'Internet ve Pr' Kategorisi Arşivi

Sosyal medya ve markalar

Biraz önce Yüce Zerey’in Pazarlama Trendleri adlı bloğunda okuduğum “Neden markaların online topluluklarının çoğu başarısız oluyor?” başlıklı yazı, markalar ve sosyal medya üzerine aklıma şu örneği getirdi;

“Patronu olduğunuz bir şirkete çalışan olarak yeniden başlamak”

Düşünün ki çok büyük bir şirketin patronusunuz. Herkes sizi seviyor. Sayıyor.
Ertesi gün o şirkette işe yeni başladığınızı varsayın.
Patron olmak için, patron olamazsanız dahi başkalarının sevgisini ve saygısını kazanmak için çabalamanız gerekir.
Herhangi bir çalışan olarak başladığınız yeni bir işte patron olarak davranamazsınız..

Geleneksel mecralardan internet’e geçişte yaşanan en büyük sıkıntı da bu.
Markalar geleneksel mecralarda elde ettikleri gücü aynı yöntemlerle internete de taşıyabileceklerini düşünüyorlar.
Evet marka değeri, algısı belki yüksek olmaya devam ediyor.

Ancak kullanıcıların markanızın web sitesinde vakit geçirmesini, başkalarına ürün ve hizmetlerinizi tavsiye etmelerini istiyorsanız internette de bir güç elde etmelisiniz.

Bence buda imkansız değil. Tek sorun yöntemlerinin eski olması.
Yeni bir ortamda, ortama ayak uydurmak gerekir.
Şu an markaların yaşadığı süreç bence bu…

Web sitelerinde “basın odası” ne işe yarar?

Bugüne kadar kendini “kurumsallaşmış” olarak tanımlayan yüzlerce şirketin web sitesinin basın odasında rastladğım yanlışlığa, biraz önce Türkiyedeki zincir lüks otellerden birinin “basın odası” sayfasında rastladım.

Yanlışlık şu;
Bir çok şirket basın oadasını kendileriyle ilgili gazete ve dergilerde çıkan haber küpürlerinin taranmış hallerinin yayınlandığı bir yer olarak görüyor. Sanırım “Bakın bizim ne kadar çok haberimiz çıkıyor medya’da” gibi bir mesaj vermeye çalışıyorlar.

“Medyada haberimiz çıkıyor” mesajını vermeleri konusundaki heveslerini eleştirmeyeceğim. Her nekadar bellirli bir noktaya gelmiş markaların böyle bir ihtiyacı olmaması gerektiğini düşünsemde..

Asıl konu Basın Odasının amacına uygun kullanılmaması.

“Basın odası” yayncılık ve araştırma yapanları hedefleyerek hazırlanır.
Basın odasında basın bültenleri, şirketle ilgili tanıtım bilgileri, görseller, logo gibi içerikler olur.
Amaç sayfaya gelen kişiyi ( basın mensubu, köşe yazarı, blog yazarı, araştırmacı, hedef kitle.. ) şirketle ilgili gelişmeleren bilgilendirmek, bu haberleri kolayca alıp kullanmasını sağlamaktır.

Gıptayla baktığımız, bizim ne zaman böyle internet şirketlerimiz olacak diye düşündüğümüz ülkelerde, basın bültenlerinin başlıklarında tamamen büyük harf kullanmamaya dikkat ederler. Neden mi?
İnternet yayıncıları hızlı bir şekilde metni kopyalayıp sitesinden yayına alsın, harfleri küçültmekle uğraşmasın diye.

Ama bizim ülkemizde Halkla İlişkiler faaliyetlerinin medya kısımını, PR ajansının elindeki listeye eposta göndermesi ( mail atması ), onları arayıp haberlerin medyada çıkması için ricada bulunması şeklinde indirgediğimiz için, web sitesi gibi basına, yayıncıya ve özellikle hedef kitleye kendi mecranızdan seslenebileceğiniz bir fırsatı değerlendirmek kimsenin aklına gelmez.

Medyada yer almaya bu kadar hevesli şirketlerimizin websitelerinin basın odasını hazırlamaktan aciz olmalarının altında acaba ne sebep yatıyor?

Bilmemeleri mi? Interneti umursamamaları mı?

