'Kitap' Kategorisi Arşivi

Reenkarnasyon – Pazarlamanın yeniden var oluşu

Provokatör reklam ajansı eş başkanı Onur Yanık, Reenkarnasyon – Pazarlamanın yeniden var oluşu adlı bir kitap yazmıştı. Bu kitabı ajans’ın web sitesinde de yayınlamışlar.

Onur bu tip gelişmeleri sıkıcı olmayacak periyodlarda bana ve bir çok pazarlama bloğu yazarına e-posta mesajı ile duyuruyor.

Kendisine bu uygulamasından dolayı teşekkür ediyorum.

Kitabı okumak isteyenler için adresi:
http://www.provokator.com/reenkarnasyon/

* Onur’un Yaratıcılık adlı bir kitabı daha bulunuyor

Alinur Velidedeoğlu’nun hayali!

[youtube]TweU77cDrgE[/youtube]
     Dün Assemble Organizasyon tarafından gerçekleştirilen “Düş+zaman=Gerçek” adlı konferansa katıldım.
kurumsalhaberler.com olarak sponsorluğunu üstlendiğimiz konferans tek kelime ile harikaydı.Konferans hakkında detaya girmeyeceğim. Ancak şunu söylememde fayda var. Konferansın ana konuşmacısı olan Prof. Stefano E. D’Anna “Tanrılar Okulu” adlı kitabın yazarı. Ben kitabı henüz okumadım.

Ancak konuşmasını esas alarak kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.

Gelelim Alinur Velidedeoğlu’na. Kendi hayatından örneklerle “Doğru hayal kurmak” konulu konuşma yapan Velidedeoğlu, geçtiğimiz yıllarda Cannes Film Festivalinde rastlantı sonucu Midnight Express adlı filmin konusunu oluşturan, olayı gerçekte yaşayan kişi ile karşılaşmış. Ve kendisiyle bir röportaj gerçekleştirmiş.

Bu röportaj ATV ana habere de konu olmuş. Velidedeoğlu bu görüntüleri CNN ve BBC’ye de göndermiş olmasına rağmen, haliyle itibar görmemiş.

Onun hayali bu röportajı youtube’dan dünyaya duyurmak.

Alinur bey’in hesabına göre bu film sadece turizm gelirlerimizden elli milyar dolar çaldı.

Olayı yaşayan kişinin ağzından gerçekleri dinlemek ve tüm dünyaya duyurmak için hepimiz bu röportajı seyredelim.

Youtube’da yukarılara taşıyalım.
 

Çıplak sohbetler

İki hafta önce yazdığım bir yazımda, tarafımdan okunmak için sırasını bekleyen kitaplardan bahsetmiştim. İşlerin yoğunluğu nedeniyle yazı yazmaya da fazla vakit bulamıyorum.

Bende en fazla okuma heyecanı yaratan Çıplak sohbetler kitabı. Bu kitabı MediaCat  ailesiyle tanıştığım bir toplantıda hediye almıştım. Kitapla birlikte Mediacat’in Aralık sayısı da elime geçti. Yoğun olarak reklâm dünyasını ilgilendiren içeriği olduğunu düşündüğümden dolayı çok aktif olarak takip etmediğim MediaCat dergisinin Aralık sayısında ciddi bir değişim olduğunu fark ettim. Bu değişim ne zaman oldu bilemiyorum. Ancak bundan sonra MediaCat’i de aylık okunması gereken dergiler listeme ekledim.

Geçtiğimiz hafta Pazarlama zirvesinin ikinci gününde bir iş toplantısı için iki saatliğine Akmerkez’de bir ofis’e gittim. Gitmeden önce, daha önce telefonla konuştuğum ve ilk defa tanışacağım yöneticiye, zirvede yer alan MediaCat stantından aldığım bu kitabı hediye olarak götürdüğümü de söylemem de fayda var.

