'Interaktif Pazarlama' Kategorisi Arşivi

Google bize logo yaptı!

2007_04_23_2.jpg

Yaklaşık 1 ay önce, googlebizelogoyapsana.com adlı siteyi bu yazımla duyurmuştum.

Amacı Google’ın özel günlerde ana sayfada logosunda yaptığı güne özel değişikliği Türkiyede de yapmasını sağlamak olan bu amatör girişimi benim gibi onlarca blog ve web sitesi duyurdu.Konuya basında ilgi gösterdi. Site ve sahipleri gazetelerde haber oldu.

Bu noktada girişimi amatör olarak adlandırmamın sebebi para kazanma amacı gütmeyen bir proje olması.
Çalışma gayet profesyonelce.

Bugün 23 Nisan. Google bu fırsatı çok iyi değerlendirdi. Ve ana sayfasında yukarıdaki logoyu yayınladı.
Daha güzel bir logo olabilirdi şeklindeki küçük eleştirimizi bir yana bırakalım, bu durumdan çıkarılacak dersleri bir bir inceleyelim.

1- Amaca ulaşacak bir kampanya hazırlamak için bilmem kaç yıllık bir reklam ajansı olmanıza gerek yok.
2- Viral bir kampanya yapmak için güzel bir fikir, 8$’lık bir alan adı ve ücretsiz bir blog yeterli. Yeter ki doğru bir kurgunuz olsun.
3- Marka büyüklüğü son günlerin moda tabiriyle sözde değil özde olmalı. Google ayağına gelen bu fırsatı çok iyi değerlendirdi. Ve 23 Nisan gibi önemli bir günde logoyu yayınladı.
4-Bloglar ciddi ziyaretçilere ulaşıyor. Başarılı bir bloğu her ay en az 10.000 farklı kişi ziyaret ediyor. 50 tane blogda haber olduğunuzda 500.000 kişiye ulaşabiliyorsunuz. Bu ulaşmada sözde değil özde. Ziyaretçiler bakıp geçmiyor. Okuyor. Arkadaşlarına duyuruyor.

Değeri yüzmilyar dolarlala ifade edilen bir şirketi harekete geçirdiğiniz, internet’in gücünü herkese gösterdiğiniz için teşekkürler arkadaşlar

Haa.. Bu arada.
Bu kampanyanın arkasından Google çıkar mı?
Acaba bu Google’ın viral bir kampanyasımıydı?
Öyle ise hiç şaşırmam.

Dove’dan “Kendi reklâm filmini kendin çek” yarışması!

 

130107_1.jpg

Youtube’da gezinirken bir tanıtım videosu dikkatimi çekti. 

Video’da “Dove vücut şampuanı reklâm filminizi çekin, yarışmaya katılın” şeklinde bir tanıtım yer alıyor.

Yarışma için hazırlanmış özel web sitesi olan www.dovecreamoil.com adresine gittiğinizde yarışma ile ilgili her türlü bilgiyi alabiliyorsunuz.

Web sitesinde kendi reklâm filminizi çekebilmeniz için ihtiyaç duyabileceğiniz Dove görselleri, videolar, müzikler yer alıyor.

Video hazırlama konusunda bilgili değilseniz, bu web sitenizde videonuzu hazırlayabileceğiniz platform oluşturulmuş durumda. Ne yapmanız gerektiği adım adım anlatılıyor.

Hazırlanan videolar AOL web sitesinde sergilenebiliyor.

Bir ürün ile kullanıcısı arasında kurulabilecek en kuvvetli bağ, ürünü değil insanı ön plana çıkartmak olsa gerek.

Etkileşimli Pazarlama Ödülleri Başlıyor

005k.jpg

İnteraktif pazarlamanın daha iyi anlaşılabilmesi ve başarılı örneklerin ödüllendirilmesi için geçtiğimiz günlerde çok güzel bir gelişme oldu. Marketing&Management Institude önderliğinde gerçekleşecek olan Etkileşimli Pazarlama Zirvesi Pazarlama 2.0 Zirvesi’nde etkileşimli pazarlama ödülleri verilecek.

Benimde juri olarak görev almaktan büyük mutluluk duyduğum bu güzel organizasyon ile ilgili tüm detayları size iletebilmek adına, konuyla ilgili basın bültenini aynen size aktaracağım.

