma imkânınız yoktu. Sorun şu ki birçok insan reklam ve medya ilişkilerinin eski kurallarını web ortamında uygulamaya çalışıyor ki bu şekilde başarılı sonuçlar almak mümkün değil.”
Kitap, pazarlama ve PR’ın eski kurallarının tanımlanması ile başlıyor. Scott geleneksel medyanın önemini yitirmediğini ancak şirketlerin web ortamında gerçekleştirecekleri faaliyetlerini farklılaştırmaları gerektiğini anlatıyor. İnternet ortamında basın bültenlerinin ve şirketlerin ürün ve hizmetleriyle ilgili içeriklerinin ulaşılabilir olmasının önemine değiniyor.
Yazar, eski kuralların tanımından sonra yeni kuralların neler olduğu anlatılmaya başlıyor. Pazarlama ve PR faaliyetlerinin web ortamında bir birine çok yaklaştığına değinen Scott, “Müşterilerinizin arama motorlarında yaptığı bir arama sonucunda ilk olarak web sitenize, herhangi bir sitede yer bulmuş basın bülteninize veya blog’unuzdaki bir yazıya ulaşması arasında aslında hiçbir fark yoktur. İnternette ne yolla ulaşılırsa ulaşılsın müşterilere yardımcı olan doğru içerik amacına ulaşacaktır.” diyor. Scott’ın bu sözlerini bende verdiğim eğitimler ve danışmanlıklarda anlatıyorum. İnsanlar arama motorlarında ihtiyaç duydukları şeyleri arıyorlar. Bunlar içerisinde şirketler tarafından sunulan ürün ve hizmetlerde var. İnsanlara aradıklarını bulabilecekleri faydalı içerikler sunduğunuz takdirde, satışa çok daha hızlı bir şekilde ulaşabiliyorsunuz.
Kitapta anlatılan diğer önemli bir konu ise bloglar. Blogları takip etmek, kendi blog’unuzu oluşturmak ve blog yazarları ile iletişime geçmek konusu tüm detayları kitap içerisinde yer buluyor. Pazarlama ve PR faaliyetlerinde blogların önemi oldukça başarılı bir şekilde detayları ile anlatılıyor. Bloglar üzerine yazılmış en başarılı kitap olduğunu söyleyebileceğimiz “Naked Conversations – Çıplak Sohbetler” kitabının yazarlarından Robert Scoble’ın kitabın ön sözünü yazmış olması kitabın Bloglar konusunda anlattıklarının önemi destekliyor.
Halkla İlişkiler faaliyetlerinde önemli bir yer tutan basın bültenleri ile müşterilere ulaşma sürecinin web ortamında nasıl farklılaştığı kitapta tüm detayları ile anlatılmakta. Basın bültenlerinin artık sadece basın mensupları tarafından okunmuyor. “Reaching Buyers Directly – Müşterilere doğrudan ulaşmak” kavramı şirketlerin kendi web sitelerinde, basın bülteni dağıtım servislerinde, bloglar’da ve internet medyasında ulaşılabilen basın bültenlerinin şirketler için eskisine göre çok daha fazla görünüm sağladığı gerçeğini ortaya koyuyor. Geleneksel medya ilişkilerinin kuralları geçerliliğini korumakla birlikte, internet söz konusu olduğunda daha fazla basın bülteni hazırlamak, basın bültenlerinde anahtar kelimelerle optimizasyona dikkat etmek, basın bülteni dağıtım sitelerini kullanmak ve bu sayede müşterilere doğrudan ulaşmak mümkün.
Şirketinizin web sitesini hazırlarken güncel ve kullanıcılara faydalı içeriğe dikkat etmeleri, arama motoru optimizasyonun önemini göz ardı etmemeleri, kurumsal web sitelerindeki basın odalarının sadece basın mensuplarına değil hedef kitlenin tümüne hitap etmesi gerektiği, sosyal ağlarının pazarlama ve PR faaliyetlerinde nasıl kullanılabileceği gibi her boyutta şirket, kuruluş ve halkla ilişkiler ajansı için faydalı bir içeriğe sahip olan kitap, yazım tekniği açısından baktığınızda dikkatiniz dağılmadan ve sıkılmadan okuyabileceğiniz şekilde yazılmış.
Son zamanlarda okuduğum en başarılı kitaplardan biri olduğunu kesin bir dille söyleyebileceğim kitabın yayın hakları 22 farklı dilde satılmış durumda. Türkçesi Mediacat tarafından yayınlanacak olan kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.
Konuyla ilgili basın bültenimiz
http://www.kurumsalhaberler.com/netpoint/bultenler/murat-buyurgan-david-m-scottin-kitabini-digitalage-dergisi-icin-degerlendirdi
David Meerman Scott’a ulaşabileceğiniz adresler
http://www.davidmeermanscott.com/
http://www.webinknow.com/