Çıplak sohbetler 286 sayfalık bir kitap. Ben henüz 26 sayfasını okuyabilmişim. Bu 26 sayfa içerisinde kırmızı kalemimle üzerlerini çizdiğim birkaç cümleyi sizinle paylaşmak istiyorum;

 

  • Bu kitap, iş dünyasının ve müşterilerin birbirleriyle iletişim kurmak için benimsemiş oldukları yöntemleri tepeden tırnağa değiştiren b,r devrimi konu almaktadır. İş dünyası ve müşteri arasında anlayış ve güvenin oluşmasını engelleyen her türlü zırvalığın ortadan kaldırılması hakkındadır.
  • Blog yayınlamak, müşterileriyle daha fazla yakınlaşmak isteyen iş dünyası için yazılnızca akıllıca bir yöntem değil, gerekliliktirdir de.
  • Yeni blogcula giderek daha fazla “iş” konuşmaktadırlar.
  • Blogcular birbirleriyle yalnızca konuşurlar. Gramer hataları yaparlar. Bir konudan diğerine, sonra tekrar eski konuya atlarlar. Sorular sormak, önerilerde bulunmak ve savları sorgulamak için birbirlerinin sözünü keserler. Bu konuşmalar aralarında güven oluşmasına yol açar.
  • Yazar-düşünür Arthur Schopenhauer bir keresinde şöyle bir gözlemde bulunmuştu: “Tüm doğrular üç aşama gerçirir: Onlarla önce alay edilir, sonra şiddetle karşı çıkılır, en sonunda da apaçık oldukları için kabul görürler.”
  • Blogculuk basit bir görüşmenin anında küreselleşmesini mümkün kılan ilk teknolojidir. Blogculuk, şirket iletişimin asırlardır denetim altında tutanlardan koparak merkezilikten uzaklaştırılan ilk yöntemdir ve benzer konulara ilgi duyan insanlar arasındaki ilişkileri kısıtlayan coğrafi sınırların birçoğunu ortadan kaldırır.
  • Mart 2005 itibariyle Microsoft’ta bin beş yüzün üzerinde faal “blogcu” yer almaktaydı.

Şimdilik notlarım bu kadar. Daha önce bu kitabı bitiren veya halen okuyanlarda kendi yorumlarını paylaşırsa sevinirim.
 

Aynı anda kaç kitap okuyabilirsiniz?

031206_kitap.jpg

Yedi.
Bu benim cevabım tabi.
Son iki ay içerisinde gündemime yedi kitap girdi.
Google’ın Büyülü Öyküsü, Blogla Pazarlama, Kümesteki Kartal Neden Uçamaz?, Bill Gates’in Liderlik Sırları, Modada Marka Olmak Armani’den Zara’ya Moda Devlerinin Marka Oluşturma Tarzları, Halkla İlişkiler ve Medya ve son olarak Çıplak Sohbetler.İşlerin yoğunuluğu, takip ettiğim bloglar, yazılar derken her bir kitaptan ancak kısa kısa bölümler okuyabiliyorum.

Rota Yayıncılığın hediye olarak gönderdiği “Modada Marka Olmak Armani’den Zara’ya Moda Devlerinin Marka Oluşturma Tarzları” kitabında içindekiler kısmına baktım. Internet ve pazarlama ile ilgili başlığı buldum. Ve sadece o bölümü okudum.
Internet adına bu kadar güzel yorumların ve örneklerin olduğu bir kitabın tümünün başarılı olduğuna eminim.

Halkla İlişkiler ve Medya kitabında da internet ile ilgili bölümü okudum. Çok iyi bildiğimiz bir gerçeği bütün çıplaklığı ile bir kez daha ortaya koyan kitapta, şirketlerin çok önem verdikleri basın ilişkilerini söz konusu olan web siteleri olunca çok başarısız basın odaları oluşturarak ne kadar büyük bir tezat oluşturduklarını anlatılıyor. Ülkemizin en büyük ve en beğenilen şirketlerinin web sitesinde hâlâ doğru dürüst basın odaları yok. Neredeyse hiç bir şirket basın bültenlerini web sitesinde yayınlamıyor.

Google’ın Büyülü Öyküsü ise Google’ın hikâyesini, Google’ın “150.000 server’ı olduğu” gibi ilgi çekici istatistiklerle anlatıyor.