Şunu belirtmemde fayda var. Juri kendi alanında başarılı kişilerden oluşuyor. İlk toplantının çok verimli olduğunu söylemek istiyorum. Toplantıda konuşulan ve tartışılan konularda herkesin hem fikir olduğu sonuçlar ortaya çıkması, organizasyonun başarılı geçeceğinin bence bir göstergesi.

Aşağıdaki kategoriler ile ilgili 15 Kasım 2005 – 15 Kasım 2006 tarihleri arasında gerçekleştirdiğiniz interaktif pazarlama projeleriniz varsa hiç vakit kaybetmeyin. Ve hemen yarışmaya katılın.

Konuyla ilgili basın bülteni:

Marketing Türkiye dergisi tarafından hayata geçirilen Marketing&Management Institude, ilk etkinliğini gerçekleştirmeye hazırlanıyor. 22 Kasım 2006 günü, Hilton Convention Center’da gerçekleşen olan Etkileşimli Pazarlama Zirvesi Pazarlama 2.0, Türkiye’de bir ilke imza atarak, interaktif pazarlama alanındaki en iyi çalışmaları ödüllendirecek.

15 Kasım 2005 – 15 Kasım 2006 tarihleri arasında, aşağıdaki kategorilerde gerçekleştirilmiş tüm çalışmalar, yarışmaya katılabilecek.

  • En iyi banner tasarımı
  • En iyi mobil kampanya
  • En iyi e-postaya dayalı pazarlama çalışması,
  • En iyi advergaming uygulaması
  • En iyi etkileşimli pazarlama kampanyası
  • Ana Sponsor Medyanet jüri özel ödülü

    10 Kasım 2006 gününde son bulacak başvuruların ardından, jüri üyeleri de kendi adaylarını belirleyecek. Finale kalan adaylar arasından ödüle layık görülenler, 22 Kasım 2006 günü, Hilton Convention Center’da gerçekleşecek zirvenin ardından düzenlenecek bir tören ile ödüllerine kavuşacaklar.

    Etkileşimli Pazarlama ödüllerinin, sektörün önde gelen profesyonellerinden oluşan jüri üyeleri şöyle:
    Günseli Özen Ocakoğlu – Marketing Türkiye
    Bülent Boytorun – ZAP Medya
    Kıvan Odabaşı – Medyanet
    Cüneyt Devrim – Project House
    Çınla Raifoğlu – Hedef Media
    Köksal Abdurrahmanoğlu – AD Interactive
    Murat Kalaora – MagiClick Digital Solutions
    Tülin Kahvecioğlu – Luckyeye interactive
    Murat Buyurgan – Netpoint Interactive
    Sarp Eser – OMD Digital
    Alemşah Öztürk – JWT
    Binatlı Tugay – Aerodeon
    Arda Kertmelioğlu – Mobilera
    Ozan Coşkun – Trafo

    Siz de Etkileşimli Pazarlama ödüllerine başvurmak istiyorsanız, nazli@rotayayin.com.tr adresine, fimanızın ve kampanyanızın adını, tarihini ve çalışmanızın linkini gönderin!

    Ayrıntılı Bilgi için: http://www.marketingturkiye.com/haberler/detay/?no=6691

  • Markanıza uygun bir interaktif pazarlama fikri mutlaka vardır!

    002k.jpg

    Kurumsal web sitelerinin ziyaretçi çekme konusunda çok fazla şansları yok. Zira internet kullanıcılarının ücretsiz hizmet alabilecekleri binlerce site arasından sizin ürün ve hizmetlerinizin tanıtımının yapıldığı, dijital bir katalog mantığıyla çalışan bir web sitesine gelmeleri ve vakitlerini geçirmeleri için çok fazla bir sebep yok.

    Bu durumda yapılması gereken, ürünlerinizi/hizmetlerinizi ve hedef kitlenizi esas alarak markanıza uygun bir web sitesi üretmek.

    Biraz önce RSS okuyucuma gelen bir site tanıtımında takenote.com.au web sitesini gördüm. Bu sitenin amacı kısa bir not yazıp kendinize, bir arkadaşınıza veya yabancı birisine göndermeniz. Yazdığınız notları sitenin mesaj galerisine kaydedebilirsiniz. Ayrıca önceden kaydedilmiş bir mesajı da okuyabilirsiniz

    Web sitesi ziyaretçilerin sıkça ziyaret etmek isteyebilecekleri bir içeriğe sahip olmasa dahi dikkat çekme, tavsiye etme ve konuşturtma gibi çok önemli özelliklere sahip. Bir internet projesi olarak çokta maliyetli bir proje değil. Flash tekniği, uygun bir kodlama ve bir veri tabanı ile çözülebilir.

