Kriz geldi geliyor.. ABD’de bankalar battı. Avrupada devlet mevduat garantisi veriyor…
Geçtiğimiz haftalarda bu haberlerle yerimizden oynadık.
Bir huzursuzluk kapladı içimizi.İşler nasıl olacak diye şüphe duymaya başladık.
Sonra Türkiye’de bankalar bireysel kredilerde poziyon değiştirmeye başladı.
Faizler arttı. Krediler verilirken daha dikkatli davranılmaya başlandı. Dolar çıktı, indi..
Kısacası hem Türkiye hem de Dünya bundan sonra farklı bir ekonomik yola girdi.
Bu yıl’ın başında “Bundan sonra adımlarınızı düşünerek atın” diye çok hoş ve nostaljik bir şarkının sözünü başlık yaparak bir yazı yamıştım. Evet artık adımlarımızı farklı şekilde atmamızın zamanı geldi.
Ekonomik daralmalarda şirketler tarafından ilk gösterilen refleks pazarlama ve tanıtım bütçelerini kısmaktır.
Bu sektörlerde hizmet verenler ve mecra sahipleride klasik olarak hep şunu der;
“Asıl reklam kriz ortamında yapılır.”
Ne kadar tanıdık bir tablo değil mi.
İnternet ve pazarlamayla ilgilinenler ise, ki bu gruba bende dahilim, çok farklı bir yaklaşımla geliyor karşımıza.
İster kriz ortamı olsun ister normal ortam tanıtım bütçelerinizi daha doğru kullanın.
Nasıl olsa birileri seyrediyordur diye, arkalarında kimlerden alındığı belli olmayan, rayting diye ağızlara ciklet olmuş, güvenilirliği tartışılır rakamlara sığınarak bütçelerinizin çoğunu TV reklamına ayırmayın.
İmajı ve itibarı yüksek diye, satış sürecinizi olumlu etkilediği tartışılır gazete ve dergi ilanlarına bütün bütçelerinizi akıtmayın…
Muhtemelen bu dediklerimizi bazıları kaale bile almayacak. Bir çoğunun böyle bir blog’dan ve yazıdan haberi bile olmayacak. Çünkü onlar dünya devi markalar. Dev bütçelerle çalışıyorlar.
Onlar bir, hatta bir kaç sene kâr etmemeyi, hatta hatta zararı bile göze alabilirler.
Bu durumdan ve bu tip dev markaların davranış tarzından rahatsızlığımız yok.
Asıl vermek istediğim mesaj, özellikle küçük bütçeli şirketlerin tanıtım faaliyetlerinde büyük bütçeli şirketleri kendilerine örnek almamaları…
Bu sebeple sözümüz onlara değil sizlere.Yani bu blog’u okuyan iş sahiplerine, şirket yöneticilerine. Bütçelerini daha doğru yönlendirmek isteyenlere.
Artık tam zamanı. İnternet’i daha fazla kullanın.
Cinsiyet, yaş, ilgi grubu gibi onlarca farklı veriye göre mesajınızı doğru hedef kitleye iletme şansınız olduğunu unutmayın.
Yüzlerce farklı sitede farklı banner yayını olanakları.
Linkz, Google, Mynet, Adnet(ekolay grubu) gibi farklı performans bazlı reklam seçenekleri.
Bloglar, sosyal medya ve internet medyasına haberlerinizle ulaşma olanağı. ( Müsadenizle kurumsalhaberler.com‘u kullanarak notunu ekliyorum
)
İnternette yüzlerce farklı seçenek hedef kitlenize ulaşmak için sizi bekliyor.
Evet. Dükkânları döndürmek için satışa, satış yapmak için müşterilere ihtiyaç var…
Müşterilere ihtiyaç duydukları ürün ve hizmetleri, doğru yerde ve doğru zamanda sunabilirseniz, dükkânda dönecektir..
Unutmayın. Hayat devam ettikçe tüketim devam edecek…
İnsanlar tüketmekten vazgeçmeyecek. Sadece tüketim alışkanlarını ve süreçlerini değiştirmeye başladılar…
Not: Reklamz’nin “Reklamveren’in kriz reçetesi: İnternette reklam” başlıklı benzer konudaki haberi ilginizi çekebilir.