Blogla Pazarlama kitabı Yrd.Doç.Dr. Erkan Akar’a ait. Henüz ilk bölümünü bitirdiğim bu kitap blogları yeni keşfetmek için yola çıkacak meraklılara yol gösterecek nitelikte.

Kümesteki Kartal Neden Uçamaz? kitabı 2005 yılına ait. Türk Girişimcilerinin internet serüvenini anlatan kitabın ilk 30 sayfasını gayet keyifli buldum.

Aslına bakarsanız Bill Gates’in liderlik sırlarını hiç merak etmiyorum. Çünkü global liderlik sırlarının ülkemizde geçerli olduğuna hiç inanmayanlardanım. Bizim ülkemizin başarı anlayışı çok farklı. Neden mi? Kitapta Bill Gates, askbill@microsoft.com e-posta adresine gelen tüm mesajları okuduğundan bahsediyor. Bizim şirketlerimizde bırakın şirketin en tepesindeki kişiyi, herhagi bir yetkilinin e-posta adresine ulaşmak neredeyse imkansız. Ama o şirketler Türkiye’nin en beğenilen şirketleri arasında yer alıyor.

Son olarak dün elime geçen Çıplak sohbetler kitabı. MediaCat’in bir toplantısında hediye olarak aldığım bu kitabın henüz ancak girişini okuyabildim. Bakın daha ilk cümleler ne diyor;

“Bu kitap, iş dünyasının ve müşterilerin birbirleriyle iletişim kurmak için benimsemiş oldukları yöntemleri tepeden tırnağa değiştiren bir devrimi konu almaktadır. İş dünyası ve müşteri arasında anlayış ve güvenin oluşmasını engelleyen her türlü zırvalığın ortadan kaldırılması hakkındadır.
Blog yayınlamak, müşterileriyle daha fazla yakınlaşmak isteyen iş dünyası için yazlnızca akıllıca bir yöntem değil, gerekliliktir de.”

İlginizi çekti değil mi? Kaçırılmaması gereken bir kitap olduğu açıkça gözüküyor.

Hepimize iyi okumalar…

Teknoloji Kimin Umurunda: Türkiye’de eşine rastlanmamış bir kitap!

Aslında bu yazımın başlığını “Okumadığın kitaba yorum yazmak” olarak koyacaktım. Fakat Kitabın isminin başlıkta olmasının çok daha iyi olacağını düşündüm.

http://www.altiustutasarim.com/ yazarı Mehmet Doğan’ın “Teknoloji Kimin Umurunda” kitabı raflarda ve online satış sitelerinde yerini aldı.

Mehmet Doğan kitabının başlangıcında Bloguna yorumlarıyla katkıda bulunanlara da teşekkür ediyor. Biz yorumcularda sana teşekkür ediyoruz Mehmet Doğan.

Peki okumadığım bir kitaba nasıl yorum yazacağım? Kendi yorumumu yazmak yerine altiustutasarim.com’da kitapla ilgili Murat K.Girgin’in görüşlerini aynen yayınlıyorum.

Bu kitaptan bir, hatta birkaç tane alın. Dostlarınıza da hediye etmek için…

Teknoloji Kimin Umurunda”, gelişmiş batılı ülkelerde çoktan üzerinde yüzlerce kitap yazılmış, üniversitelerde ders olarak okutulan; ülkemizde epey ihmal edilen ya da önemsenmeyen kullanılabilirlik ve kullanıcı deneyimi gibi alanlara dair, bilişim profesyonellerinin, akademisyenlerin, öğrencilerin ve e-pazarlama ile haşır neşir herkesin, eleştirel ve yapıcı perspektif geliştirmek için etkileşime girebilecekleri bir kitap.