    Genel olarak hiç birimiz bir kalem üreticisinin web sitesini durup dururken ziyaret etmeyiz. Etsek bile bu siteyi arkadaşlarımıza tavsiye etmeyiz. Herhangi bir arkadaş ortamında siteden bahsetmeyiz.

    Ama kurumsal site yerine takenotecom.au gibi uygun bir alan adı altında hazırlanan bu web sitesi RSS okuyucumda takip ettiğim ve çok başarılı bulduğum bildirgec.org yazarları tarafından farkedildi. Bildirgec.org’ta bir tanıtım yazısına dönüştürüldü. Ben siteyi ziyaret ettim, beğendim, bu site hakkında bir yazı yazdım, sizlere tavsiye ettim ve yeri geldikçe örnek olarak anlatacağım. Sizde bu siteyi ziyaret edeceksiniz ve ilginç bulursanız arkadaşlarınıza e-posta ile tavsiye edeceksiniz. Arkadaş sohbetlerinde bu siteden bahsedeceksiniz.

    Peki, kurumsal bir web sitesi kendinden bu kadar bahsettirebilir mi?

    Gelin basit bir test tapalım. Bu sitenin sahibi bir çoğumuzun tanıdığı yabancı bir marka. Staedtler.

    http://www.staedtler.com.au ve http://www.takenote.com.au web sitelerini ziyaret edin.

    Hangi site en çok aklınızda kalacak? Hangi siteyi bir arkadaşınıza bahsetme ihtiyacı hissedeceksiniz?

    Bir kalem’in en ciddi rakibi herhalde klavyedir. Kalem bile klavyenin kullanıldığı bir ortamda başarılı bir interaktif pazarlama uygulaması yapabiliyorsa, sizin ürününüze uygun başarlı bir interaktif pazarlama fikri mutlaka vardır.

    Markalar, çocuklar ve web siteleri!

    Hemen her çocuk, anne ve babasından; ‘Bizim zamanımızda böyle oyuncaklar yoktu’ sözlerini mutlaka duymuştur. Bugünkü oyuncakları gördüğümde ben de şimdiki çocuklar için aynı yorumu yapmadan edemiyorum.

    Benim gibi 30’lu yaşlarında olanların en büyük şansı ise; herhalde çocukken Atari, Commodore ve Amiga gibi teknolojik oyuncaklarla tanışma fırsatını yakalamış olmaları. Bu açıdan baktığımda, 80’li yılları çocuk olarak yaşadığım ve teknolojide olan bu gelişmelerin canlı tanığı olduğum için kendimi hep şanslı hissetmişimdir. O günlerde yaşanan her gelişme büyük bir hayranlıkla karşılanırdı. Bugün ise teknoloji o kadar hızlı gelişmekte ki, artık yeni teknolojileri hayatımızın doğal bir parçası olarak görüyor ve tüketiyoruz.

    Benim yaşımdakilerin ise çocuklara söyleyecek farklı bir sözü var. “Bizim zamanımızda internet yoktu!” Evet. Bizim zamanımızda Internet yoktu. Doğal olarak da bize, yani çocuklara özel içerikler sunan çocuk siteleri de yoktu. 32 yaşını devirmiş olmanın verdiği hafif bir çocukluk özlemiyle giriş yaptığım bu yazımda çocuklar için özel içerikler sunan markaların web sitelerini sizlere kısaca tanıtacağım:

    Cheetos.com.tr (*****)
    Bu siteyi gezince insanın çocuk olası geliyor. Bildiğim kadarıyla Cheetos, iki senedir çocuklara özel bir web sitesine sahip. 2005’in sonlarında tasarımını değiştirdi. İçeriğini geliştirdi. 2005’te Altınörümcek Web Yarışmasında birinci olurken benimde oyum Cheetos’a idi. Bu sitenin bence ön plana çıkan en önemli özelliği ‘yaşıyor’ olması. Tasarım, içerik ve interaktivite çok güzel bir bütünlük içerisinde. Site içerisinde üyeliği özendirici oyun, eğlence, haber gibi birçok bölüm yer alıyor. Üyeler kendi kişisel web sayfalarını hazırlayabiliyorlar. Sohbet odalarında yeni arkadaşlıklar kurmak mümkün.

