'PR 2.0' Kategorisi Arşivi

Kurumsalhaberler.com BLOG

Kurumsalhaberler.com BLOG

Kurumsal blogların önemine çokça değindim bu sayfalarda.
Kendi projemiz olan Kurumsalhberler.com’un da bir kurumsal bloğu olsun istiyorduk.
Herhalde zamanı geldi ki sonunda yayına aldık.
Kurumsalhaberler.com BLOG’da ağırlıklı olarak PR 2.0 üzerine yazılar yazacağız.
Haliyle sosyal ağlar ve bloglar gibi web 2.0′ın önemli aktörlerine, yani kullanıcı tarafından oluşturulan içeriğe de değineceğiz.

RSS adresimizi takip listenize alır, yorumlarınızla bloğumuza katkıda bulunursanız çok memnun olurum.

* TechCrunch & Webrazzi Meetup’la ilgili yazımı Kurumsalhaberler.com BLOG’da yayınladığım için burada yer vermedim. Özetlemek gerekirse “Bravo Arda Kutsal. Çok önemli bir iş başardın!”
  

Basın bülteni yazın. Hemde bol bol.

Her ay bloğuma aldığım mesajların içerisinde mutlaka “Sitemizi inceleyip görüşlerinizi yazarsanız çok memnun oluruz” şeklinde talepler yer alır. Bu şekilde talepleri memnuniyetle karşılarım. Ancak bloğumu sık takip edenler artık sık yazmaya vakit bulamadığımın farkındalar.
Bunun bi çok sebebi var. Sebebpleri bu yazının konusu değil.
Asıl konumuz ”Sitemizi tanıtırmısınız” şeklinde başvuralanlara tavsiyeler.

Benim gibi vakti az birisine hayatında ilk defa göreceği bir siteyi keşfetmetmesini, analiz etmesini ve yorumlarını yazmasını istediğinizde geri dönüş almanız çok zor.
Halbuki bir basın bülteni yazsanız, basın bülteninde sitenizin amacını, nasıl çalıştığını anlatsanız, sitenizi yorumlamasını istediğiniz blog yazarına çok büyük fayda sağlayacaktır. Koca bir siteyi keşfetmeye çalışmak yerine, basın bülteni sayesinde nasıl bir siteye baktığını önceden anlamasını sağlayabilirsiniz.

Dikkat ederseniz “tanıtım metni” demedim. “Basın bülteni” olarak tanımladım.

Geçtiğimiz haftalarda sevgili Vadi Efe bana ucuzara.com ile ilgili tam olarak bahsettiğim şekilde bir basın bülteni gönderdi. Bloğumda yorum yazmaya vaktim olmadığı, ve daha önce bir kaç defa yaptığım ama artık tercih etmediğim şekilde haberi olduğu gibi yayınlamadığım için kurumsalhaberler.com’da basın bültenlerini yayınlamak şeklinde bir destek vermek istedim.

Sözün özü;
Mademki web 2.0 diye bir süreç yaşıyoruz, o zaman bir çok kavramda 2.0′a geçme şansımız var.
PR 2.0′da bunlardan bir tanesi.
Artık şirketiniz veya çalışmalarınızla ilgili insanların dikkatini çekebilmek için blog yazarları gibi fırsatlar var.
Onlara ulaşın. Onlara kendinizden bahsedin. Bunu yaparken basın bülteni hazırlayın. Ne yaptığınızı iyice anlatın.

*Daha önce sitelerini yorumlamamı talep edenlere bekledikleri yorumları yapamdıysam kusura bakmasınlar. Vaktim gerçekten de çok kısıtlı.  

Çağlayan Arkan’dan şeffaflık dersleri!

071211_caglayan_arkan.jpg

“Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak Windows’a  bağımlı hale  getirildik ve milyonlarca doları Microsoft’ a kazandırdık.”
ifadesi, Microsoft’un Genel Müdürü Çağlayan bey’e yöneltilen eleştirilerden sadece bir tanesi. Ve Çağlayan bey bu eleştirileri bloğunda yayınlıyor…

Hadi canım!” dediğinizi duyar gibiyim.“Türkiye’de hangi şirketin yöneticisi kendi bloğunda veya kendi web sitesinde böyle bir eleştiriyi yayınlar?” diye soruyorsunuz kendi kendinize…

http://caglayanarkan.spaces.live.com/guestbook/ adresinden Çağlayan Arkan’ın bloğuna yazılan eleştiri yazısını ve kendisinin yazıda sorulan soruları nasıl tek tek cevapladığını okuduğunuzda şaşırıp kalıyorsunuz….

