PR ölmedi! Asıl şimdi başlıyor…

Sosyal Medya’nın ne olduğunu, şirketlerin sosyal medyada gerçekleşen sohbetleri takip etmesinin ne kadar önemli olduğunu her fırsatta anlatıyorum.

Takip etmenin de ötesinde bloglarda, sosyal medya platformlarda yorumlarla katılımcı olmanın, mümkünse bir blog sahibi olmanın markaya katkısının çok fazla olacağını önemle vurguluyoruz.

Özellikle internet ortamında yeni girişimde bulunan şirketler, ki çoğunluğu genç bir kitle, bu anlattıklarımızı gayet iyi biliyor. İnternet girişimcileri doğal olarak sosyal medyayı içerik ve teknoloji olarak kullanıyor.

Artık şirketlerinin Halkla İlişkiler faaliyetlerine ihtiyacı yok mu?
İnternet’in, özellikle web 2.0 sürecinin bir çok şeyi değiştirdiği bir gerçek.
Ancak değişmek ile yok olmak bir birinden çok farklı.
Dikkat edilmesi gereken, yöntemlerin değişmiş olduğu.
Bu sebeple hangi ölçekte olursa olsun, her şirketin Halkla İlişkiler ( PR ) stratejilerini belirlemesi ve bu stratejiler doğrultusunda adımlar atması gerekiyor.

Basın bültenlerine ihtiyacımız kalmadı mı?
Basın bültenlerine ihtiyacımız eskisinden de fazla var.
Internet öncesi şirketinizin haberlerini duyurmak için tek fırsatınız gazete, dergi, Tv gibi medya organlarında haber olmaktı.
Bir çok şirket için imkânsız gibi görünen bu süreç için Dünya Gazetesi gibi ekonomi gazeteleri ve sektörel dergiler biraz olsun umut oluyordu.

Bugün ise internet medyası, bloglar, kurumsalhaberler.com gibi servisler, kendi web sitemiz ve ilgi gruplarına ulaşabileceğimiz sosyal medya siteleri var.

Web 2.0 basın bültenlerini çok daha önemli hale getirdi.
Artık basın bültenlerini yayınlamak suretiyle müşterilerinize direkt ulaşma fırsatınız var.

Internet PR’ın gerçek fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için bir fırsat sunuyor.
Bu fırsatları değerlendirebilmek için PR 2.0′ı, yani PR’ı internet ortamında yapma yöntemlerini anlamamız gerekiyor…

3 Responses to “PR ölmedi! Asıl şimdi başlıyor…”


  1. 1 Ömer

    Günde 30′a yakın basın bülteni alıyorum ama bir tanesine bile doğru düzgün bakmıyorum.

    Nasıl olacak bu iş anlayamadım..

  2. 2 mbuyurgan

    Yöntemlerin değiştiğini söylerken tam olarak senin bahsettiğin durumu anlatıyordum aslında…

    Bir şekilde blog yazarının e-posta adresini elde edip ona ilgili ilgisiz basın bültenleri göndermek, diğer bir değişle, medya kontakt listesine bir blog yazarının e-posta adresini eklemek, internette PR faaliyetlerinde bulunmak anlamına gelmiyor.

    Özellikle blogcular, kendilerine basın bültenleri gönderilmesini çok ta tercih etmiyorlar. Ama aradıkları zaman ilgilendikleri konu, şirket ve marka ile ilgili basın bültenine ulaşmak istiyorlar.

    Şirketlerin ve markaların hayatımızın ne kadar içinde olduğunu inkar edemeyiz. Giydiğimiz kıyafet, yediğimiz yemek, içtiğimiz kahve, kullandığımız telefon, satın almayı düşündüğümüz otomobil..

    Şirketler hayatımızın her yerinde. Blog’unuzda hayata dair bir şeyler yazıyorsanız şirketlerle her zaman alakalısınız demektir.

    Önemli olan şirketlerin haberleriyle “SİZ İSTEDİĞİNİZ ZAMAN” karşınıza çıkması.

  3. 3 Elif Hilal Doğan

    Murat Bey’e kesinlikle hak veriyorum. Fakat halkımız geçmişte de PR’ı bilmiyordu, şu anda da çok fazla bilgiye sahip değil. Halkla ilişkiler uzmanlarımız, öncelikle halka kendi iş alanlarını tanıtabilmiş olsalar; gerek firmalar açısından gerekse hedef kitledeki kişiler açısından daha yararlı sonuçlar elde edilirdi. İletişim ve halkla ilişkiler faaliyetleri toplumsal verimlilik sağlanması için, yaşamın her alanında olması gereken faaliyetlerdir. Doğru tanıtılması ve doğru kullanılması şartıyla!..

Comments are currently closed.