    Ulkeroyun.com (***)
    Son iki senedir takip ettiğim Ülker, Internet’te doğru adımlar atıyor. Kapsamlı bir kurumsal web sitesinin yanı sıra, markalara özel web siteleri ile dikkat çekiyor. Ülker de; çocuklar için çok güzel bir web sitesi hazırlamış. Site içerisinde oyun, haber, e-kart gibi bölümler var.

    Doguscocuk.com.tr (****)
    Doğuş çocuk web sitesinde göze çarpan en önemli özellik, web sitesinde çocuk yazarlarının bulunması. IJ (internet editörleri) olarak adlandırılan çocuklar, site içeriğini oluşturuyor. Sitede çocuklar için eğlendirici içeriklerin yanı sıra, eğitici ve bilgilendirici içerikler olması gayet güzel düşünülmüş.

    Tamekkids.com (**)
    Site içerisinde çocukların ilgisini çekebilecek temel bölümler; oyun ve sanal tarla bölümleri. Oyun bölümünde yer alan oyunlar, 3-4 yaş aralığına hitap ediyor. Oyunların, 5 ve üzeri yaşlara uygun hazırlanması çok daha iyi olacaktır. Sitede, “Sanal Tarla” adı altında bir oyun var. Ama oyunu ben anlayamadım. Çocuklar anlayabilecek mi bilemiyorum?

    Etietieti.com (***)
    Eti’nin web sitesinde de çocuklar için oyunlar bulunuyor. Tamamen çocuklara adanmış bir web sitesi olmasa da, çocuklar unutulmamış. Etietieti.com adresi ismiyle eski eti reklâmlarını hatırlatıyor. Eti yetkilileri “Eti.com.tr” alan adını almak için zamanında başvurmadıklarına pişmandırlar herhalde.

    Kurumsal web siteleri ile kıyaslandığında bu tip içerik sitelerinde ziyaretçileri memnun etmek oldukça zor. Konu çocuk olduğunda iş bir kat daha zorlaşıyor. Zira çocukların ilgisini çekecek içerikler oluşturmak sanıldığı kadar kolay değil. İster çocuğa, ister anneye, isterse bir iş adamına yönelik olsun web siteleri oluştururken mutlaka dikkat edilmesi gereken en önemli kural ‘Hedef Kitleye göre içerik. Hedef kitleye göre tasarım!’ olarak özetlenebilir. Internet’in TV, gazete ve radyo gibi mecralardan en önemli üstünlüğü interaktif olması. Internet kullanıcıları için çok önemli olan interaktiviteyi yok saydığınızda, başarı şansınız oldukça azalıyor.

    Hazırlayacağınız web sitesinin hedef kitlenin beğenisine göre olup olmadığını ise masa başında yapılan toplantılarla belirlemeniz mümkün değil. Bu noktada en iyi yöntem hedef kitlenize ulaşabileceğiniz internet portallarında yapacağınız bir banner kampanyası ile araştırma yapmak olacaktır. Ankete katılacak kişilere soracağınız sorular sayesinde hedef kitlenizin beklentilerini öğrenmeniz ve dikkatli bir şekilde analiz etmeniz başlangıç için en doğru yöntem. Web sitenizin açılmasından sonra gerek ziyaretçi istatistiklerini analiz ederek, gerekse ziyaretçilerden gelen görüşleri yorumlamak suretiyle istenilen ve istenilmeyen içerikleri öğrenmeniz, web sitenizi bu bilgiler doğrultusunda geliştirmeniz mümkün.

    Doğruları ve yanlışları ile yorumladığım web sitelerinin ortak başarısı ise çocukları önemsiyor olmaları. Birçok şirket için, Internet’in henüz stratejik bir değer arz etmediği ülkemizde, çocuklara özel içerikler sunmaya başlayan tüm şirketlerin bu yaklaşımları, takdiri fazlasıyla hak ediyor.

    Çocuk olmak güzeldir! 23 Nisan hepimize kutlu olsun.