Blogculara basın bülteni gönderen var mı diye sormuştum…

Bu soruyu sorduğum yazımı birkaç ay önce yazmıştım. O dönemlerde MMD Türkiye’nin bazı çalışanları ile mesajlaşma fırsatım oldu. Daha sonra yeri geldikçe kendilerinden bana da basın bültenleri gelmeye başladı.
Bugüne kadar basın bültenleri tam olarak bloğumla ilgili olmadığı için yazılarıma taşıyamadım.
Örneğin iki gün önce;
Lenovo, 5 yıl aradan sonra, birlikte çalıştığı AT&T Williams Formula takımıyla birlikte, PC pazarında yeni ve güçlü bir ürünü olan, en son ThinkStation markasının lansmanını yaptı.

şeklinde bir basın bülteni daha bana ulaştı.

MMD Türkiye yetkililerine çok teşekkür ediyorum.

Tabiki bir PR ajansının tüm blogları tek tek bulup her birine basın bülteni göndermesi beklenilemez.
Ancak kategorisinde dikkat çeken bazı blogculara basın bülteni göndermenin gerekli olduğunu düşünüyorum.

Bu arada Google Türkiye’nin PR ajansıda MMD.
Google’ın basın bültenleri kurumsalhaberler.com’da yayınlandığında bloğuma taşıyorum.

İnteraktif pazarlama ve internet konulu tüm basın bültenlerinizi bana gönderebilirsiniz.

Bloğumda bazen haber bazende kendi yorumlarımı kattığım yazı olarak değerlendirmekten memnuniyet duyacağım.

Lc Waikiki e-posta krizini internette yönetiyor!

071101_lcwaikiki.png

Bugün Referans gazetesinde okuduğum bu haberle Lc Waikiki ile ilgili internette dolaşan asılsız iddialarından haberdar oldum.

Asılsız iddianın detayına girmeyeceğim. Konu kısaca şu. e-posta yoluyla Lc Waikiki markası ile ilgili bir iddia yayılıyor.

Kriz internet ortamında olduğu için Lc Waikiki hiç gecikmeden cevabını MSN’de reklam ile veriyor.
Başka mecra kullanıldımı bilemiyorum. Ancak bana Dataprofil’in Superteklif sisteminden de benzer mesaj geldi.
Reklama tıkladığınızda şirketin web sitesindeki bu duyuruyu okuyabiliyorsunuz.
Ayrıca ilgili duyuruya şirketin web sitesindeki basın odasından da ulaşabiliyorsunuz.

Lc Waikiki internet ve pazarlamayı doğru ve etkili bir şekilde kullanabiliyor mu? sorusunun cevabı tamamen başka bir konu. Ve bu soruya doğru cevap verebilecek bir inceleme yapmış değilim.

Ancak Lc Waikiki’yi bu krize anında müdahele ettiği ve cevabını internette verdiği için tebrik ediyorum.

Alogaranti’nin ana menüsü işe yarıyor mu?

Garanti Bankası’nın 444 0 333 no’lu telefon bankacılığı şubesinden yapmak istediğim işlem;
Değişen kredi kartımda soyadım yanlış yazıldığı için kurye tarafından getirilen ancak benim teslim almadığım yeni kredi kartının üstündeki Soyadımı düzeltmek.

Telefondaki menüleri okuyan otomatik sistem “Kredi Kartı İşlemleri için 3′e basınız” diyor. Burada alternatif alt menuler var. Her biri kart numaramı istediği için hangisine numarasız ulaşırım diye telefonu 5 defa kapatıp tekrar aramak suretiyle şansımı deniyorum.

Sonuca ulaşamayınca sinirlenip 444 0 338′den Garanti Bankası haklı müşteri hattını arıyorum.
Alo Garantide uygun menü bulamadığımı, biliyorsa telefondaki kişinin söylemesini sitiyorum.

Oda bana aynen şunu diyor “5 numaralı Internet şubesi destek hattı ve diğer işlemler seçeneğinden sonra 4′e basın”

Bende telefonu kapatıp tekrar Alogarantiyi arıyorum.
5 numaralı menüde diğer ifadesi geçmiyor. “Internet şubesi destek hattı ve parakart işlemleri için 5′e basın” diyor.
5′e basınca diğer işlemler için 4′e basıyorum. Ve müşteri temsilcisiyle karşılaşıyorum.
Yani kart numaram veya telefon şifrem yoksa yapmam gereken 5′e daha sonra 4′ü tuşlamam.
Ancak 5numaralı menüden bunu anlamam imkânsız.