Eğer teknik dille yazılmış, size, işin “nasıl” yapıldığını gösteren bir kitap arıyorsanız bu kitap size göre değil; fakat nasıl yerine “neden” sorusunu soran, sıkıcı ve teknik bir dil yerine, açıklayıcı, örnek verici bir kitap arıyorsanız, o halde bu kitap sizin ve özellikle tasarımcılar, pazarlamacılar, yazılımcılar ve şirket yöneticileri için başucu kitabı olacak nitelikte.
Ülkemizin birinci kuşaktan web profesyoneli Mehmet Doğan en güzel yazılarını sizin için derledi. Tümü
www.altiustutasarim.com adresindeki 100 den fazla makalenin titizce seçiminden oluşan “Teknoloji Kimin Umurunda” kitabı, iş ve gündelik hayatın rutininde gözden kaçmış ya da bizatihi unutmak istediğimiz ayıntılardan; “Türkçe” düşünülememiş, düşünülmüşse de yazılamamış cesurca sorulardan ve bu sorulara yerinde ve tam zamanında verilen yanıtlardan oluşuyor.

Mehmet Doğan’ın perspektifinden “Teknoloji Kimin Umurunda”, okuyucuyu, yeni bir “iş etiği” ve “estetiği” konusunda düşünmeye zorluyor ve “kullanıcı merkezli düşünce”nin ahlaki, stratejik ve teknik boyutları olduğunu; “müşteri” diye adlandırdırılan “zavallının” satın almak dışında, haklarının oluğunu; geliştirme süreçlerinde rol alan bizlerin, kullanıcı gibi düşünerek hem kullanılabilir, hem de estetik ürünler geliştirebileceğimizi ısrarla hatırlatıyor.

3 Rakam Metodu gibi zihin açıcı bir kavramı dilimize kazandıran Mehmet Doğan kitabında, sektörümüzle ilgili, başarı ve başarısızlıklarımızla bulunduğumuz alanda sınırlarımızı zorlayacağımız küçük ama etkili “tüyo”lar veriyor.
Kitap, “Altı üstü tasarım!” diye savuşturulmaya çalışılan, oysa çok bilinmeyenli ve teknolojiyle birlikte her geçen gün daha fazla karmaşıklaşan bir alanda, karşımıza çıkan sorunsallarla başetmenin; “anlamaya çalışmanın ötesine geçmek” ve “kullanıcı ile empatik bir işbirliği içinde olmak”tan geçtiği konusunda zihnimizi zorluyor.

İflah olmaz teknoloji düşmanları, teknoloji ile yatıp kalkanlar, yeni ekonominin yükselişini anlamaya çalışanlar bu kitapta yeni pek çok deneyim bulacaklar.
Metafor zenginliğiyle başınızı döndürecek bu kitap, 80′lerde geçen çocukluk anılarını 2000′li yıllara bağlayan göndermelerle, “bizlere” çok tanıdık gelecek kişisel deneyimlerden mükemmel bir anlatı dili kuruyor. Çoğunlukla sıkıcı ve didaktik olan teknoloji muhtevalı kitapların aksine, bu kitabın edebi ve insani sıcaklığı sizi etkilemekle kalmayıp, geçmişten bugüne ve geleceğe doğru tatlı bir yolculuğa çıkarıyor.

Tavus kuşları, Kaliforniya’daki malikane, geminizi sulara gömülürken izleme trajedisi, Kuzey Amerika yerlileri, masal kitapları gibi, ilk bakışta tasarım ve teknoloji ile ilişkisi uzak gibi görünen öykülerle; büyük web firmalarının batışları, minik firmaların yükselişleri gibi hayat kurtaracak altın değerindeki kişisel ve tarihsel deneyimlerin öyküleri; Mehmet Doğan’ın çıkarımları ile bu kitapta.

Web tasarımcı ve geliştiricileri, ürün mühendisleri, pazarlamacılar ve şirket patronları: Kullanıcı odaklı stratejiler geliştirerek başarıyı ve müşteri memnuniyetini maksimize etmeyi garantilemek ve “erken dönem web”in durağan ve edilgenleştirici yapısı yerine, geleceğin dinamik katılımcı ve özgürleştirici deneyimlerden oluşan yeni bir dünya için Mehmet Doğan’ın söylediklerine kulak vermenizde fayda var.
Bilisim, tasarim, kullanici memnuniyeti, sanal deneyi, kullanılabilirlik, erişilebilirlik, e-devlet, Web 2.0, bloglar vb, geleceğe hazır olmak için anahtar sözcükler… “Geleceği tasarlamak” gibi bir amacınız varsa, bu kitabı mutlaka okuyun!

Murat K. Girgin