    Not: Bu yazı Şikayetvar dergisi Nisan 2006 sayısında yayınlanmıştır. Her ay Şikayetvar dergisinde ‘webyorum’ bölümünde yayınlanacak yazılarıma, ilgili ayın son haftası bu sayfalardan ulaşabilirsiniz.

    Internet, imaj ve susuzluk!

    İmaj yaratabilmek için her türlü gücü olan bir Markanın “İmaj hiçbir şey değildir, susuzluk ise her şey” sloganlı reklam kampanyasını hatırlıyorsunuzdur. İmajın önemli olmadığını ifade eden bir sloganla çok etkili bir imaj yaratmak büyük bir pazarlama zekâsı olsa gerek.

    Güncel olmayan bu sloganı hatırlatmamın sebebi “Internet’i diğer reklâm ve tanıtım faaliyetlerinden ayıran nedir?” sorusuna verilebilecek en iyi cevaplardan bir tanesi olması!

    Internet’in imaj değil su arayan kitleye hitap ediyor olması sadece imajcılıkla beslenen reklam kampanyaları için çok önemli bir tehlike oluşturuyor.

    Pazarlama bütçelerinden aslan payı ayrılarak milyonlarca dolar harcanıp yapılan sözde etkili kampanyaların bilinçli tüketici üzerinde satışa yönelik yeterli etkiyi yaratıp yaratmadığını ölçümlemeye hazır olmayan Reklam Ajanslarının, müşterilerini, geri dönüşü ölçümlenebilir bir mecra olan Internet’i kullanmak üzere, Interaktif Ajanslarla çalışmaya teşvik etmeleri şimdilik tatlı bir hayal olarak gözüküyor.

    Bugün Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarının çoğunun bir web stratejisi hala yok. Bir çok şirket reklam ajanslarının tavsiyeleriyle hazırlanan, bolca animasyondan oluşan, internet kullanıcılarının beklentilerine hitap etmeyen, kendi zevklerine göre hazırladıkları web sitelerine gereksiz paralar yatırmaya devam ediyor. İmaj oluşturma dürtüsüyle hazırlanan ve masa başında çok beğenilen web sitelerinin hedef kitle üzerinde olumlu hiçbir sonuç yaratmadığı, çoğu zaman ise olumsuz etki yarattığı tartışılmaz bir gerçek.

    Birçok markanın pazarlama yöneticilerinin, Internet kullanıcılarının animasyonlardan ve görsel şovlardan fazlasını beklediği gerçeğinden haberdar olmadan hazırlattıkları web sitelerinden aldıkları geri dönüşün azlığı konusunda yakınmalarını duyduğum çok olmuştur.
    Bu tip yakınmalara ise bir soru ile cevap veriyorum: “Televizyon, gazete ve Internet dışı mecralarda yaptığınız reklamın getirisini ne kadar gerçekçi ölçebiliyorsunuz? Klasik mecraların ölçümleri örnekleme üzerine yapılırken Internet ölçümlerinin kesin sonuçlarla yapılıyor olması Internet’te neyi doğru neyi yanlış yaptığınızı size hemen gösteriyor. Peki diğer mecralarda yaptığınız yanlışlardan haberdar mısınız?”

    Birçok yönetici, şirketleri için hazırladıkları web sitelerinin kazandığı üye sayısı veya web sitesinin ziyaret edilme sayısını gazetelerin baskı sayıları ve TV’lerin milyonlarca kişi tarafından seyrediliyor olmasıyla kıyaslamak gibi bir yanılgıya düşüyor.
    Ben bugüne kadar hiçbir gazetenin reklam veren müşterisine, reklamının kaç kişi tarafından okunduğunu, ya da hiçbir TV’nin yayınlanan reklamının tam olarak kaç kişi tarafından seyredildiğini kesin bilgilerle raporladığını duymadım.

    Internet yapılan doğruların ve yanlışların çabuk ve kesin ölçümlenebildiği bir mecra olarak farklılığını ortaya koyuyor. Pazarlama yöneticilerinin imajı yüksek mecraların yanında susuzluğu da giderecek Internet kanallarını da doğru kullanmak üzere bir an önce harekete geçmeleri, stratejilerini oluştururken Internet’i ihmal etmemeleri satışlarını artırmak adına atılmış en akıllıca adımlardan biri olacaktır.