Bu kadar zahmetten sonra soyadı hatasını ancak şubeyi aramak suretiyle değiştirebileceğimi anlıyorum.

Sonuç.

Alo Garanti Şubesinin 5 numaralı menüsünde “diğer işlemler” ifadesi olmalı.

İnsan şunu düşünüyor. Alogaranti gibi işlek bir sistemin ana menüsü nasıl olurda bu kadar hatalı hazırlanır.
Şuda bir ihitmal tabi. Kart numarası, telefon şubesi olmadan işlem yapmayı ne kadar zor yaparsak insanlar okadar çok bu numaraları öğrenir.

Eee peki benim durumumda olan  ne yapacak?

30 dk uğraş canım sende. Ne olacak ki???

kurumsalhaberler.com yenilendi!

Nihayet kurumsalhaberler.com’un yenilenmiş hali yayına girdi.
Geçtiğimiz haftalarda bazı eksiklerle açtığımız yeni kurumsalhaberler.com’da içerik ve yapı olarak bir çok yenilik var.

Kuruluşlara basın bülteni yayınlama, arşivleme ve dağıtma hizmeti vermek kurumsalhaberler.com’un temel işlevi.

Sitemizi ağırlıklı iş dünyası takip ediyor. Gelen talepler doğrultusunda iş dünyasını ilgilendiren ajanda, kitap, kısa sohbetler gibi yeni bölümler ekledik.

Sitede içerik olarak en büyük yenilik ajans rehberi.
Bu bölümde PR ajanslarını tanıtıyoruz.
Ayrıca bir basın bülteni ajans tarafından yazıldıysa, ilgili basın bülteninin altında ajans’ın ismi ve tanıtım sayfasına bağlantı yer alıyor. Bu örnekte olduğu gibi.

Bu hizmeti ajanslar’a ücretsiz sunuyoruz.

Benim bakış açımla yaptığımız en önemli yenilik Google dostu bir yapıya bürünmemiz.
Henüz hazır olamayan ancak çok yakında devreye girecek son özellikle birlikte tam bir Google dostu site olarak yayına devam edeceğiz.

kurumsalhaberler.com ile ilgili görüş ve eleştirilerinizi yazarsanız sevinirim.

Bloggerlara basın bülteni gönderen PR ajansı var mı?

PR ajanslarının çok önemli görevlerinden bir tanesi müşterilerinin basın bültenlerini hazırlamak ve ilgili basın mensuplarına göndermektir.

Basın mensuplarına basın bülteni göndermemin amacı, kurum/şirket ilgili haberi kaynağından duyurmak ve topluluğa hitap eden yayınlarda yer almasını sağlamaktır.

Internetin gelişimi ile birlikte Türkçe içerikli, irili ufaklı onlarca portal ortaya çıktı. Son iki sene içerisinde çok ciddi sayıda takipçileri olan bloggerlar oluştu.

Yani basın mensupları kadar internet yayıncıları ve blog yazarlarıda belirli topluluklara hitap etmeye başladılar. Özellikle bloggerlar ile takipçileri arasında samimi ve sıkı bağlar oluştu.

Yazımın başlığında sorduğum sorunun cevabı ise maalesef  “Hayır”. Bana hiç gönderilmedi. Tanıdığım birçok blogger’a basın bülteni gönderen PR ajansı ben henüz duymadım.

PR ajansları basın yayın organlarında müşterilerinin haberlerini yayınlatmak için çok yoğun çabalar sarfederken ( bazıları birkaç basın mensubuna sadece e-posta göndererek bir sonuç elde etmeye çalışıyor ), bloggerlar gibi viral etki yaratma gücü çok yüksek olan fırsatları değerlendirmiyorlar.

PR ajansı, müşterisinin haberini duyurma fırsatı olan bloggerları neden kullanmak istemesin ki?

Birçok PR ajansının kendi web sitesi yok. Birçoğu müşterilerini, basın bültenlerinin kurumsal web sitelerinde yayınlamaları konusunda uyarmıyor. Genel olarak PR’cıların internet’i kendi işleri lehine kullanmak için yaptıkları tek şey e-posta gönderiyor olmak.

Bu gerçekten yola çıktığımızda sorunun iki cevabı olabilir. Blog nedir bilmiyorlar veya bir bloggerın ilgili basın bültenini yazısında değerlendirmesinin önemli olduğunu düşünmüyorlar.
PR ajansları ne yapmalı?
Gelişmiş batılı ülkelerde, PR ajansları basın bültenlerini hazırlarken blogları da esas alıyorlar. Bültenlerini bloggerlara mutlaka gönderiyorlar.