“Microsoft’un Türkiye’de bu kadar şeffaf olma ihtiyacı var mı?” diye soruyorsunuz bu sefer de kendinize..

Şeffaflığın şirketler için bir mecburiyet değil bir kültür olduğunu gösteren Çağlayan bey’e teşekkür ediyorsunuz içinizden…

Şirket bloğu nedir?

Biraz önce arkadaşım Alper Akcan’ın bloğunda bir yazı okudum.
Alper’in yazısı bir kurumsal derginin son sayısında şirket blogları ile ilgili çıkan yazı ile ilgili idi.

İlgili kurumsal dergi internet üzerinden de içeriğini yayınlıyor.
Derginin şirket bloglarını konu yapması, içeriğin internet ortamında yayınlanması gibi bir çok takdir edilecek çalışma var.

Ancak benim dikkatimi çeken yazı içerisinde şirket bloglarına verilen örnekler.

Yazıdaki hiç bir örnek şirket bloğu örneği niteliği taşımıyor.
Zaten ülkemizde medyanın ilgisini çekecek büyüklükte şirketlere ait bloglar yok.

Bloglar pazaralama dünyası için yeni bir kavram.
Haliyle şirket bloğu, kişisel blog gibi kavramlar da kafa karışıklığı yaratıyor.

Şirket bloğu için bir tanım yapmak yerine özelliklerini maddeler halinde sıralamak istiyorum;

1- Yazarlar şirketin çalışanları olacak.
2- Yazıların ağırlığı şirket’in kendisi ve ürün/hizmetleriyle ilgili olacak.
3- Yazıların içeriği bir metin yazarı veya ajans tarafında düzenlenmeyecek. Yazarın yazısı olduğu gibi yayınlanacak.
3- Okuyucular yorum yazabilecek.
4- Yorumlar denetlendikten sonra yayına alınacak. Hakaret ve iftira olmadığı sürece eleştirilere müsade edilecek.
5- Yorumlara cevap yazılacak.
6- Bağlantı ( Link ) paylaşımı, güncel olma, en çok yorum alanlar, en çok okunanlar, arşivler gibi klasik blog yapısına sadık bir görünüm sunulacak.

Altıncı madde tartışmaya açık olsa dahi, diğer maddeler gerçek bir şirket bloğu için değişmez maddeler.

Burada görünen en büyük zorluk yorumlarda.

Yorumları denetlemek, eleşirileri yayınlayabilmek ve cevap verebilmek.

Yorumların bizzat yazar tarafından denetlenmesi ve cevaplanması en doğru çözüm.

Ancak bu noktada sorun başlıyor. Zira olumsuz eleştirilere verilecek cevabın şirket yönetiminin görüşleriyle ne kadar uyuşacağı soru işareti.

Sizin anlayacağınız Türkiyede açılacak şirket bloglarının yumuşak karınları yorumlar.

Her türlü eleştiriye açık olacak, blog yazarının kendi bildiği şekilde eleştirilere cevap vermesine müsade edecek bir şirket ülkemizde var mı?

Bence yok…

Olmaması da gayet doğal.

Bırakın blogları internet ve şirketlerin kendi web siteleri bile şirketler tarafından henüz önemli bir güç olarak kabul edilmiyor.

Aslında bu durum dünyada da çok ta farklı değil.

WordPress’in bir aydır kapalı kaldığı bir ülkede, bu şekilde düşünen şirket yöneticilerini ne kadar fazla suçlayabiliriz?

Onuda siz düşünün.

Şimdilik blog tadında, internet kullanıcıları ile daha samimi bir temas kurmak isteyen şirketleri yermek yerine övmek de fayda var.

Tabi gerçek bir bloğun ne olduğunu unutmamak kaydıyla…