Türkiyede PR ajanslarına tavsiyem müşterilerinin ürün ve hizmetleriyle örtüşen Blog yazarlarını tespit etmeleri. ( Birçok blogger kendi web sitesinde e-posta adresini yayınlıyor. Bir günlük bir çalışma isehedef kitlenize uygun içerikler yazan bloggerları tespit etmek mümkün. )

Onlara basın bültenleri göndermeleri. Basın toplantılarına davet etmeleri. Deneme amaçlı ürün göndermeleri. Kısacası bloggerlara bir basın mensubu gibi yaklaşmaları.

En önemlisi tavsiyem ise samimiyetten uzaklaşmamaları. Aksi takdirde çabaları ters tepecektir.

Holdingler basın odalarını ne kadar verimli kullanıyor?

Şirketlerin ve kuruluşların web siteleri, hedefleri doğrultusunda farklı içeriklere ve tasarımlara sahip olabilir. Başarılı bir web sitesini tanımlarken içerik, tasarım, kullanışlı bir site menüsü( navigasyon ), hızlı yüklenebilirlik, farklı tarayıcılara ( browserlara ) uygunluk vb. bir çok detaya dikkat edilmelidir. Göreceli olan detaylar olduğu gibi göreceli olmayan yani herkes için önemli olan bir özellik vardır. Güncellik. Bir web sitesinin olmazsa olmaz denilebilecek en önemli özelliği “güncel” olmasıdır.
Web sitelerinin güncel olup olmadığını anlamanın en kolay yolu ise sitede yer alan haberlere bakmaktır.

Birçok büyük şirket medya/basın ile ilişkilerini doğru ve etkili bir şekilde yönetebilmek için Halkla İlişkiler şirketleri ile çalışır. Halkla İlişkiler şirketlerinin en önemli görevlerinden bir tanesi müşterisine ait güncel bir haberi basın bülteni haline getirmek ve basın bültenini ilgili basın mensuplarına ulaştırmaktır.
Internet’in kullanımının ve e-posta ile iletişimin yaygın olmadığı dönemlerde faks, posta, kargo gibi yöntemlerle yapılan basın bülteni gönderimleri artık yerini yavaş yavaş
Internet’e bırakıyor. Bu tip geçiş süreçlerini “yavaş yavaş” yapmak ise maalesef bizim ülkemizin profesyonellerine has bir davranış.

Şirketler haberlerini basın mensuplarına olduğu gibi çalışanlarına, iş ortaklarına, hissedarlarlarına kısaca tüm hedef kitlelerine de duyurmak isterler. Internet’i, başka bir deyişle web sitesini kullanmak bu duyuruları yapmak için çok büyük bir fırsattır.
 

270206_holdingbasiodalari_k.jpg

Peki Holdinglerin web siteleri Basın/Medya sayfalarını hazırlarken ne kadar özenli davranmış?
Gelin kısaca Holding web sitelerini inceleyelim.

İncelemelerim sırasında en başarılı Basın Bölümü’ne Zorlu Holding web sitesinde rastladım.
Türkiye’nin en önemli Holdinglerinin, hatta Internet şirketleri olan Holdinglerin web sitelerinin bile güncel olmaması çok üzücü. Yazımda yer vereceğim sitelerdeki eksileri ve artıları anlattıktan sonra başarılı bir basın/medya bölümü nasıl olmalıdır maddeler halinde açıklayacağım.

SABANCI HOLDİNG
Güncel basın bültenlerine ve Sabancı Holding ile ilgili zengin bir görsel arşivine “Basın Odası” bölümden ulaşabiliyorsunuz.
Bölümün en büyük eksikliği Holding’e bağlı şirketlerin yüksek çözünürlükte logolarının sitede yer almaması. Görsel arşivinde ve basın bültenleri ile verilen görsellerde de baskıya uygun yüksek çözünürlüklü görsel sunulmaması diğer bir eksik olarak göze çarpıyor.
e-bülten üyeliği ile basına haber gönderme, e-bülten’den de önemlisi haberlerin XML tabanlı olarak sunulmaması önemli bir eksiklik.
İlgilendiğiniz bir haber ile ilgili detaylı bilgi almak için kiminle irtibata geçilmesi gerekir belirtilmemiş.

KOÇ HOLDİNG
Medya İlişikileri bölümünde güncel haberler yer alıyor. Haberler sadece metinden ibaret. Holdingle ilgili logo, görsel gibi içeriklere yer verilmemiş.

ULUSOY HOLDİNG
Ulusoy Holding yayınladığı habere tarih atma gereği duymamış. “Boşlukları doldurun” gibi bir mantık olsa gerek. Bu arada “Türk futbolu yeniden Haluk Ulusoy’a emanet” başlıklı haberin Holding’e ait sitede ne işi var onu anlayamadım. Sayın Haluk Ulusoy’un başkanlığı Ulusoy Holdingden ziyade şahsını ilgilendiren bir haber.

ECZACIBAŞI HOLDİNG
Tasarımını da beğendiğim Eczacıbaşı web sitesi Basın Odasında “Tavsiye et”, “Yazdır” gibi basit ama işlevsel özellikler yer alıyor. Basın mensuplarının e-bültenle haber takibi yapabilecekleri bir servisin olması olumlu özelliklerden bir tanesi. Bu servise üye olurken doldurulan formda “Öneri ve istekleriniz” gibi Basın mensuplarının görüşlerini soran bir bölüm bulunmasından dolayı web sitesini hazırlayan ekibi ayrıca tebrik etmek gerekir.
Görsel galeride markaların logoları düşük çözünürlüklü olarak verilmiş. Yüksek Çözünürlüklü Eczacıbaşı logosunun bulunması ise basın mensupları için bir avantaj.

BORUSAN HOLDİNG
Genel anlamda başarılı bir web sitesi olan Borunsan Holding web sitesi Basın Bölümüde özenli bir şekilde hazırlanmış. Basın Odasının en başarılı özelliği basın bültenleri hakkında detaylı bilgi alınabilecek Halkla İlişkiler ajansının ve yetkilisin bilgilerine yer verilmiş olması.

ZORLU HOLDİNG
Ziyaret ettiğim en başarılı Basın Odası Zorlu Holding web sitesine ait. Genel anlamda web sitesi de çok başarılı. Güncel basın bültenlerine, uygun görsellere, yüksek çözünürlükte logolara, kurumsal kimlik bilgilerinin yer aldığı bir kılavuza Zorlu Holding web sitesinden ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca medya ilişkileri konusunda yetkililerin iletişim bilgilerine de yer verilmiş.

Holding web sitelerinin genel görünümü belirttikten sonra, bir şirketin veya holding’in Basın/Medya sayfalarında bulunması gerekenleri şu şekilde sıralayabiliriz.

1- Basın bültenleri, bültenle ilgili yüksek çözünürlüklü görsellerle birlikte yayınlanmalı.
2- Site içerisinde geriye dönük basın bülteni arşivine ulaşılabilmeli.
3- Basın bülteni tek bir tıkla, pratik bir şekilde yazıcıdan çıktı alınabilmeli.
4- Basın bültenini okuyan kişinin ilgili haberi bir başkasına tavsiye edebileceği “tavsiye etme” sistemi sayfa içerisinde yer almalı.
5- Holding ve holdinge başlı şirketlerin yüksek çözünürlüklü logoları siteden yüklenebilmeli.
6- Holding yöneticilerinin yüksek çözünürlükte görselleri ve tanıtım bilgileri ( özgeçmişleri ) sitede yer almalı.
7- Siteye yeni bir basın bülteni eklendiğinde basın mensubunu anında bilgilendiren e-bülten, XML – RSS servisleri oluşturulmalı.
8- Özellikle Borsada işlem gören Holdinglerin mali tablolarına ulaşılabilmeli.
9- Basın bülteninde konu edilen haber ile ilgili detaylı bilgi alınması istendiğinde konuyla ilgili görüşülebilecek kişinin iletişim bilgilerine ( şirket içi veya halkla ilişkiler ajansı ) yer verilmeli.
10- Bölümde hazırlanacak bir ajanda ile etkinlik takvimine yer verilmeli.
11- Basın mensuplarının tavsiyelerini iletebilecekleri bir form’a yer verilmeli.

11 madde halinde özetlediğimiz başarılı bir basın/medya içeriğini farklı amaçlar doğrultusunda geliştirmek mümkün.

Güncel ve kapsamlı basın içeriği olan web sitelerinin artması ümidiyle…